kedi

evimizin kraliçesi, geldiği günden beri her kimin üstüne kurulduysa ona zafer hissi tattıran diğer 3 kardeşin 'ne yapsamda bana gelse' diye içinden hain planlar kurduran mühteşem varlık. 2 yıldır hiç değişmedi bu durum. daha dün ben abimden, ablam benden, abimde ablamdan çaldı kendisini. tabi bu sirkülasyonun asıl artma sebebinin soğukların artmasıyla hiç bir bağlantısı yoktur *
iguananın bile daha faydalı olduğunu düşündüğüm hayvanattır..en azından iguana efendi efendi yerinde durur,kokmaz,tüy bırakmaz...bu kedi hayvanatı nasıl bir sırnaşık hayvanattır,her ciğer verene gider..bi gururlu bi vakur ol di mi..pisi işte..nankör hayvanat...
kadın gibidir...ilgi göstermezseniz yanınızda biter...sevmek isterseniz kaçar...
dün oynanan liverpool-tottenham maçında sahaya girerek dikkatleri üzerine çeken hayvan.

http://tr.eurosport.com/futbol/ingiltere-premier-ligi/2011-2012/kedi-canini-senin_sto3142970/story.shtml?utm_source=tribunn.com&utm_medium=urlshort
daha çok nankör olarak bilinen dört ayaklı hayvan. dokuz da canı varmış öle diyolla
nankör olduğu konusunda yayılan söylentiler yalandır. itibar etmeyiniz. bilakis, en az köpekler kadar sadık olabilen bir hayvandır. sokakta bulup geçici olarak besleyen bir arkadaştan 2 aylıkken aldığımız ve 7 aydır beslediğimiz bir kedimiz var. kendisinin; dertleşmemiz esnasında sinirleri bozulup ağlayan kardeşimin başucuna gelip saçını okşamışlığı; tansiyonu düştüğü için fenalaşıp kucağındaki bilgisayarı düşüren annemin kucağına çıkıp, uyandırmaya çalışmışlığı var. sensin nankör, ey insanoğlu.
erkekleri erkek gibidir; bakarsın, büyütürsün, beslersin aklı dışarıya çıkmaya erince evi de köyü de terk eder.

dişileri kadın gibidir; bakarsın, büyütürsün, beslersin, aklı dışarıya çıkmaya erince bile her gece gelir senin ayakucunda mırıldayarak uyur.
sokakta yürürken herhangibir yerden çıkıp sizi ölümüne korkutan özellikle çöp atarken ya kapağı açtığımda üstüme fırlarsa diye korktuğum canlıdır.
..ben küçükken küçük bir kulübede bir sürü yeni doğmuş yavru kedileri besliyorduk..bir arkadaş üstüme kedilerden birini atmıştı kedi ve ben o kadar korktuk ki kedi üstümden aşağıya inene kadar tırnaklarını çıkarıp her yerimi çizmişti..işte o gün bugündür kediden korkarım ben..
20.000 genden 15 tanesi renkleri belli eder. 1960 yılında tüysüz kedi oldu. 1980 yılında kıvırcık cins çıktı. kediler hayatlarının 60'da birini kendilerini temizler

dillerinde dikenler vardır. avlarını kemiklerinden sıyırmaya da yarar. ayrıca penıslerı de dikenlidir.
dillerin kökünü gırtlağa bağlayan kemiklerin dizilimi; bu kemikler konuşmaya yarar. aslanda kükremeye kedide mırıldamaya. kemikler gırtlağın daha aşağıya indirmesine yarar ve daha tok kalın ses üretir.
dil kemiği tamamıyle serttir. nefes alıp verdiğinde o kemikler hareket eder ve mırıldanma sesi çıkar. aynı zamanda endorfin salgılar. morfine benzer rahatlatır ve gevşetir.bu yüzden korktuğunda ve sevindiğinde de mırıldanır.
endorfin ağrı da geçirir. doğum esnasında 63 gün sonra doğum yapan kedi, gebelik süresinde ağırlık olarak 4'de 1 kadar kilo alır ve aslanlar da ise 47 gün daha lazım.

vucut ısısı 38'den 37'ye düşer.kanında oksitosin yükselir.. rahim kasları sıkılaşır. kasılmalar boşluğa iletir. önce kafa çıkar annesi yalar temizler ve nefes alması sağlanır. yarım saat sonra sıraki gelir

bazen ters de gelir bu da 3'de 1'dir. ama sadece yüzde yedisi ölü doğar. anne plasentayı yer. oksitosun bulunur bunda. süt annelik duygusu ve güven verir bu kediye

kör doğduklarından koklayarak memeyi bulurlar ve her seferinde aynı memeyi emerler. patilerindeki kokuyu kullanarak.
üçüncü haftada kulaklar dikilir.. 6. haftada koşa görmeye başlar.

aslana gelince.

erkekler genelde yavrulara karşı saldırgan olur. dişi yuvadan uzaklaşır. kasılma gelir yavru doğduktan sonra ayağa kalkar anne göbek bağını koparır. yarım saat sonra sıdaki ve üçüncüsü genelde 3 tane olur zati.
12 gün boyunca duyamazlar. 6 hafta sonra sürüye katılırlar.
renkli göz geninin üzerinde sağırlık genini de bünyesinde barındırdığından renkli gözlülerinin alayı sağır olan hayvan.
bazen sahibi için köpek bile kovalayabilen hayvandır.

hayretler içinde izledim.

http://www.youtube.com/watch?v=pehckjsefz4
pilli bebek'in, tadı damakta kalan şarkılarından biri. şöyle de sözleri bulunuyor:

dinle beni küçük kedim
bakışların kararmadan
tırnakların körelmeden
ve hiç bir zaman denemeden
anlayamazsın

benim sevgimi almadan
şarabımdan tatmadan
hüzünlenip dalmadan
ve hiç bir zaman yaşamadan
anlayamazsın

gülümsemen olmadan
ve sana dokunmadan
gözlerine bakmadan
anlayamazdım

ellerini uzatmadan
gözlerime bakmadan
yeni ateşler yakmadan
ve içinde yanmadan
anlayamazsın

gülümsemen olmadan
ve sana dokunmadan
gözlerine bakmadan
anlayamazdım

o zaman link de vereyim, tam olsun: https://www.youtube.com/watch?v=joyqtyyrty0
renkli gözlü olanları çoğunlukla sağır olan hayvan.
özellikle sokaktan sahiplenilmesi gereken yaratıktır. çünkü sanılanın aksine kediler bakım ve ilgi isteyen yaratıklardır. yani, öyle çöp karıştırarak fazla yaşayamazlar yavrucaklar. ayrıca kesinlikle nankör değillerdir; kendi hayvanıma türlü türlü sevgi zulümleri yapsam da, ara ara yaramazlıklarından dolayı azarlasam da yinede beni sever. bir de kedin varsa hiç moralin bozulmuyor; o kadar enerjik ki, her dakika ayrı bir şebeklik yapabiliyor.

sahiplenecek arkadaşlara tavsiyem, bu öyle akvaryum, kuş hatta köpek gibi değildir. onlar evcil hayvanınız olur. ama kedinizle evlenirsiniz.
hakkında leonardo da vinci'nin tanrı insanlar kaplanı sevebilsin diye yaratmış dediği rivayet olan, şahsiyetli hayvanların en birincisi.