daralmak

içi içini yemek, duramamak. oturduğu, bulunduğu yerde durunamamak
fenalık gelmesi, şişmek, uçan tekme atıp aduket ve aryuken çekme isteği ile dolmak şeklinde türlü tanımlamalar yapabileceğimiz ruh hali.
kilo alınması durumunda elbisenin bedene küçük gelme hali.
ne zaman ve neden peydah olacağı belli olmayan, sıkıntılı ruh hâli. herkes kendince sebeplerle daralabilir ve bunu da gerek sözlükte gerekse başka mecralarda dile getirebilir. kimse kimseyi kırmadığı sürece, tartışılacak yanı da yoktur. söz konusu darlanma, ikinci bir şahsı da içeren sebeplerle olmuşsa ve o ikinci şahıs buna tepki bile vermemişse, üçüncü kişilerin heyecanlanması için de bir sebep yoktur. o yüzden sakin olmalı bence herkes.
final haftasında dışarıda hava çok güzelken, insanlar gezip eğlenirken senin oturup ders çalışma halinde başına her 10 dakikada bir gelmesi muhtemel olan olay.
havanın iyi olmadığı şu günlerde daha final haftası başlamayan, başladığı anda havanın çok daha güzel olacağını bilen insanın hissettiği duygu.
karadeniz usülü bunalma nidası . daraldim ballim bunun iç anadolu versiyonu da "darlandım" dır.
sebepleri kadar sebepsiz misafirini de yoldaş içime yüreğime oturan kederin beni içine soktuğu hal.

umutlar artar, sevinirsin, bağlanırsın, bir hoş kelam bağlar seni ardısıra kesilmez sonra kahkahaların.

böyle işte. sonra giderse...

daralırsın...

başka duraklara uzatırsın elini tutulmaz. daralırsın.

bir tebessüm bir tatlı söz... duyamazsın. daralırsın.

sağa sola bir umut ah ulan siz bari dönün bana... yok... kimse gülmüyordur... daralırsın...

sonra daralırsın işte...

ah ulan beşiktaş...

soldurdun nefesimizi...

daralttın...
bünyemi esir almış hede. beşiktaş maçları varken bir şekilde erteleyip derdi, kederi beşiktaş'la unuttuk ama sikko 2 ay beni bekliyor.