25 şubat 2013 beşiktaş fenerbahçe ülker maçı

abdi ipekçi spor salonu'nda 20:00'da oynanacak olan 19. hafta mücadelesi.
bu sezon 3 kere, saçma sapan hatalarımız nedeniyle elimizden kaçırdığımız fenerbahçe ülker'i, artık bir zahmet yenmemiz gereken karşılaşma. taraftar da artık lütfedip, salonu tıklım tıklım doldurmalı. hatta maç, kapalı gişe olmalı. geçen seneki yarı final serisi maçlarındaki gibi. artık bir kendimize gelelim.
saha içi haricindeki tüm tribünlerin biletleri, 5 tl'den satışa çıkmıştır. saha içi kategoriler de 20, 30 ve 40 tl. bir sonraki hafta oynanacak olan olympiakos maçının biletleri de bu fiyatlardan satışta. yani yönetim de "artık bir zahmet gelin." diyor. 5 (beş) tl.

https://www.bjk.com.tr/tr/haber/54754
rüştü nuran - erman erdemli - kaan büyükçil hakem üçlüsü tarafından yönetilecektir.
ricky minard'ın forma giyeceği maç. lisansı yetişmiş
euroleague top 16 maçlarını unutup kazanmamız gereken karşılaşma.haftanın güzel başlayıp güzel bitmesi dileğiyle.*
-- alıntı--

"derbi karşılaşmalarında bilindiği gibi kazanamadık. artık taraftarlarımıza bir galibiyet hediye etmemiz lazım. kazanmak için sahaya çıkacağız. yeni transferimiz minard da oynayacak."

-- alıntı--*

fazladan 1 kombine sahibi olduğum karşılaşma.
gitmek için birazdan yola çıkacağım maç.
1. çeyreği 11-17 geride kapattığımz mücadele.
3. çeyrek 55-55 beraberlikle tamamlandı.

bizi her zamanki gibi heyecan dolu bir 4. çeyrek bekliyor.

67-72 ve 1 dakika 5 saniye var. elim ayağım titriyor, çözemezler kördüğümsün sen çalıyor bir de.
70-78 mağlup olduğumuz mücadele.

yazık oluyor böyle işte. lanet.
yine basit hatalarla ve hakemlerin de katkısıyla 70-78 kaybettiğimiz maç. 29-42 dan sonra her şey bizim lehimizeydi. doğru hücum ettik, savunmada çok iyiydik, taraftar maça iyice asıldı ve maçı 55-55 getirdik hatta öne bile geçtik ama bir şekilde bu iyi gidişe son vermeliydik tabi yoksa maç kazanırız falan olmaz. erman hoca 4. çeyreğin başında en kritik anlarda niye can akın'ı maça alırsın amaç ne?? ve tabi hakemler hepinizin allah belası versin.
yine yenildiğimiz maçtır.bu sene hiç umudum yok.oyuncuların seviyesi bu kadar tamam da abi o top kayıpları ne öyle ya bir yıldır düzelmedi gitti.yemin ederim biz lisede yapmazdık öyle kayıplar.yine de canları sağolsun.bu sene destek zamanı.hep destek tam destek.
çıldırtan maç. olduramadığımız, tutturamadığımız, değdiremediğimiz maç, ancak sakinleşebildim bak...

maç öncesinde oyuncularımızın isimleri anons edilirken salonda bangır bangır metallica'dan 'sad but true' çalması çok hoştu. ilk yarıda tutuk oyunumuz hakemlerin inanılmaz icraatlarıyla birleşince kötü bir şekilde geride tamamladık devreyi. bu arada ricky minard'ı değerlendiremeyiz tabi ki bu maçta aldığı az süreyle ama ne bileyim, umutlanamıyorum o konuda be.

ikinci yarıda muhteşem bir beşiktaş vardı, 26-13'lük bir seriyle maça ortak olduk, öne de geçtik, ama bu sefer de hücumda tıkanmamız ve hakemlerin götlerinden uydurduğu sportmenlik dışı faul neticesinde oyundan koparıldık. derken yine tutunduk, damir ve cevher'in üçlükleri sağ olsun. en üzücü olaysa daniel ewing'in sakatlanmasıydı. tam iyi katkı verirken sakatlanması çok kötü oldu, umarım iyileşir.

hakemler konusuna mümkün mertebe girmek istemiyorum, basketboldan çok daha fazla anlayan değerli yazarlara bırakmak istiyorum o konuyu ama birçok kişinin, bazı galatasaraylıların dahi katlanamadığı bir hakemlik performansı vardı sahada. bir ara o kadar çıldırmışız ki, yanımdaki adam 4-5 sıra öne koşarak sahaya girme aşamasına geldi, o sıralarda galatasaraylı bir arkadaşımdan 'olm sakin olun sahaya atlayacaksınız lan' şeklinde bir mesaj geldi. ha bir de hakeme yönelik 'lan götvereeen' şeklinde bir feryat yayına yansımış, umarım maçın sonlarına doğru hakemlere ettiğim veryansın da yansımıştır .

can akın artık bu takımda yer bulmamalı. popülizm falan yapmıyorum ama, geçen sezon akatlar'da mucizevi şekilde kazandığımız fenerbahçe maçını uzatmaya götüren üçlüğün sahibi kartal özmızrak, can akın'ın yerine takıma monte edilseydi, lig maçlarında şans bulsaydı bu maçta çok daha fazla yararlı olurdu.
tutku açık da maalesef henüz formdan uzak, olduramadık işte, değdiremedik..tutturamadık.

bu arada maç sonunda ömer onan'ın röportajı için dakikalarca uğraşan lig tv, ve mağrur görüntüsüyle ömer onan sinirimi bozdu, kendi adıma konuşayım; 'hakkınızla mı kazandınız ulan şerefsizler? tezgahını siktiklerim hak ettiniz mi lan bu maçı şerefsizleeğr' ve benzeri şeyler haykırdım, hatta memnuniyetsizliğimi sahaya yansıtmış olabilirim*, sonrasında galeyana gelmiş taraftar o röportajı yaptırmadı zaten.

hayır, bunlar hoş şeyler değil elbet ama, bir takım kendi sahasında bu kadar kolay bu kadar göz göre göre doğranır mı lan?
ülke futbolunda zaten bir tezgah, reyting odaklı planlar dönüyor ama basketbolda da bunları görmek can sıkıyor. 'beşiktaş bu sene zaten yorraklara gelmiş, kazansa nolacak lan?' deyip açık açık bir camiayı çileden çıkarmak nedir? bıktım bu ülkenin düzeninden, katakullisinin eksik olmayışından.
bu maçta kaybetmememizin tek nedeni şansızlıktır. şöyle ki 15 sayı geriden gelirken, bize bu ivmeyi kazndıran ewing ve vidmarın oynadığı ikili oyunlardı, oğuz savaşın faul probleminden dolayı vidmar pota altında pick and roll sonrası çok kolay sayı buluyordu, tabi asisitler ewingden geliyordu.işte bu noktada maça ağırlığını koyan ewing'in sakatlanarak oyundan çıkması tün planlarımızı bozdu. özellikle tutku'nun berbat oyunu bize öaçı kaybettirdi.hakemler genelde takdir haklarını fenerbahçeden yana kullandılar ama maçı hakem yüzünden kaybetmedik. beşiktaş basketbol takımı 5 numara pozisyonuna bir tehdit daha koyamadıktan sonra her öneml maçını kaybedecektir. çünkü boş turnike atsalar bile sokmaları mucze olan falker ve cemal asla sayı tehditi değiller.
can akın bence çok önemli bir oyuncu ve sakatlık sonrası toparlanıyor ancak erman hoca rotasyonda ona çok az şans veriyor bana göre kendisi ilk tutkunun bile önünde bir oyuncu ve rotasyonda daha fazla yer bulmalı. ama sorun kısalarda değil uzunlarda. bu arada cevher ve markota çok iyi oynadılar ve bu gelecek için iyi bir gelişme.
kimse hakemler hakkında konuşmamış, ilginç. ben çok uzun süredir bu kadar rezalet, bu kadar skandal bir hakem yönetimi görmemiştim. hiç abartmıyorum, fenerbahçe ülker'in en az 15 sayısını hakemlere yazabiliriz. onların aleyhine çalmadıkları hatalı yürümeleri ve faulleri, ben sayamadım. iş o kadar çığrından çıktı ki, metin albayrak çıldırıp, protokol tribününden aşağı koştu. tutmasalar, hakeme dalacaktı. varın siz düşünün artık maçı nasıl hakemlerin yönettiğini.

takım ve erman kunter her şeyi yaptı dün. erman hoca, mola almama ve tutku ile vidmar'ı kenarda unutma hastalıklarından kurtulmuştu. belki tek sorun, can akın yerine barış hersek'i tercih etmemesi oldu diyebiliriz. çünkü maalesef, can yine çok kritik iki 3'lük kaçırdı. hoca da mola alıp, can'ı oyundan aldı ve o da tepki gösterdi. e maç gidiyor can, ne yapsın adam? gitti de nitekim.

ricky minard konusuna hiç girmek bile istemiyorum. serhat çetin bildiğimiz gibi; yine en kritik anlarda attığı üçlüklerle, takımı maça ortak etti. maçın 13 sayı farktan 55-55'e gelmesinde en büyük pay onun bence. son çeyreğin son saniyelerinde de, yine saçma sapan bir top kaybı yaptık, faul yapmamız lazım ama kimse faul yapmıyor. serhat, 4 faullü olmasına rağmen o faulü yaptı. yine olmadı ama, adam yürek, ciğer, ne varsa koydu sahaya. buna rağmen twitter'da kendisine sallayan mallar olmuş. isyan ediyor adam. üstelik de şuna rağmen sallıyorlar: https://twitter.com/serhatcetin15/status/306167457238888448 ayıptır yahu.

durup durup, hakemleri düşünüp çıldırıyorum. olacak iş değil, olmaz ya, bu kadar alenen olmaz, olmamalı. yani öyle bir kayırdılar ki, fenerbahçe ülker'in ekip olarak haline tavrına yansıdı. her moladan geç döndüler, hakem uyarmadı bile. tribün ve bizim bench çıldırmış, kıyamet kopuyor ama oyuncular, suratlarında pis bir sırıtışla, sallana sallana geliyorlar sahaya. lütfeder gibi. böyle bir şey olamaz ya. molalardan geç döndüler; yardımcı antrenörleri sürekli ama sürekli sahanın (vurgula: içinde)ydi, istisnasız her pozisyona itiraz etti; ama hiçbirine teknik faul çalınmadı. bizim bench bir isyan etti, hop teknik faul. maçın da kırılma anı o oldu zaten. moral olarak da çöktüler çünkü. ne diyeyim ya umarım gece uykularınız kaçar. birazcık vicdanınız varsa, kaçmalı. ama ben umutsuz değilim. kazanamamış olsak da, son 2 maçtaki oyunumuz bana umut verdi play-off'lar için. geçen sene de play off'lar öncesi durumumuz, hemen hemen aynıydı. kimse şampiyonluk beklemiyordu. kimse ümidini kaybetmesin, böyle mücadele edersek, hiçbir şey imkânsız değil (tabi euroleague geçti artık; lig'de).
ha bir de, sezonun en dolu tribünlerine ve en iyi tribün performansına tanık olduğumuz maçtır. muhteşemdi taraftar. bir ara, çok yanlış zamanda girilen "sevemez kimse seni" haricinde, sürekli maçın içindeydik. fener hücumlarında beste girenler, ıslıkla susturuldu bu kez. maçın 10 küsur sayı farklardan geri dönmesinde, taraftarın çok ama çok büyük katkısı vardı. işte bunca zamandır taraftara kızmamın sebebi de buydu. maçı aldıramadık, evet çünkü hakemler öyle bir şartlanıp çıkmış ki, bırak baskıdan etkilenmeyi, resmen bazı düdükleri inadına çaldılar gibi geldi bana. böyle bir şey olamaz. tek sıkıntı, maçın kopma sinyalleri verdiği an pota arkasında çıkan kavga sonucu, oradaki kalabalığın dışarıya akın etmesi oldu. o ana kadar maçın içindeydi tribün. ama o andan sonra bir sessizlik oldu. neyse, canı sağolsun takımın. ben sezonun en iyi beşiktaş'ını izledim kendi adıma. böyle devam etsinler, tek lafım olmaz.
  • /
  • 2