eşcinsellik

ayı gibi adamın ceylan gibi takılması.
aynı cinsten insanların beraber olması, onaylayamadığım çarpık ilişki türüdür
normal değildir aga, daha derin yarapım aga, homofobik etiketi yemekte var?
kürtlerdeki ?bizden çıkmaz? anlayışından şikâyetçi olduğu ve var olduklarını dile getirdikleri durumdur.

http://tinyurl.com/3bcvz3e
yaradılış gereği midir ? yoksa tercih midir ? yoksa kişiye göre değişir mi ? üçleminde kaldığım olaydır.. her türlü saygı duyarım.
insanlık tarihi kadar eski olan bir durumdur.her ne kadar şimdilerde bir hakaret öğesi olarak kullanılsa da geçmişte birçok medeniyette yasalarla bile sınırları çizilmiş bir ruh halidir.
herkesin cinsiyeti, zevki kendinedir.
yanlış? kime göre neye göre?
bence gayet doğal bir durumdur (eşcinsel değilim) lakin bu onlara sağduyulu yaklaşmadığım anlamına gelmez.
şimdi buraya salak salak entry giren adamlara sesleniyorum;
hepinizden daha insanlar be!
(bkz: ülkemin homofobiği bile başka)
eşcinselliği hastalık olarak kabul eden insan, homoseksüel temayülü en kuvvetli insandır.
ister hastalık ister zevk olsun her haliyle kişisel bir tercihtir.
çevremizde kabullenmediği ruhsal hastalıklarıyla yaşamak zorunda olduğumuz veya zevkleri uğruna birçok kişiye acı çektiren insanlar var ancak kimse bunları aşağılamıyor veya bir korku etmeni haline getirmiyor.buna göre eşcinsel olanlara da böyle bir yaklaşım içinde bulunulmamalıdır.
ancak takıldığım bir nokta vardır, bu grup içerisinde herkes aktifmiş gibi davranıyor..burada denklemde bir eksiklik var..herkes aktifse, kime/neye tıklanıyor?
hastalık olarak literatürden çıkışı asırlar öncesine dayanır. tarihler boyunca tüm kültürlerde billahsa osmanlı ve roma imparatorluğunda görülmüştür.
padişahların haremi gibi oğlanlar odası da vardı. bazı teorisyeler aslında her insanın içinde kendi cinsine karşı bir eğilimin olduğunu, ancak eğitim ve toplum normaları ile bu dürtünün baskılandığından bahs eder.
sonuçta eşcincel diye tanımladığınız kişi öncelikle insandır.belki tribünde omuz omuza verdiğiniz kişi,belki okulda öğretmeniniz belki en yakın komşunuzdur. ayrıca bir çoğu işinde ve hayatta başarılı kişilerdir.
yani aslında senin benim gibi kişilerler. yok aktif yok pasif bunlar saçma ve aşağalayıcı şeyler ve artık gelişmiş toplumlar bu gibi şeyleri konuşmayı bile bırakalı çok uzun zaman geçti.
ancak doğumundan ölümüne kadar , karşı cinsi bir tabu gibi gören, tüm cinsel dürtüleri baskı altında bırakılan bizim gibi toplumlarda yüz yıllar geçse bile tartışmaları bitmeyecektir.
son söz, kesinlikle bir hastalık değil bir tercih konusudur.
kadınların sosyal hayatta hiçbir hakka sahip olmadığı antik dönemlerden günümüze uzanan bir olgudur.

şöyle ki, kadınları aşık olmaya bile layık görmeyen erkekler; kadınların değil "yurttaş", "insan" olarak bile görülmediği kent devletlerinde, aşk olgusunu hemcinsleriyle özdeşleştirmişlerdi. kadınları ise yalnızca çocuk sahibi olma aracı olarak görüyorlardı.

söz konusu yaklaşım, daha sonraki dönemlerdeki imparatorluklarda da kendine yer bulmuştu. bilhassa hükümdarlar, kadınları kendi denkleri olarak görmediklerinde hemcinsleriyle partner oluyorlardı.
sonunda, meclis kürsüsünden, alenen "hastalık" olarak tanımlanmıştır. 1-2 sene sonra çıkaracakları, eşcinsellere cezai yaptırım içerikli yasanın fragmanı olsa gerek. esas hastalıklı olan, sizin bu kafalarınız.
psikiyatride psikoseksüel bozukluk olarak geçmekte ve hala hastalık olarak öğretilmektedir. fakat hastalık olabilmesi için ortada patalojik ve psikopatolojik bir belirtinin mevcut olması lazımdır.
hem tercih, hem de hormonal bozuklukla olabilen bir durumdur.

yani:

eşçinsel olanların hepsi hastalık yüzünden oluyor diyemeyiz.

aynı şekilde hepsi tercih yapıyor da diyemeyiz.
hemcinsinden hoşlanan kişiye verilen ad. ayrıca toplumumuzun * kabullenemediği kişilerdir..