men egemen

boynunun portatif bir yapıya sahip olduğunu düşünüyorum, resmen 90 derecelik açıyla başını önüne eğerek uyuyandır, lakin bu metotla kendı yatağında nasıl yattığını merak etmekteyim. *

1. nesil yazardır.
muhalefetin ileri gelenlerinden. uyuması ve bahattin abi sohbetlerine katılması ile akılalrda kalan
tavla da uzun soluklu bir geleceği olabilecek yazar. tabiki de yendim ama 1 sayı da verdik icabında.
dizime dayanmış kafasını, her kasiste düzeltirken,düşmesin diye tutarken bile uykusundan olmadı yah, ben orda bittim bea sözlük. *
uyurken bile yenebileceğim deplasman kartalı, tavla zede.
ha o çubuk krakerleri yanlız yedim sankim... keşke öle edeydim.
çarşamba kuşağını takın egemen abi. çok fena ge-li-yo-ruz.
muhalif kartal. yorgunluğu bile muhalefet yapmasını engellememiştir. fekat robotların kendini kapatması gibi bir uyuma şekli vardır ki evlere şenlik.
giderken nartın kıcını devirip uyurken bile tekmeleriyle ikimizi delik deşik etmesine rağmen sesi cıkmayan men egemen , uyuma şekliyle de değişik bir tip olduğunu bir kez daha göstermiştir.bir ara yanımda yol alırken kafasını öne eğmiş uykuya dalmıştır , sanırım bu cocuğun bi yerlerinde kapama düğmesi olacak yoksa o kafa o vucutta o sekilde duramaz ,robot olma olasılığı yüksektir.
stadta paso tabataya sektirmesiyle ünlü yazarımız
sezonun bitmesiyle; sportif güncel durumların üzerinde fazla durmamamızdan yakınan yazar.
lig bitince tatile giren ,ayrıca milli takımı da beşiktaş olanların varlığının çoğunlukta olduğu bu ortamı idare etmesi gereken arkadaşımız. ama dünya kupasına gelirsek ;
(bkz: adam haklı beyler)
geri gelen sportif yorumcu yazar. yaz bakalım muhalefet yorumlarını
parası bitince babasının evine dönen haylaz çocuk misali canı sıkılınca sözlüğe koşturan yazar. *
uzak diyarların adamı. döndü mü ki acaba diyerek, özlediğimizi bildiririz
gördüğüme sevindiğim, duygulandığım kardeşimdir...
ne zaman gözümü kapatsam, kayseri deplasmanındaki bir fotoğraf karesi geliyor...
tribünde hepimiz poz verirken, sen birine bağırıyorsun, efsane foto, bulursam paylaşayım...
sene 2010, vay anasını...