şapkadan babam çıktı

berkun oya'nın yazdığı haluk bener'in yönettiği trt eski trt'yken*, yani yeditepe istanbul, havada bulut, esir şehrin insanları gibi türk televizyon tarihinin açık ara en iyi dizilerini yayınlarken bizlere sunduğu türk televizyon tarihinin açık ara en iyi dizisidir*

şimdilerde krek'le çok popüler olan* berkun oya, o zamanlar da tiyatro yapıyordu. onlar yine ezeli kankası ali atay'la "op'la zo'nun dramı"nı yapıyordu, tek fark ziktiğiminin popülizmi onu vurmamıştı ve gereksiz gereksiz annem, bakkalım manavım onu bilmiyordu.

trt'nin zerre reyting kaygısı gütmediği dönemde yapılan bu müthiş dizinin sahneleri, müziği hala beynimde döner durur. şimdilerde tek bir tanesi bir dizinin lokomotifi olan süper oyuncular, o dizide yan roller bile üstleniyordu. kadrosunda müşfik kenter, ali atay, bennu yıldırımlar, fikret kuşkan, güneş berberoğlu, kerem ayabeyoğlu, neslihan yeldan, halit ergenç, kadriye kenter, ali sirmen falan vardı..

ne söylesem az.. ilk bölümünün ilk sahnesinde beni o zamanlar 13 yaşında olduğum halde olduğum yere çivilemişti. yıllar geçti unutmadım hiç.

ankara'ya bi daha ki gittiğimde mutlaka arşive gidip kopyasını isticem. vermezlerse almak için ne gerekiyorsa yapıcam.

dizinin jeneriğindeki şiirle veda ediyorum:

kalabalıkta kaybolan çocuklarız biz
aynalarda parçalanmış görüntüler gibi
kimsenin duymadığı bir şarkı söyleniyor şehirde
aceleci bir kuş geçiyor aramızdan
bizse yıldızlara bakıp hayat diliyoruz
ve tesadüfler gülüyor halimize
vesaire… vesaire… vesaire…