pişman olmak

özür dilemek değil, ''affet beni'' diye
haykırmak istemekmiş pişman olmak,
gerçekten pişman olduğumda anladım..

(bkz: can yücel)
insanın özüne ters bir durumdur. zira her seçim bir kaybediştir aslında. seçilen yollar yaşamın gidişatını belirler, ne kadar kötü bir karar da olsa, ne kadar kötü sonuçlar da doğursa, gerek artık pişman olmanın hiçbir şeyi değiştiremeyeceği gerçeğinden dolayı, gerekse verilen kararın (başkasının etkisi altında kalsa da o kararı vermeyi o seçmiştir) kişinin yaşama bakış açısıyla doğrudan ilintili olmasından dolayı çok gereksizdir. pişmanlıklar, kişiyi geçmişin içerisinde yaşamaya iterken, bugününü ve geleceğini istediği şekilde yönlendirmesini engeller. geçmişten kaçmak gerekmese de, geçmişten ötürü pişman olmak da gerekmemektedir.
en büyük günah pişman olmaktır der çok ünlü bir abi bu eylem ile ilgili.
doğruluğu yanlışlığı tartışılır tabi ama hangimiz sarhoşken yaptığımız şeylerden ertesi gün pişman olmadık..
bir boşluk anında ani bir karar verip dönülmez yola girmektir.
kimi zaman gereken, kimi zaman da yakınından geçilmemesi gereken, bulunduğu ortamın şeklini alan akışkan eylem.