aşkta boyut değiştirmek

kişinin artık kendini değil birlikte olduğu insanı * düşünmeye başlaması ile gerçekleşir. bencillikten uzak, tamamen karşı tarafın huzuru ve mutluluğunu istemek ve ona göre davranmak gereklidir. 20. ve 21. yüzyıllarda rastlayamayacağımız bir boyuttur.
uc boyutlu cips kadar şaşırtıcı bir etki yaratır herhalde.
evlilik sonrası aynı ortamda aşırı bulunma ile rüzgarlanmalar başlar...
diş macununun ortadan sıkılması...
çorapların sehpaya bırakılması...
ütülenmeyen gömlekler...
kısa gelen yorgan sonrasında hava bulutlanır...

kumanda kavgası ile çakan şimşeğin...
maç izlerken kırılan kaynana vazosu sayesinde şiddetlenmesi ile yağmur başlar...

ondan sonra kendini yağmur adam gibi kapının önünde bulursun...
aşkta nefrete dönüşür...
sonrasında görev, tarifeyi 2000den açan primus inter paresin bürosunda biter...
otoyolda vites atmak gibidir. gerisi hiç bi sike yaramaz