balık ekmek

istanbul denince akla kötü şeylerden hariç geriye kalan üç beş güzellikten bir ayrılmaz ikili..
yanında birası eksik edilmemesi gereken eminönü yiyeceği
eski istanbul manzarası altında, marmara denizinin dalgalarını seyrederek ve sarı-beyaz vapurların seslerinin eşliğiyle ve mis gibi soğanla yiyebileceğiniz bir istanbul efsanesidir.
balığı toprak bir zemine ekmekten yola çıkarak (bkz: ne ekersen onu biçersin) yazan entryi göremediğim ve başlıkla alakasız entry kategorisinde değerlendirilip silindiğini düşününce mutsuz olduğum başlık. *
ne ekersen onu biçersin yazarak,neden silindiğini anlayamadığım başlıktır.o kadar alakasız entry arasından,benim entryi görünce mi görev yapma isteği doğdu,bana mı patladılar diyesim gelir.atarım içime susarım.ne de olsa çömezim buralarda.
*
günümüzde genelde palamut cins ithal balıklarla yapılan fast food yiyecek,
dört bir yanı derya deniz olan memleketimde ithalata konu olması enteresan yiyecek.
(bkz: ithal uskumru)
denizle karanın birleştiği yerde yenecek en iyi seçeneklerden birisidir.
normalde balık yemeyi pek tercih etmeyen bendenizin, yanlış hatırlamıyorsam sarıyer taraflarında küçük bir işletmede, bol acılı ve sıfır kılçık opsiyonu ile 2 yarım şeklinde yediğim, hatta yuttuğum mevzudur.

akvaryumda bir tane delirmiş snow prenses'im olmayaydı eyidi...
rastgele'ye bastığıma basacağıma pişman eden, sağ işaret parmağıma ve onu yönlendiren beynime şükranlarımı sunmama neden olan, ayıla bayıla yenilesi yiyecektir.
yemekten hiç haz etmediğim yiyecek. kokusu nevrimi döndürüyor. bu arada akla istanbul eminönü'nü getirir.