avcarlıçürük

Durum: 13442 - 0 - 0 - 0 - 26.07.2015 22:15

Puan: 86062 -

8 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 673

gazi mahallesi

http://alinteri.org/gazi-de-polis-teroru-suruyor-guncelleniyor.html

aziz yıldırım'ın üslubunu ben 15-16 yaşında bıraktım

https://twitter.com/medyabesiktastv/status/493621464395177984

luiz rhodolfo

(bkz: luiz rhodolfo)

bir kişi de dememiş ki "ne zamandan beri futbolcuların sadece soyadıyla başlık açıyoruz?"
ben bakmayalı çok değişmiş buralar.

beşiktaş taraftarının bölünme eşiği

sıfıra yakın bir noktadadır.

slaven bilic

hak ettiği güzellikte uğurlanmıştır. yaşattığı tüm güzellikler için eyvallah. yolu açık olsun.

taksim meydanı

duman grubunun solisti olarak tanıdığımız kaan tangöze'nin gezi direnişi'nde kaybettiklerimiz için yazdığı şarkı.

https://www.youtube.com/watch?v=ıorjc5k8wuw

ona küçük süprizler yap

iyi bok yedin

süleyman seba gibi uğurlanmak istiyorum

onur afacan

kanser denen belanın genç yaşta aramızdan aldığı abimiz. çok acı çekti, huzur içinde yatsın. ve lütfen artık beşiktaş kanseri demesin kimse.

kartal sözlük 2015-2016 dönemi moderatör seçimleri

ünlü filozof herakleitos'un da " değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" sloganıyla desteklediği seçimler. adaylara başarılar ve şimdiden kolaylıklar diliyorum.

geleneksel beşiktaş futbol takımı puan kaybetme dönemi

anam avradım olsun burası istanbul

https://twitter.com/ozanarifoglu/status/580436535075553280

21 mart 2015 kasımpaşaspor galatasaray maçı

22 mart 2015 fenerbahçe beşiktaş maçı

ne yazık ki kazanacağımıza dair zerre umut beslemediğim karşılaşma. son iki brugge maçında * * oynadığımız gibi oynayacaksak 3-4 tane yer otururuz. umarım yanılırım.

20 mart 2015 fenerbahçe ülker ea7 emporio armani milano maçı

ilk yarısı 42-45 milano üstünlüğüyle tamamlanan karşılaşma.

19 mart 2015 beşiktaş club brugge maçı

sonu belki de baştan yazılmış bir eşleşmenin finali.

https://vine.co/v/oyzt6wevtby

19 mart 2015 alba berlin galatasaray liv hospital maçı

taraftarın çıkardığı olaylar nedeniyle 1 saat gecikmeli başlayan karşılaşma.

19 mart 2015 beşiktaş club brugge maçında skor 1-1 olunca kendi futbolcusunu yuhalayan taraftar

söz konusu maç özelinde, bana göre kızılacak en son kişilerdir. ben ki taraftarın bu tavrına her fırsatta isyan ederim, şu maçta olanlar yüzünden kimseye kızasım gelmedi. öncelikle, taraftar profilindeki ve ruh halindeki bu bozulma yeni değil, yıllara yayılmış bir sürecin sonucu. dün oraya 70.000'e yakın insan gelmiş, farklı kesimlerden, farklı şehirlerden. ben gidiş-geliş toplam 6 buçuk saatimi harcadım o maça gelebilmek için. bir sürü insan bi' dünya çile çekti. tüm bunlar kimseye, bir insanın ölmüş annesine sövme hakkı vermez, evet. ama olimpiyat stadı gibi bir ortamda da 70.000 insanın tepkilerini kontrol altına alamazsın. orası inönü değil, beşiktaş kapalısı değil. akatlar'da olsa susturursun, inönü'de olsa susturursun ama orada, doğu-batı karşılıklı tezahürat yaparken doğu'nun sesinin karşıya 5 saniye sonra ulaştığı bir yerde hiçbir şeyi kontrol altına alamazsın. insanlarla ilgili çok fazla beklentiye giriyorsunuz. şöyle bir dönüp ülkeye bakarsanız, beklediğiniz şeyin hayal olduğunu görebilirsiniz. futbol her zaman ülkede olan bitenin bir aynası oldu. şu anda da öyle. oraya gelen çoğu kişinin şu boktan ülkede, boktan hayatta tutunduğu tek dal beşiktaş. hayatta kendisini mutlu eden tek şey. bu şekilde sevmek, zaten kontrollü yapılabilecek bir eylem değil. o kadar büyük bir kitleden, ortak bir akıl, mantık ve kontrol bekleyemezsiniz. artık biraz da insanları o noktaya getirenleri sorgulayalım, biraz da onlar baskı altında hissetsin kendini ve çıkıp yüzsüzce "taraftar hayal kırıklığına uğrattı" demek yerine sorumluluk alıp özür dilesin. hatalarını kabul etsin ve bunlardan ders alsın. biz onca çileyi göze alıp, 3 saatlik uykuyla işe gelip 3 kuruş için kendini paralayan insanlarız. biz zaten bugünlere gelene kadar ne ayıplara ne vefasızlıklara imza atmışız ama çuvaldızı da kendimize hep batırmışız. biraz da tepkiyi görenler dönüp baksın kendine.

"bilge bir kuş gökyüzünde
bak ne diyor son sözünde
yıkılma öyle"

ama yıkılıyorlar. daha taraftar tepki göstermeye başlamadan önce dağılmışlardı zaten. maç öncesi, stat çevresindeki meşale şovunu gururla paylaşıp, maç sonrası aynı taraftara trip atamazsın. biz onlarla, hayatımızda kimseyle kolay kolay kurmadığımız empatiyi kuruyoruz. onlar da birazcık taraftarı anlasın bi' zahmet artık.

servet dündar

maalesef hayatını kaybetmiş...

http://tr.eurosport.com/futbol/besiktas-in-genc-kalecisi-servet-dundar-hayatini-kaybetti_sto4633143/story.shtml

edit: https://twitter.com/haberkartali/status/575248775465295872
  • /
  • 673
  • /
  • 105

beşiktaş'tan ayrılan futbolcuların gittiği takımlarda dikiş tutturamaması


ona küçük süprizler yap


geleneksel beşiktaş futbol takımı puan kaybetme dönemi


beleştepe kolektifi gecekondu mahallelerine yardım kampanyası


vurmayın adam öldü


sa


radamel falcao


kartal sözlük 2014-2015 sezonu kombine organizasyonu


bu formayı taşımak


19 haziran 2014 real madrid barcelona basketbol maçı


biz paralelci değiliz


world cup 2014


bilal'e anlatır gibi anlatmak


12 nisan 2014 real madrid almeria maçı


12 nisan 2014 beşiktaş if rh gaziantep basketbol maçında açılan pankart


futbolda elle asist yapmak


füzel selami


bizi öldüremezler bizi öldüremeyecekler


maçların saha içinde oynanmadığı bir ortamda teknik taktik konuşmak


orhan övet


  • /
  • 105
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 13442

beşiktaş taraftarı

yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış besteler söylemek konusunda günden güne uzmanlaşan taraftar. istediğiniz kadar muhalefet edin, bu gerçek değişmeyecek.

slaven bilic

"eleştiri" ile "itin kıçına sokma", "kuyruğuna teneke bağlama" arasındaki ayrımı yapamayan taraftarların gözler önüne serilmesine sebep olan hoca. öncelikle geçen sezonun 14. haftasına bakalım: liderin 26 puanı varmış. bugüne dönelim: lider fenerbahçe, 35 puanda, beşiktaş ise 26. yani geçen sene başarı gibi görünen şey, rakiplerin saçma sapan maçlarda yaptığı saçma puan kayıplarıydı. defalarca elimize fırsat geçmesine rağmen, o kayıpları değerlendirememiş, biz de puan kayıpları yapmıştık. şimdi ise tam tersi, yine puan kaybı yapıyoruz ama yukarıdakiler de haftalardır puan kaybetmiyor. ha ayrıca, madem o kadar istatistik meraklısıyız; bilic'in beşiktaş'ı 8 maçtır (vurgula: yenilmiyor)? hani aybaba döneminde böyle şeylerle avunuyordunuz ya. bir de şu var, dün twitter'da yazılmıştı:

-- alıntı--

galatasaray, stad yapma aşamasında olimpiyat'ta oynadığı yıl terim'le küme düşüyordu neredeyse. beşiktaş, üstüne bir de haftalardır seyircisiz ve şu an üçüncü.

-- alıntı--

hiç mi ders alınmaz arkadaş, hiç mi. geçen sene, sorumluluk almaktan bile aciz bir adam vardı ve onu bilic'le kıyaslayabiliyorsunuz. pes. uzun vadeli bir yapılanmadan söz eden adamla ilgili, daha 1 yıl bile geçmeden ağır yargılara varanlar var. uzun vadenin sözlük anlamından bihaber olabilir misiniz? aklınızca aşağılamaya çalıştığınız o adam, futbol aklı ve bilgisiyle şu sözlükteki herkesi 10 kere cebinden çıkartır. ya bu kör fanatizm bazen gerçekten midemi bulandırıyor, başta futbol olmak üzere her şeyden soğuyorum bir anda. tamam lan tamam, beşiktaş taraftarı en iyisini bilir. herkesten iyi bilir. o yüzden bugüne kadar "siktirsin gitsin!!!" dediği bir sürü kişi için sonradan pişman oldu. o yüzden o kişiler gitse bile değişen bir şey olmadı. o yüzden her gidenin ardından sil baştan sayfa açıldı ve beşiktaş hep yerinde saydı. böyle devam edin, adam yiyerek beslenin çünkü beşiktaş'ı en çok siz seviyorsunuz. sizden başka kimse futboldan anlamıyor. tamam.

kartal sözlük v6 için ne dediler

"v5 ile çok güzel günlerimiz oldu. asla unutmayacağım ama çocuklarımın geleceğini düşünmek zorundayım, bu nedenle gs sözlük'e gidiyorum."

david hawkins

kartal sözlük

herkesin istediği konuda yazma özgürlüğüne sahip olduğu sözlük. formata uygun olmak şartıyla tabi. bu konuda zaman zaman, gerek burada gerek (vurgula: diğer sosyal mecralarda) acımasız ve haksız eleştiriler görüyoruz. bu nedenle, özellikle yeni gelen arkadaşların da görmesi açısından, her fırsatta bunu vurgulamakta fayda görüyorum. yeri geldiğinde, başka sözlüklerde yer alan eleştirilere, o sözlüğe yazdığım entry ile cevap verdiğim de oluyor. diyeceğim, kartal sözlük hakkında yapılan haksız ve gereksiz eleştiriler, genel bir sorun. dünya kendi etrafınızda dönüyormuş gibi bir algıya kapılıp da her söyleneni üzerinize alınmanız, anlamsız didişmelere ve diğer yazarların sıkılıp gitmesine sebep olmaktan başka bir işe yaramaz. burada moderatör sıfatıyla yazan biri olarak, yanlış anlaşılan veya tam olarak anlaşılmayan konulara, her fırsatta açıklık getirmeye çalışıyorum. bu konu da onlardan biri.

(bkz: bir lafı nerenden anlarsan laf orana girer)

faşizm

anlamının çoğu kişi tarafından tam olarak bilinmediği ortada olan kavram. bazıları sanıyor ki "faşizm işte hitler falan yea filimlerde falan izlediydik hep.." bu algının sebebi de asıl görevi insanları bilgilendirmek değil onların bakış açılarını yönlendirmek olan medya. faşizm, öyle hitler veya bir başka diktatörün yaptıkları ile sınırlanabilecek bir şey değil. yıllardan beri hayatımızın içinde olan bir şey aslında. böyle bir düzenin içinde dünyaya gelince size normal geliyor olabilir. ama;

-ne içeceğine,
-ne giyeceğine,
-ne konuşacağına,
-nasıl davranacağına,
-nasıl düşüneceğine,
-neyi izleyeceğine,
-nereye gideceğine,
-neye inanacağına,
-neyi kutlayacağına,
-yatak odanda ne yapacağına

ve daha bunun gibi pek çok şeyden en az birine senin yerine başkalarının karar verdiği bir düzen varsa, orada faşizm vardır. insanları eğitmek, bilgilendirmek yerine yasaklar ve baskı yoluyla onları yıldırma yöntemine başvurulan her yerde faşizm vardır. örnek: trafik cezaları. kamu spotu diye bir şeyin var olduğu ülkede faşizmin olmaması zaten söz konusu olamaz. kamu spotu ne lan? 3 yaşında çocuğa anlatır gibi, sigara şöyle, alkol böyle, çocuğunu şu saate yatır, onu öyle yap, bunu böyle yap... hangi demokrasi sana insanların hür iradesine karışma hakkını verir ki? "3 çocuk yap", "sevişmek kültürümüzde yok", bunlar var bir de. yatak odamıza kadar giriyorlar ama faşizm yok, "radikal grup" terörü var, değil mi? işte daha ilkokuldan itibaren insanlar biat etmeye yönlendirilince tüm bunları normal zanneden bir halk çıkıyor ortaya. devletin halka hizmet için değil halka hükmetmek için var olduğunu ve bunun adının da cumhuriyet olduğunu sanan bir halk. "polis terörü" deyince "sus, terbiyesiz! polise terörist denir mi hiç? terörist misin sen?" diyen bir yığın. televizyon izlemeyi şöyle en az 1 aylığına bıraksanıza, bir şey deneyeceğim.

beşiktaş taraftarı

yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış besteler söylemek konusunda günden güne uzmanlaşan taraftar. istediğiniz kadar muhalefet edin, bu gerçek değişmeyecek.

28 haziran 2013 lice kalekol protestosuna saldırı

gerçekten büyük tahrik var. halk çok yanlış yapmış: https://twitter.com/adnan_bilen/status/350634667755569153/photo/1

hepimiz cengiz'iz hepimiz türküz

söz konusu şahıs;

-öldürülmeden önce defalarca kez tehdit edildiyse,
-bu tehditler, özellikle ermeni meselesiyle ilgili söylemlerini/yazılarını hedef alıyorsa,
-tüm bu tehditler nedeniyle koruma tahsis edilmesi gerektiği halde korunmadıysa,
-üstüne bir de basın-yayın organları tarafından ırkçı manşetlerle hedef gösterildiyse,
-başına gelecekleri, kendisi dahil herkes bildiği halde devlet tarafından buna göz yumulup çanak tutulduysa,
-olayın failleri ile emniyet yetkililerinin kankalık ilişkisi içinde olduğuna dair kanıtlar varsa,
-kısacası, bu kişinin türk ve ülkücü olması ile doğrudan ilişkili bir cinayet söz konusuysa,

elbette ki söyleyebiliriz bu sözü. ancak şu ana kadar bu tarz bulgular görebilmiş değiliz. allah rahmet eylesin.

sözlükteki oy kıtlığı

sebebini bir türlü anlayamadığım kıtlık. yahu beğendiysen artıya, beğenmediysen eksiye, "ne diyo lan bu?" diyorsan da enteresan butonuna bas. bu kadar zor mu? yazılan bir şeyi beğendiği veya yazılanla aynı fikri paylaştığı halde oy kullanmayan bir sürü yazar var şurada, eminim bundan. "sözlüğün kalkınması için yapılması gerekenler" tarzı başlıklara satırlar dolusu yazı yazmaktan daha az zaman alır ve yazarları motive eder, yazma isteğine katkıda bulunur. biraz basit düşünün. sonra diğer aşamalara geçeriz gerekirse.

edit: ibret olsun diye bu entry'yi eksileyen arkadaşı tebrik ediyorum, güzel mizah. *

28 haziran 2013 lice kalekol protestosuna saldırı

gelişmelerin, bizzat bölgede yaşayanlar tarafından aktarıldığı olay. yani bilgiler gayet sağlıklı, en azından buraya yazılan bilgiler. köylünün engel olmak istemesiyle ilgili de şöyle bir alıntı yapayım:

alıntı-1: ortada bir barış sözü var. tehlike yok, askerin küçücük kızlara tecavüz ediyor, güven yok, sen karakol yapmaya devam ediyorsun.
alıntı-2: devlet pkk'nın meşruiyetini hemen hemen tanıyarak müzakare etti. elbet bölge insanının karakollarla ilgili söz söyleme hakkı olacak.

ve son bomba: http://www.radikal.com.tr/turkiye/lice_kaymakami_konustu_vurdularsa_birbirlerini_vurdular-1139583

hiç mi tanıdık gelmedi? ethem sarısülük? "kafasına taş gelmiştir"? "taş atmıştır"?

yapmayın bunu. asker, halkın üzerine yasal mermi ile ateş açtı ve hâlâ "ama..." ile başlayan cümleler. taksim gezi parkı direnişindeki şiddeti meşrulaştırmaya çalışmakla, şu tavır arasında hiçbir fark yok. iki insan öldü orada.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.