2 mart 2003 beşiktaş göztepe maçı

beşiktaş'ın 100. yılını kutladığı efsane maç. 7-3'lük gününe yakışır bir skorla sonuçlanmıştır.

golleri özetlersek;

daha 2. dakikasında o kadar güzel bir orta yapılmıştır ki cumhur bile dayanamamış bu ortaya karşılık verip kendi kalesine gol atmıştır. * 10. dakikasında kaan dobra'nın golü ile maç kendini belli etmiş ve 2-0 olmuştur. ancak kaan dobra'nın ikinci yarıyı beklemeyip diğer kaleye bir gol atmasıyla göztepe ilk golünü bulmuş ve durum 2-1 olmuştur. göztepe'nin hanesine yazılan ilk golünün ardından pek geçmeden ercan'ın attığı müthiş * füze ile de maç 2-2 olmuş taraftarı yine korku kaplamıştır. *maçın 28. dakikasında beşiktaş'ın kullandığı korneri gole çeviren isim yasin sülün olmuştur ki yasin sülün'ün o dönem güzel oyun çıkardığı nadir maçlardandır bu maç. * o dönemde bile hakemlerin anlaşılmayan hareketlerinden biri de pascal nouma'nın göztepeli futbolcunun boğazına sarılışını görüp oyunu devam ettirmesi hatta arkasını dönüp uzaklaşmasıdır. pascal'ın aldığı darbe sonucu vermiş olduğu bir tepki de olsa bu hakemin müdahale etmesi gerekirdi bence. ama oyunu devam ettirmesi 3 göztepeli oyuncunun pascal'la dalaşıyor olduklarından savunmadan uzak kalmasına neden olmuş ve 36. dakikada pancu'nun golü bulmasını kolaylaştırmıştır. 1 dakika uzatma oynanan ilk yarının son dakikalarında göztepeli alp golü bulmuş ve ilk yarı sonucunu 4-3 beşiktaş'ın üstünlüğüyle bitirmesine neden olmuştur. ikinci yarıya ronaldo- zoga değişikliğiyle başlayan beşiktaş daha 46. dakikada serdar'ın golü ile skoru 5-3 yapmış ve adeta bir resitale çevirmiştir maçı. 5. golün üzerinden çok geçmeden göztepeli oyuncunun geri pasının kısa düşmesi, topu takip eden nouma'ın kaleci tarafından düşürülmesi sonucu gelen penaltıyla skor 6-3 olmuş taraftarlar ise keyiften 4 köşe olmuştur. skoru belirleyen gol ise ahmet'in orta saha çizgisinin biraz gerisinden gelen şık ortasına cevap veren ilhan mansız'dan olmuş maç 7-3 sona ermiştir.

------------------------------------------------------------

not1: golleri maçın özetini izleyip yorumladığımı belirtmek isterim.
not2: ve buradan aşağısının bir hikaye tarzında ilerlediğini de. sevgiler.

------------------------------------------------------------


benim içinse önemi ayrıdır. *

14 yaşında fanatik fenerbahçeli bir ailenin beşiktaşlı kızının öyle kolay değildi o yaşına kadar maça gidebilmesi. eniştem için belki de tek iyi ki dediğim şey beşiktaşlı olması ve beni bu maça götürmesi olmuştur.

sabahın köründe şu an nerede olduğunu bile hatırlamadığım bir migros un önünde saatlerce kuyrukta beklememiz, bizim hazır olan eski açık biletlerimize sonradan aramıza katılacak olan mahalle arkadaşımız için bilet eklemekti tüm çabamız. ancak eski açık biletleri tükendiğinden yeni açık almıştık onun biletini. ben eniştemin o anki rahat ruh halini anlayamamıştım -şimdi o kadar iyi anlıyorum ki- yunus bizden ayrı mı izleyecekti maçı? "siz merak etmeyiiinn" diyordu başka da bir şey demiyordu. yunus da gerilmişti epey ama çaktırmıyordu. * meğer eniştemin rahatlığı stadın orada nasılsa takas edebilecek birini buluruz-muş. bulduk da. pek de kolay olmuştu. ee yeni açık bileti alıp eski açık bileti verecek insanı 5 dakika içinde bulabilirim bugün maç olsa ben.

deli gibi bir kuyruk vardı. sanki herkes birbirini tanıyordu. eniştem bile önümüzdeki adamlarla muhabbet ediyordu. bu tür şeylere pek alışkın olmayan bünyemin pek hoşuna gidiyordu bu durum. önümüzdeki amca belli ki bozuk paralarından kurtulmak amacıyla aldığı siyah & beyaz örgüleri bize vermişti, ilk kez maça geldiğimizi duyunca. hala durur. yavaştan kapılar açılmış bizde ilerlemeye başlamıştık. kutlamalar olacaktı, o yüzden erken alıyorlardı içeri, zaten girer girmez büyüsüne kapılmıştım. stadın, insanların. çoluk çocuk, genç yaşlı bir sürü insan aynı şeyleri söylüyor. tek bir şey için toplanıyor falan. inanılmaz gelmişti. hey gidi.

sonra gösteriler başladı.

önce dostluk maçı oynandı. beşiktaş'ın emektar topçuları arasında. benim daha vitamin bile olmadığım yıllarda beşiktaş forması ile top koşturan insanları izlemek, onların birbirleriyle tam anlamıyla makara geçtikleri bir maçı izlemek hem de. çok şanslı hissediyorum şu an kendimi. kaçırılmaması gereken bir andı o an ve ben kaçırmadım. *

ardından sahanın ortasına kocaman beşiktaş bayraklı kare platform geldi. yavaş yavaş aşağı doğru açıldı ve içinden o devasa pasta ortaya çıktı. sonra da kapalının üzerinden saçılan kıvılcımlar, havai fişekler taraftarların ellerinde maytaplar.. gel de aşık olma..

futbolcuların sahaya çıkması, ısınmaları. mesela ilhan mansız'ın bizim önümüze geldiği o anı hiç unutamam. hatta kuzenim * hala dalga geçer ki geçilmeyecek gibi değildir. baya murat boz konserinde "murraaaatt" diye ağlayan kızın tribinde "ilhaaaaaan" diye zırlamıştım. -yine görsem yine ağlarım lan-

maçın 60 dakikası bile dolmadan gole doymuş bünyem zevkten 4 bin 500 köşe olmuş enişte falan dinlemeyip kapalının söylediği küfürlü tezahüratlara eşlik etmeye başlamıştım. zaten eniştem de bunu pek takmamıştı. * maç bitiminde eve gidip babama yaşadıklarımı anlattığımda büyük ihtimalle babam bugün olacakları o an aklından geçirmiştir ki bana "senin böyle olacağını biliyordum" demesini başka türlü açıklayamıyorum. *

ama en güzeli de okula sesi kısık gitmem ve sınıftaki tüm erkeklere "maçtaydım da" havasını atmam olmuştu hiç şüphesiz. *
uefa kupası 4.turunda çeyrek finale çıkabilmek için oynanan 27 şubat 2003 beşiktaş slavia prag maçından 3 gün sonra, türkiye kupası çeyrek final karşılaşması olan 5 mart 2003 beşiktaş gençlerbirliği maçından 3 gün önce oynanan futbol karşılaşması.

beşiktaşımızın doğum günü münasebetiyle taraftarımızın oldukça yoğun ilgisi sonucu mabete girebilmek, o yıllarda görülmesi pek de mümkün olmayan upuzun bir kuyruk yaşantısı ile birlikte, hiç de kolay olmamıştı. karşılaşma başlamadan evvel veteranlar sahada boy göstermiş, tüyler bir kere daha diken diken olmuştu. ardından yeni açık tarafındaki kale arkasına yerleştirilen, maç başladıktan sonra tüm yeni açıktakileri çileden çıkaran dev doğum günü pastası…ne kadar şiddetlice haykırıldıysa “pastayı kaldır” deyu başarılı olunamadı. unutulmaz anları ve golleri yakalayabilmek için o gün orada boyun fıtığı olan yüzlerce kişi bulabilirim sözlük.
özetini izlerken hey gidi günler diye iç geçirdiğim karşılaşma.

http://www.zapkolik.com/video/besiktas7-goztepe3-100-yil-88998
maç öncesi ve sonrası için;

https://www.youtube.com/watch?v=oqxr63wj5_0