sıçtın mavisi

öğrencilik zamanlarımdan bildiğim mavidir. final zamanlarında karşılaşırsın genelde. sabaha kadar ders çalışırsın ama beynine girmeyen bir sürü boktan bilgi mevcuttur hâlâ ve neredeyse vakit kalmamıştır artık. sabahın ilk ışıkları ile birden gökyüzüne baktığında karşılaşırsın bu renkle.
gece boyunca ders çalışıp sabaha dogru hala bir şeyi bilmediğini fakedip basını havaya kaldırdığında ahanda sıçtın bir bok bilmiyorsun dediğin noktada gökyüzünün rengi.
2 gündür sabaha kadar sözlükte kalıp bişiler yazmkatan dolayı benimsediğim renk artık içimdeki karanlığın rengi siyah değil sıçtın mavisi dedirten olgu.
"tüm hocalarımın burdan allah belasını versin diliyorum" dedirten ruh haline bürünmemi sağlayan, son bir haftadır her gece gördüğüm renktir.
herkesin görmekten korktuğu o renk..
sınavın vardır , çalışmamış son güne bırakmışsındır.. işte o sınav öncesi son gecede, çalışırken bi an pencereden bakarsın.. ve onu görürsün. sıçtın mavisi bir gökyüzü!
sabah olmak üzeredir , sınav çok yaklaşmıştır..
bu ve bunun gibi nice durum , sabahı görmek istemediğin anda sabahın habercisidir sıçtın mavisi.. sıçtığının resmidir.
yetişmeyen projelerin, boktan geçen sınavların, uykusuz geçen gecelerin rengidir..
trafik canavarı, enflasyon canavarı gibi bir meret bu da. kendi elimizden gelmeyen, bizim yüzümüzden ortaya çıkan sorunun, bokun adı.
her öğrenciye nasip olan renk.gördüğünüz zaman kalp atışınız hızlanır, gerim gerim gerilmeye başlarsınız.zamanın daha da azaldığının farkına varmak beyninizi psikolojik olarak etkiler ve çalışacağınız konuya odaklanamazsınız.
şuan gördüğüm renktir.
bir türlü tanışamadığım renktir.
ne öğrencilikte ne sonrasında yaşamadım bilmiyorum. anlatın, güzel mi oralar...