ev hanımı olmayı istemek

ciddi anlamda kafama yatan durum.
hergün sırf para uğruna, kaprisli karaktersiz insanlar için yorul,asabını boz, sonra da adına yaşamak de.
bu aralar en çok istediğim şey.

var mı cv yollanacak yer falan? mülakat vs...
kadın oturacak yemek neyim yapacak erkek calışacak para getirecek.. mantıklı bir eylem. iş bulmaya falan gerek yok bence.

(bkz:züğürt tesellisi)
her iş kadınının bunalım geçirdiği zamanlardaki tek isteğidir.istediği zaman uyanmak,uzun uzun kahvaltı yapmak,süslenmek,püslenmek,gezmek,dolaşmak...aklına gelirse kocaya yemek yapmak *
hem iş hayatında hem de evde aktif olan kadınların bazen bu koşuşturmacadan bıkıp sadece eviyle ilgilenmeyi istemesi durumudur.
eşine sabahlıkla kahvaltı hazırlayıp onu uğurladıktan sonra tembel tembel yatmak, akşamdan kalan bulaşıkları ve evin dağınıklığını toparlamak, telefonda yapılan birkaç dedikodudan sonra dışarı çıkıp alışverişini yapmak ve akşam için yemek telaşına girmek ister.tabi bu arada süsleneceği ve güzel görünmek isteyeceği tek kişi de eşidir.nereden baksan konforlu hayattır ancak bu hülya çok sürmez zira tek başına bir maaş eve bakmaz devrimizde.
çoğunlukla iş hayatından değil de iş ortamından bıkmış kadının kriz anlarındaki isteğidir. ama yatıştırılır, kendi kendine geçer bir süre sonra.
bugün ne yemek yapacağım, of yine mi ütü, aman allah'ım bu odanın hali ne sözleriyle geçecek her gün ve her dakikaya da hazırlıklı olunduğu takdirde istemekte bir sorun yaratmayacak olandır.

zira ben istesem bile zırt pırt karar değiştirdiğimden ötürü kısa sürede geçer gider.***
kariyer yerine "koca kazanır kari-yer" akımını benimseyen kişiler için geçerli olan istektir. ha bunu açıkca istediğin zaman "boşunamı okudun" derler adama, bir de koca eline bakmak denen rahatsız bir olgu var, ondan mütevellit içinde bulunmayacağım durum.
büyük konuşmıyım ama allah göstermesin dediğim durum*
hanımı olacağın evin beyine bağlı olarak istenebilecek durum...

yani başka bir deyişle;

evin sahibinin hanımı olunduğunda tadından yenmeyecek olandır...
"üşengecim ben yayıp götü, oturacağım bütün gün seda ablayı izleyeceğim" demenin başka bi yoludur. ben ev hanımı olcaam.
özellikle rapor teslimi, yok işi bitirmenin son günü gibi stresli dönemlerde şahsımı dürtekleyen en kuvvetli istek...ve fakat, pratiğe döküldüğünde beklenen sonuçlar doğamayabiliyor sözlük...
şahsen 12 yola yakın zamandır, haldır huldur işe gidip gelen bir bağyan olarak, ev hayatı alerji yapıyor bana..çalışıyorsam, herşeyi belli bi zaman içerisinde halletmeye mecburum, el mahkum toto gardiyan hesabı. ama çalışmadığım zamanlarda bi nevi kendi kendinin patronu olduğum için, kendime ufak kaytarma hakları vermeye başlıyorum: "şu diziyi izleyim ütü yaparım", "izdivaç bitsin pirinç ayıklarım", derkeeeen bi bakıyorum ev deterjan reklamlarındaki paspaal, böyle serkeeeş hale bürünmeye başlamış, e hemen vitesi 5'e takıp, normalden 2 katı daha fazla yorularak işleri bitirmek zorunda kalıyorum. beyim de eve geldiğinde, sanki binayı temelinden kaldırıp da süpürmüş gibi görünen, korkuluğa dönüşmüş gariban bi kadınla karşılaşabiliyor. bi de benim psikolojimi çok yoruyor ev hanımlığı...beyin çoğunlukla boş ( yani bişeylerle meşgul değil anlamında ) takıldığından, bi süre sonra kendime ve etrafıma sardırmaya başlıyorum ki bu da ciddi sorunlara yol açabiliyi
ama bi hatun kişi derse ki:" ben ev hanımıyım ama 10 kaplan gücündeyim, yukardaki gibi sorunları yaşamıyorum,çalışmaya da ihtiyacım yok basın gidin !!1"; alnından öperim, elinden sıkarım saygıyla...
çoğu zaman istek değil , bir dayatma olarak türk kadının karşısına çıkan durumdur.
ayın yarısını bu düşünceyle diğer yarısını da bunun tersini düşünerek geçiriyorum. ama en çok aklıma yatanı evden çalışmak evet evet en güzeli bu olsa gerek.