insanın annesiyle maça gitmesi

evlatçığım olduğunda nasıl bir duygu olduğunu aktarmasını birkaç gözle beklediğim hissiyat.
aklıma bir beşiktaş - fener maçını getiren olaydır.

"yer inönü stadı yeni açığın orta kısmındayız. yanımızda bir kadın bir adam ve ortalarında bir çocuk var.
ilk gol atıldı koptuk biz
2. golde daha da keyiflenip 3. gol atıldığında iyicene kaynaştık. o coşku görmeye değerdi doğrusu.

sonra ben kadına dönüp

"abla valla acaip özendim size ya böyle almışsın eşini çocuğunu gelmişsin maça" dedim

kadının verdiği cevap

"kardeşim evli değilim ki ben o iş arkadaşım o da onun oğlu" oldu

sustum...
hayatta en çok istediğim durum. en buyuk ukdem!
"oğlum/kızım çok bağırma sesin kısılacak."
"oğlum/kızım çok hoplayıp zıplama terleyip hasta olacaksın."
"ahh nasıl çelme takıp düşürdü adamcağızı vah vah vaahhh."
"aman evladım küfür niye ediyorsunuz ayıp ayıp aa."

gibi sözleri duyma olasılığı yüksektir.ama başka bir yandan da güzel duygudur insanın annesiyle beraber forma,atkı,şapka bir örnek giyinip gidip ses telleri çatlayana kadar tezahürat yapması.

(bkz: annenin çarşı'dan olması ve onları sonuna kadar desteklemesi)*
wikingur maçında yaşadığım ve çok keyif aldığım bir durum...çok güzel bir duygu
annemin senelerdir başımın etini yediği durum...hasta beşiktaşlı kendisi...ve inönü de maça gitmek için deli oluyor...lakin küfürden korumak lazım...annemi değil...tribünleri be sözlük...benden çok küfrediyor maç izlerken yeminle...
çok istediğim ancak annemin televizyondan bile maç izlerken heyecanlanmasından ötürü cesaret edemediğim olaydır.

eğer kalp rahatsızlığın olmasaydı annem, o tribünde hakeme senden çok söven olmayacağına adım gibi emindim oysa ki...
babasının değil de annesinin kızı olmaktan övünç duymama sebepsin gönül verdiğin renklerle...
günümüz yeni açığında yapılabilecek olaydır bence.
hatalı pas atan oyuncunun kafasına güdümlü terliğini fırlatması muhtemel durum.