diz kapağı sürekli yara olan çocuk

senden benden,normal insan evladı.
aksi durumda telaş edilebilir.
ilerde büyük futbolcu olabilir sözlük, dikkat
benim çocukluğumdur..düzenli aralıklarla düşen,diz kapağı ayın yüzeyine benzeyen çocuktur..
büyüdüğünde o yaraların ne kadar küçük olduğunun farkına varacak olan çocuğun ilk yarasıdır.
pıhtılaşan kanla oynamaktan, kabuğunu soyup incelemekten haz duyan çocuk
aynı zamanda pantolonlarının dizlere denk gelen yerleri yırtık olan çocuktur. muhtemelen ileride iyi bir kaleci olacaktır.
muhtemelen bir karşı karşıya kalma pozisyonunda dizini yere sürtmesiyle her şeyi başlatan çocuktur. hep kalede olacağı için o diz artık iflah olmayacaktır. kanırtan zemin ise kimi zaman beton kimi zaman topraktır bazende inşaat olmaya aday güzelim bir çim sahadır.
üflendiğinde acısının geçeceğine inanan çocuktur. acınmaz, yara olan diz kapağına kolonya boca edilir.
çocukluğunun tadına düşe kalka sokaklarda varabilen çocuktur,büyüdüğünde gülümsetir de o izler anıları canlanınca.
harbiden çocukluğunu yaşayan ufaklıktır.
büyüdüğünde diz kapağında izleri kalan çocuktur.
6 ila 14 yaşlarım arasında neredeyse hergün başıma gelen durum olarak hatırlatmıştır bana kendini.
yerinde olmayı çok istediğim çocuktur.
genelde haylaz olan çocuklarda sıkça görülen bir durum olup bunun birde yaz ayları da dahil üstü başı çamur içinde eve gelen tipleri de mevcuttur.
ilerde çok şey olabilecek çocuktur. iyi şeyler.

çünkü koşmayan, oynamayan, düşmeyen, yaralanmayan çocuktan bi bok olmaz.
mahalle maçlarıyla büyüyen nesil için olağan bir durumdur. lakin sokağa çıkmayan yeni nesil çocuklar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
patlayan futbol topunun içine plastik topun havasını indirerek sokan ve sonra yeni bir futbol topu icat eden çocuktur. haylazdır, futbolu sever...