baba zula

farklı bir soundu, farklı bir hayran kitlesi olan marjinal bir müzik grubu.
murat ertel'in sıkıcı enstruman icraatlarından birini sergilediği canlı performanslarında sıkıcılıktan öteye gidemeyen grup.

enstruman kabiliyeti yetersiz insanların toplanıp, basit işlerle tek şarkının onlarca dakika sürdüğü, tekdüze giden cool müzik yapıyoruz furyası artık bayatladı sanki.
en son disko kralı'nda samimi olmak gerekirse;
10 dakika süren parçada dayanabildik mi esra bezen bilgin'in sürtonelerine, dakikalarca aynı şeyi dönüp dolaştıran murat ertel sololarına. şahsen uyuyordum az daha.

tabi ki zamanında yaptıkları iyi işler de yadsınamaz. yanılmıyorsam zamanında babylon'da semiha berksoy'a çaldılar, gün geldi ralph carney üfledi yanlarında.
ama bu tarz müzikler için biraz farklı metabolizmalara sahip olmak gerekiyor, progresif kafalarda demlenmiş olmak gerekiyor. yoksa iki üç tane kaliteli iş sonunda üretim sorunu yaşarsınız, kalite yerlerde sürünür - bkz şekil a -

acilen murat ertel'in, kıyafetlere verdiği saatlerini beste yapmak için harcaması, esra bezen bilgin'in de danslara harcadığı enerjisini, sesini geliştirmek için kullanması gerektiğini düşünüyorum naçizane.
canlı dinleme fırsatı yakalan insanların videoların ötesinde gerçekten keyif alarak dinleyeceklerinden emin olduğum müzik grubu. ayrıca bu adamları dinlerken dans edilmez, huzurla gözler kapatılır ve alkolün verdiği yetkiye dayanarak sallanılır.