mutsuzluk

mutluluk ile ilgili bir takım kitaplar okumadığınızı gözler önüne seren hissiyat.
arkadaş, şimdi adamlar , kişisel gelişim, kalıcı mutluluk vari şeyler için 159 tane kitap yazıyor.çiziyor, yayınlıyor, sen hala mutsuzum diye takılıyorsun.
peki bu ne demek ? bir bok demek değil afedersin. mutluluğu daha çok çalışmak, üzerine daha çok kazanmak, ve her anlamda daha çok elde etmek üzerine kurmuşuz.
rüzgar esse etkileniyoruz. etkilenmeyi geçtim, üzerine şiirler yazıp, tarihe geçiyoruz.
var aramızda bu tarz insanlar.
sevdiği kızı babası başkasıyla evlendirdi diye adam efsane oldu. var mı böyle bir şey ?
sen ne yaptın da efsane oldun demezler mi adama ?

demezler be gülüm.. o yürekle az bile olmuşsun derler en fazla.
çelişkiler ve ironilerle dolu bu yazıma son verirken ; dileğim o ki ; umutlarımızın bağlanacağı o sihirli anlara kadar sabredebilelim..

evet , üzülüyoruz, evet her şey elimizden kayıp gidiyor çoğu zaman, ve evet, evren başımıza yıkılırken ; saatler geri geri işliyor sanki..

lakin bir gün oluyor ; bir an ; hani derler ya ; güneş doğmadan önceki an ; en karanlık andır diye...

en karanlık anı dibine kadar yaşadıktan sonra güneş doğacak hesabı...

yani anahtar kelimeyi bana söylemek düşmez. nitekim kendisinden haylice yoksunum, bir o kadar da mutsuzluğum mevcut...

*
üzerime yapışıp kalmış olan ruh halidir.

huzurla yıkanmadıkça da bir bok değişmeyecektir.
umut sarıkaya' nın tespitlerinde gizli olan duygudur.

http://i25.tinypic.com/2817u40.jpg

http://i27.tinypic.com/1jpv2h.jpg

http://i27.tinypic.com/o6csoz.jpg

http://i29.tinypic.com/30cyjba.jpg

http://i32.tinypic.com/29auu0m.jpg

http://i31.tinypic.com/5a0xw5.jpg

http://i29.tinypic.com/alrgbt.jpg

http://i25.tinypic.com/2zf61au.jpg

http://i30.tinypic.com/2rq0i6b.jpg
olumsuzluk,kötü bir gün,sevgiliyle kavga etmek,anneyle kavga etmek, parasızlık vb sonucu bünyede oluşan hayattan o anlık soğutan çok pis bişeydir
insanın elini kolunu bağlayan,hiçbir şeyden zevk alamamasını sağlayan durum.
bazen sadece güzel bir gülüşe sahip fotoğrafa bakmaktır.
içindeki tüm arzularının, gururunla engellenmesi durumudur. başka hiçbir şeyin seni durdurmaya gücü yetmezken, gururun hiçbir şey söylemeden seni oturduğun yere mahkum eder, sakat bırakır, öldürür.
canı çıksın.

ama vallahi çıksın yani bu hissin. böyle gram gram mı çıkar kilo kilo mu? bilmiyorum. lan ne lanet bir şeydir bu sabah bir uyanıyorsun mutsuzsun, insan neden mutsuz uyanır ya?
yorgunlukla mutsuzluk arasındaki ince farkı görebiliyorum ve şu an zengin zenciler tarafından bir dönem dışlanan maykıl ceksın kadar mutsuzum yemin ediyorum.
öyle hani şehirden gitmelik mutsuzluk. ne bileyim hani beyaz peynirin tüm kahvaltı çeşitlerinden önce bitmesi gibi bir şey.
yaradan bana sahip çık yaradan vallahi yoruldum artık bu anlık hislerden.
insanın üzerine kene gibi yapışan bir bela.

(bkz: kene gibi yapışmak)
beşiktaş ile doğru orantılı olarak ortaya çıkan his.

insanı hayattan soğutup, ne halin varsa gör der gibi bir köşeye atar.
yaşam enerjisini bitiren iğrençlik hali.
çoğu zaman bir tercihtir. sike sike mutlu olunuyor. denemek lazım sadece.
kötü gününde yanında olmak istediğin kişinin, uzağında olma durumu.
olamamaktır.
yada olduramamak...
bir şeylerin ters gitmesi, istenilenin olmaması...
hayatın her anında var. çok sızlanmaya da gerek yok. muhakkak herkese uğramışlığı vardır.
daha çok durağanlıktan kaynaklanan mutluluk yoksunluğu. hareket berekettir demiş atalarımız. doğru düzgün mutsuz sporcu görmedim mesela ben. sigara ve alkole yüklenip mutsuzum diye ortalıkta dolanan çok adam var ama. forrest gump gibi sıkıldıkça ve mutsuz hissettikçe çıkıp koşun kendinize geldiğinizi fark edeceksiniz.
2-0 önde olduğun maçın 2-2 bitmesidir.
not:top çevirin arkadaş!
mutlu olmayı bilmemek, çabasızlaşmak ve sonra amaçsızlaşmaktır. bakın bakın ne anlatıcam...

mutsuzluk eylemsizliktir. sözlüğe entry girmemektir mesela. pencereden çıkartıp kafanı derin bir nefes almaya üşenmektir. saatlerce çişini tutmaktır. duygularından egon pahasına korkmaktır. bir filmi son dakikasına kadar izleyememe sabırsızlığıdır. "oyun burdan dönmez gg wp" deyip sur vermektir. kendinde kusur bulmayıp oyun sonu herkesi "bilerek beslemeden" raporlamaktır. üst üste sigara içecek kadar boş vakit yaratmaktır. çözümü seninle ilgili olmayan herşeye kafa yormaktır. yürümemektir. traş olmamaktır. gün ışığından kaçmak, bütün gün uyuyor olmaktır. her an bir sonraki anı düşünmektir. yaşamadıklarına üzülüp kendine ağlamak, başkalarını kıskanmaktır. kısaca yaşamamaktır...

tüm olanlar bir düşüncedir esasen. iyi düşünürseniz iyi olur biliyor musunuz? düşünceleriniz ne kadar güçlü farkında değil misiniz? bunu bir sabah programı sığlığında söylemiyorum. hayır, sabahları kalkıp güneşi selamlamanıza, ben çok güzelim, iyiyim ne kadar güzel bütünüm diye kendinize telkinde bulunmaktan bahsetmiyorum. zorunluluklardan kurtulmaktan bahsediyorum. sahtekarlıktan uzaklaşmaktan, umutsuz ve amaçsız yaşamdan kaçmaktan bahsediyorum. uyumak üzereyken "bu gün çok tatlıydı be" diyebileceğiniz anılar yaşamaya çalışmaktan bahsediyorum.

hayat çok güzel biliyor musunuz? gerçekler acıdır büyük bir yalandır! en çok kendinizi darlamaktan vazgeçin. insanları sevin, kediyi köpeği daha çok sevin. bitkilere çiçeklere doğaya yani tapın. işte gerçek orada bir yerde, kendi gerçeğiniz, kendi amacınız, kendi motivasyonunuz, kendi heyecanınız.

zorunluluktan uzak, sadece keyifle değil huzurla ve heyecanla yaşayın...
beklentilerin yerine gelmemesi yada tam olarak olmaması nedeniyledir.
ilk hafta 3-0 sivasspor'a yenilmek