çalışanların birbirlerine hitap şekilleri

zamana ve içinde bulunulan duruma göre değişiklik gösterir. normalde enseye şaplak göte parmak samimiyetinde olan 2 çalışan müşterilerin yanında birbirlerine bey ya da hanım şeklinde hitap edebilirler fakat bu pek de içten gelerek yapılmadığından bir süre sonra unutulabilir.

birebir yaşanmış bir örnekle açıklamak gerekirse

-ahmet bey bakar mısınız lütfen?

(ahmet bey duymaz)

-ahmet beeey?

(yine duymaz, artık sinirlenmeye başlanır)

-ahmeeeeeeet!!

(ahmet hala duymaz ve buhran anı gelir )

-lan ahmet baksana 2 saattir sana çağırıyorum amk.
çalıştığım yer kamu kuruluşu olması dolayısı ile "topraam" - "gadem" ikilisini çok sık duyuyorum... "topraam" zaten bildiğin "toprağım" imiş. yani hemşehrim gibi bir şey... "gadem" ise "kadem" olup, kadim dostum anlamına gelmekte imiş... her allam, uzun saçlı, küpeli, metallica dinleyen adamdım lan ben 3 sene önce... sen "sad but true", "unforgiven"ın türkçe çevirileri peşinde koşan adamken gel bunların anlamını öğrenmeye kasan bir adama dönüş. hayatın insanı nereye sürükleyeceği belli olmaz derlerdi de inanmazdım...
askeriye de rütbesi düşük olanlar için

(bkz: komutanım)
gayrı ciddi bir şekilde, denk seviyede olduklarıma hacı, başkan, reyiz vs. gibi. büyüklere ise abi, taşşaklılara bey tabi *

ilginç nokta şu ki, herkes de benimsedi bu reyiz, baskan vs. olayını. kasmaya gerek olmadığı kanaatimi yaymış bulunmaktayım şirkete. ne gerek var arkadaş. *
gerizekalı...

işyerinde en çok duyduğum kelime sanırım. bir kere her telefonu kapatan kişinin ilk lafı hep gerizekalı.