siz ekrem dağ a layıksınız

bal yapmayan arılarımız q7, simao, almeida yı eleştirince duyduğumuz elit futbol yorumcusu eleştirisi. çok dokunmuştu o vakitler bana
genelde "veliler'e, ekremler'e layıksınız" şeklinde duyduğumuz yakıştırma. bunu diyenler, şu an layığımızı bulduğumuzu düşünüyorlardır muhtemelen.
genellikle rakibelerimizin yaptığı eleştiri. lakin bilmiyorlar ki; ekremlere değil, muhammedlere atınçlara layığız biz.
her "beşiktaş'ta iyi futbolcular bulunmalıdır, iyi futbol iyi futbolcuyla oynanır" görüşüne sahip olanı hemen "genç düşmanı" addedip, dinlemeden, anlamadan, vurun kahpeye filmindeki yobazlar misali linç etmeye alışmış fosiller bir de ne anlatmak istediklerini güntekin onay'dan dinlesinler: http://tinyurl.com/6pn29ch

öyle sözlük ortamında dönen ve sinirlerin bir noktadan sonra gerildiği tartışma entrylerinden, sinir ile yazılmış, işinize gelen bir cümleyi çekip alıp, onun üzerinden vurun abalıya rolleri oynamakla olmaz bu işler... bunlar basit insanların yapacağı şeyler... açıkçası çok şaşırtıyor artık beni kartal sözlük...

söyledim, yine söylüyorum... beşiktaş quaresma, almeida, fernandes, simao gibi futbolcularla avrupa'da tur atlama, galibiyet kazanma alışkanlığı edinmişti... birkaç sene daha devam edilebilseydi muhtemelen avrupa'da başarı gelecekti... beşiktaş'a 90'lı yıllardaki gibi "sadece fenere çaksın, cimboma soksun" gözüyle bakanlar ne demek istediğimizi halen ama halen anlamamakta ısrar ediyorlar... olsun, canları sağolsun...

umarım beşiktaş bu sene başarılı olur, çok başarılı olur... bu bizim yanılmamızdan daha önemsiz değil... daha önemli...
sonuçta ortak paydamız beşiktaş... beşiktaş'ın iyi olması hepimizi mutlu eder...
ağır küfürdür. adamı itin bokuna sokup çıkartır, yüz kızartır, sinirlenip kuzey gibi küfür etmeye başlatabilecek bir sözdür.


http://tinyurl.com/cuz3spa
buram buram kültür, seviye ve sevgi kokan son entry'den sonra artık bu soğumuş fikir çatışmasını kişisele indirip, şahsımın girdiği entryleri didik didik edip bire bir cümle ile başlık açacak diğer arkadaşlar anlamışlardır ki, ağzımızın payını aldık beyler. artık gerek yok, tamam. itin bokuna girdik. ağzımıza, elimize, yüzümüze, herbir yerimize verdiler.
ekrem reyizin gaziantepsora gitmesiyle havada kalacak, suçlama cümlesi.
(bkz: sırada ki gelsin)
bir taraftara yapılabilecek en büyük hakaretlerden ikincisidr birincisi (bkz:sabri sarıoğlu )
" samet aybaba'ya layıksınız" olarak güncellenmiştir. her zaman olduğu gibi, hırsızın hiç suçu yoktur. doğru olan tek bir görüş vardır ama buna katılmayan taraftarlar yüzünden beşiktaş bu durumdadır. yerseniz.
evet, hırsızın çok suçu vardır... doğru ya... bizler kartal yuvalarına girip geceleri forma, tozluk filan çalan bir gurup taraftar olarak hep haksızız... feda feda dediniz, gençler dediniz, samet aybaba dediniz, guti'nin, schuster'in başını yediniz... yetmedi quaresma'nınkini yediniz... koşan oyuncu, asker oyuncu dediniz, veli, ali, necip dediniz... sonra rüyalara daldınız, yeni bir ruh, "metin ali feyyaz" dediniz... dedik ki, olmaz dedik... rüyalara dalmayın dedik... bu adamlarda o vizyon yok dedik... "demiriörenci" olduk, "quaresmaspor"lu olduk, "yıldız delisi ergen" olduk...

ama sonra inandık... baktık ki ibrahim altınsay geldi... "genç oğuzhan" dedi, "genç macheda" dedi... dedik ki, ibrahim reyiz işi ele aldı, gitti genç oyuncunun kralının bulunabileceği en kral lig olan premier lig'i arıyor, tarıyor... iki tane tecrübeli, 3-5'te altyapıdan oyuncu ile harmanlayıp bize rüya bir genç takım yapacak... ama nerede?

feda projesinin beşiktaş'ı sıradanlaştırma projesi olduğunu biz en başından anlamıştık... ibrahim altınsay'ın başı yendi sonra, en iyi asker oyuncu ernst hakaret gibi kasımpaşa'ya kaptırıldı, quaresma evinde yatırılıyor, "gençleştirme-90 ruhuna geri dönme" maskesi altında taraftarı kandırdılar, gittiler feda tişörtlerinden gelen paraları uğur boral'lara, olcay şahan'lara, batuhan karadeniz'lere yedirdiler... siz de bunu yediniz işte! var mı daha ötesi? afiyet olsun...

"siz ekremlere layıksınız" cümlesinin "beşiktaş'ı sıradanlaştırma oyununa düşüyorsunuz" anlamı taşıdığını anlayamayacak kadar düz bakan bir güruha "ibrahim altınsay" anlatıyoruz... varın siz düşünün... sözlükte hiçbir şey değişmemiş arkadaş... hiçbir şey... ara ara açıp bakmama rağmen aynı beton zihniyetin yerinde öylece durduğunu görüyorum ya... ekrem-veli ikilisi gelse evimde beni tekme tokat dövse bu denli acımaz içim... quaresma başlığı altında bir hareketlenme var ama... çabuk hareketlendi dikkat edersen...

o işler öyle değil işte kardeşim! vıcık vıcık duygusallığınızın bir noktada başımıza iş açacağını biliyorduk yani... gerçek hayat öyle değil işte... adam gelir sana 3 milyonluk sow ile röveşata çakar, 3 sezondur quaresma'dan korkusuna beşiktaş sahasına geçemeyen kazma gökhan gönülle iki tane çakar geçer... eee! hayatın gerçekleri... futbol artık endüstri... bunu artık kabul edeceksin... bir eğlence, ego tatmin aracı... barcelona'nın elinden şampiyonlar ligi kupasını alan chelsea bunu 1 milyonluk oyuncularla değil, 50 milyonluk drogba ile yapar... 2x2=4 'tür arkadaşım... hepsi bu... hoşçakalın...
sözlüğe arada sırada bakıp çıkarakken edebiyat yeteneğini konuşturma ile laf sokanların en büyük iddiası. şampiyon olurken denizli ile; sevinmediniz mi acaba? erkam dağ ve serdar özkan vardı o kadroda?
o çok bilmiş yorumlarınızı o zamanda duysaydık ya?
iş kötü günde ortaya çıkıp laf etmekle olsaydı
bazen konular o kadar çarpıtılıyor ki neyi neresinden düzeltip nasıl anlatacağını bile şaşırabiliyorsun. o dillere pelesenk olan "linç kültürü" denilen şeyi yapan yok mu taraftarımız içeriside? evet var. ama bu adamlar sanılandan çok daha az. yıldız oyuncuya karşı durmayı bir tür marjinal tavır olarak gören bir kesim bu.

bunun dışında "linç kültürü" ile itham edilen önemli bir kesim ise aslında bu suçlamayı cidden hak etmiyor. kendim üzerinden örnekleyecek olursam benim için önemli olan şey futbolcunun takıma sağladığı faydadır. kimi futbolcu bunu çok koşarak yapar kimi futbolcu ise daha az koşarak/mücadele ederek yapar. sonuç itibari ile takıma faydalı ise gerisi teferruattır benim için.

bu açıdan bakıldığında ne ben ne de "sözlük" adı altında itham edilen pek çok arkadaşımız hiç bir zaman "ernst gitsin veli oynasın yea" demedik. bunu iddia eden kim varsa olayı çarpıtma çabasındadır bu gayet net.

bunları quaresma'nın takımda kalmasını isteyen biri olarak söylüyorum. öyle uzaktan "kafanız basmıyo olm sizin" deyip sonra "ben lafımı ortaya koydum, isteyen alır" türevinden söylemlerle çekip gitmekse beşiktaşlılık, eyvallah, siz beşiktaşlılığınıza devam edin.

biz de yolun bundan sonrasına "ekrem dağ"larla devam edelim.
öz kaynak diyen, genç oyuncu diyen yazarlar ile taşak geçmeye çalışan aklı evvel sözü. ekrem dağ gaziantepspora gitti, gençler takımda yer buldu. eleştiri yapanlar ortada yok.