günümüzde bekareti savunan geri kafalı insan

vücudun gelişmesi döneminde mikroplardan ve enfeksiyondan koruma amaçlı yaratılmış olan bir zarın delinmesini * namus meselesi yapan geri kafalı değil geri zekalıdır dedirten başlık. önemli olan kafadaki namustur bacak arasındaki değil.
içimizde halen bir ukde olan derin konu. doluya koysan almaz, boşa koysan dolmaz hesabı
kendi açısından hiç bir icraat gösterememiş,seks hayatı iki kolunu geçmemiş kişi.
toplumun ona dayattığı doğruları mutlak sanan, erkeği kadından üstün sayan, cinselliği ayıp sayıp baskılayan, böylelikle garip sapkınlıklara meydan açan kişilerdir kendileri.

bu kişiler kadınsa cinsel hayatları kötüdür diye tahmin ediyorum*, erkekse kendi bekaretlerine niye bakmazlar anlamam.*
fikrine, inandığı doğrularına saygı gösterilmeyen insandır.

herkesin, tabii ki de, kendine göre doğruları vardır. bu doğruların üzerinden silindirle geçmeye çalışmanın ise, hiçbir insan evladına yakışmayan bir davranış olduğunu düşünüyorum. kaldı ki, savunduğu düşüncenin hiçbir kimseye zararı da bulunmamaktadır. ve tabii ki de, bu zararsızlığın da bir sınırı var, hatta ince bir çizgisi: eğer ki söz konusu kişi, karşıt düşüncede olanlara sataşma amacı güdüyorsa bu savunmasıyla; kendisinin de artık savunulacak bir tarafı kalmamış demektir. tıpkı, kendisine saygı duymadan sallayanların yaptığı gibi...

not: bu düşünceyi savunup savunmamamla hiçbir alâkası yoktur yazdıklarımın.
görüşlerine saygı duyulması gereken insan.

aslında temel sıkıntı burada. bekareti savunan insanlar diğerlerine göre geri kafalı; savunmayan insanlar da savunanlara göre ahlaksız ya da namussuz. böyle kutuplaşmalar olduğu sürece kimse de birbirinin fikrine saygı duymuyor haliyle.

bekareti savunan bir erkek için, kendisini eşine sakladığını söyleyen pek çok eş adayı mevcut bu ülkede. savunmayan bir erkek için de aynı durum söz konusu. o zaman karşılıklı itham yöneltmeyi bırakıp herkesin fikrine saygı duyarsak ortada bir sorun da kalmıyor.

tabi her şey bu kadar basit değil. olsaydı namus cinayeti diye bir kavram olmazdı zaten. bu da yine hoşgörü ve kendine paralel görüşteki insanı seçme kavramlarıyla aşılabilir. bizim ülkemizin bu noktaya gelmesi kısa vadede ne yazık ki mümkün değil. zira istikametimiz bile ters, her geçen gün daha da gerilemekteyiz.