slaven bilic

  • /
  • 72
bazen çok sinirlenen ama genelde içine atıp da "ulan şu maç bitsin sana gösteririm" modunda maçı izleyen teknik direktörümüz.
aklında oluşturduğu sabit kadroyu oynatmayı seven, pedro franco ve kerim frei gibi genç oyuncuları kazanmak için gerekli yerlerde oyuna dahil etmeyen hocamız.
kariyersiz, yetersiz ve basiretsiz hoca. adamın ne futbolcu olarak ne hoca olarak hiç bir kupası, hiç bir başarısı yok doğru düzgün ,yani hiç bir şey başarmamış, görüldüğü üzere bu potansiyeli de yok.hani önder efendi diyordu ya başarmış kariyerli, ya herkes tarafından başaracağına inanılan. bu adam hiç bir kritere uymuyor maalesef.
hep aynı format, hep aynı 11, hep aynı değişiklikler. siz bakmayın fikret başkanının motivasyon açıklamalarına , umarım sezon sonunu görür ama o bile zor .
4-5-1 formatından ve karaktersiz oyuncularından vazgeçemeyen çapsız. ulan sen kim beşiktaş kim? ama sorun sende değil, seni teknik direktör yapan futbol cahili fenerli adamda. ikinizde acilen defolup gidin. adama bak , bir anasını sikmediği fernandes halen ilk 11'de forma veriyor. sen ne adaltesiz, ne karektersiz, ne adi bir adammışsın. yazıklar olsun sana. takımın içine ettin be adam. oyuna bakıyorum kötü, oyuncular bakıyorum kötü, bir maçta ben bir 4-4-2 deneyim der insan. yaptığı transfer eneramo, işte adamın vizyonu bu. kimse para yoktu falan demesin, harcanan paralar ortada. 36 yaşındayım bu kadar çapsız bir adamı ilk kez görüyorum. halen bu çapsız adam ile sözleşme uzatmak isteyen fikret ormanı'ın da akli dengesinden şüphe etmeye başladım.
gitsin gitar çalsın amk.

çapsız hoca.
bakmak ve görmek farklı şeylerdir sözünün cuk diye oturduğu hoca. kadro seçimi ve oyuncu değişiklikleri bunu destekliyor zira.
taraftarın puan kaybına tahammülü olmadığını bile bile, maç sonu "adil" oyundan bahseden teknik adam. oyuna müdahelesinin ve taktisyenliğinin yetersiz olduğunu ilk yarı boyunca yeteri kadar ortaya koymuştu zaten de şu açıklama nedir allasen? dalga mı geçiyorsun? açıklamanın meali şu, "biz buraya beraberliğe geldik". açın haberleri okuyun, oyuncuların da görüşleri aynı şekilde. hangi kulübü çalıştırdığının farkında olmayan bir hocanın oyuncuları motive etmesi mümkün değil. terim'in de misal taktisyenliği rezalettir fakat motivasyon konusunda dünyada ilk beşe girer. bilic'in idman bilgisi dışında - ertan hatipoğlu'ya güvenerek- ışık veren bir yeteneğinden bahsetmek zor.

sahada yetersiz bir takım var evet ama ondan evvel sahada motivasyonu düşük bir takım var. bu takım nasıl başarılı olacak peki?
takım mağlup olmadığı zaman başarı sayan, küçük takım hocası. ulan burası beşiktaş. hajduk split değil.
yine taraftarın sövdüğü adam. doğru düzgün futbolcu yok takımda. hala çıkmış "fernandes niye kadroda?" diyorlar amk. muhammed demirci, ronaldovari saçlarıyla kesin söküp alırdı üç puanı. bilic gitsin mourinho gelsin bu seneki kadroyla bundan iyisi olmaz. stad bitip doğru düzgün transferler yapılana kadar takımdan büyük beklentiniz olmasın.
takımda kızılması gereken son kişidir.

ayrıca beşiktaş futbol takımının dünya çapında tanınan 2 isminden biridir.

hani çap konuşulacaksa bu adam dünya çapında.
#333793'e ek olarak;

kafasındaki kadroyu* silip, yeni bir şeyler denemeye başlaması gereken teknik direktörümüz. farklı alternatifler, farklı oyun sistemleri, farklı hücum ve savunma stratejileri gibi.

aksi hâlde, saplanıp kaldığı tercihlerin içinde yitip gidecek gibi geliyor bana.
bugünkü tercihleriyle ve maç sonu konuşmasıyla beni hayal kırıklığına uğratmış çalıştırıcı. takımda değişiklik yapmayışı, sanki saldım gitti tavırları, 1 puana razılığı, hevessizliği beni biraz şaşırttı. hani şu transfer dönemi, olaylı maçlar, cezalar derken biz yıprandık, sanırım onda da başlamış bir hevessizlik var. motive olmak şart gözüküyor, bir an önce bir şeyler yapmalı kendileri. tamam olay şampiyonluk falan değil gerçekçi bakarsak, ama elinden geleni yapan bir teknik direktör ve takımla en azından şu avrupa yolunu bir görürüz, göremesek de alkışlarız.
25 ocak 2014 trabzonspor beşiktaş maçındaki kadro tercihi ve fernandes ısrarını çözemediğim teknik direktör. onu çözmeye çalışırken hala kendisine ona sevgim ve saygımdan ötürü devre arasını bekledim takıma müdahale eder, oyuncu değiştirir falan diye ama yok o illa sevgiyi, saygıyı bir kenara bırak ana avrat söv diye ısrar etti bana.
ne yaptığı belli olmayan teknik direktör. erciyes maçı* 11'inde fernandes ve gökhan töre oynuyor. kerim frei'ı oynatirsa ölecek. fernandes mevzusuna gelmiyorum bile.
takımı 3 farkla öndeyken bile elindeki yeteneklere şans vermeyen teknik direktör.
kerim ve ömer ile kan davası yaşayan hoca.
başka açıklaması yok.
oyuncu değişikliklerinde ciddi sorunlar olan hoca.

kerim frei gibi süratli bir oyuncu varken kenarda almadı. hadi tamam anladık adamı oynatmak istemiyorsun kabul niye hiçbir meziyeti olmayan holosko'yu alıyorsun oyuna?

yine mustafa pektemek aşkı tükenmek bilmiyor. pektemek resmen yeteneksizin teki. neden ısrarla oyuna giriyor? ömer şişmanoğlu nerede?
tek kötü yanı bizim gibi tezcanlı olmamasıdır.

kerim frei gibi (nispeten) potansiyelli oyuncuyu oyuna almak yerine, şuanda beşiktaş futbol takımından lisansı olan futbolcular arasında en çok gol atmış ve daha genç sayılabilecek bir yaşta olan filip holosko'yu kazanmaya çalışması,

veya

ömer şişmanoğlu yerine ciddi anlamda kendisini gol atmak için heba eden ancak telaşından ve günden güne büyüyen stresinden dolayı bambaşka bir futbolcuya dönüşmüş mustafa pektemek'e yanında olduğunu, ona inandığını göstermeye çalışması,

veya

3-0 öndeyken yenilen (kendisinin hiçbir suçu olmayan) saçma sapan, talihsiz iki gol sonrası oyunu okuyamamakla suçlanmasına ve kötü hoca olarak değerlendirilmesine sebep olmamalıdır.
benim için olumsuz tek yanı mustafa pektemek ısrarı olan hoca.
taktisyenlik ve oyunu okuma konusunda gerçekten vasat bir teknik adam.

beşiktaş'ın bu sene geniş bir oyunu var. geniş oyunu oynamanın olmazsa olmazı oyuncuların dribbling ve orta açma meziyetleridir. gökhan töre, atiba, fernandes, oğuzhan bu oyunu kotarabilecek yapıda oyuncular. bilic bu oyunculardan vazgeçmediğine göre, takımı geniş oynatmakta bir mantık hatası yok. ancak ne zaman ki holosko, mustafa pektemek oyuna giriyor o dakikadan itibaren sıkıntılar yaşamaya başlıyoruz istisnasız her maç. çünkü iki isim de dar alan oyununa uygun yapıda ve bilic bu oyuncularla geniş oyun oynamaya devam ediyor. bir de üstüne kendine güvenmeyen muhammed'i ekleyince topu ileride tutma konusunda facia yaşıyoruz resmen. taktisyenliğin sadece diziliş meselesi olmadığını casual seviyesindeki her futbolsever bilir -bilhassa fm oyuncuları- ancak bilic bunun farkında mı, inanın emin değilim.
mevcut yedeklerimizin hiç biri iyi olmadığı için çokta üzerine gidilmemesi gereken hocamız.
  • /
  • 72