barcelona kartali

Durum: 1158 - 16 - 1 - 0 - 17.01.2018 21:27

Puan: 10864 -

3 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 58

17 ocak 2018 osmanlıspor beşiktaş maçı

15 dakika dayanabildigim mac.

bu sezon en azindan 4. olup avrupa ligine gitsek de uefa puanlarindan geri kalmasak. ilerleyen yillarda kura avantaji saglamak icin onumuzdeki sezon en az 15-16 puan toplamak lazim orada.

nasil olacak hic bilmiyorum...

cyle larin

adini ilk kez duydugum ve derdimize kesinlikle care olmayacagini dusundugum futbolcu.

ligimizde ve ozellikle sampiyonlar liginde basari pepe, adriano, babel, sosa, quaresma, gomez vb. oyuncularla gelir. surada bir kac sezon oncesinde beyoglu yosmalari da sampiyonlar liginde ve yerel ligde yaptiklarini drogba, sneijder, muslera gibi oyuncularla yaptilar.

futbolda basari, futbolun ust seviyelerini oynamayi bilen adamlarla elde edilir sevgili arkadaslar. larin vb. oyuncularla deneme-yanilma yoluna bas vurarak elde edebileceginiz tek sey 6-7 yilda gelen sampiyonluklar olur.

hadi bu sezondan zaten gectim de bu transfer duzeniyle onumuzdeki en az 2-3 sezondan daha vazgecmis oluyoruz.

neyse, haberler dogruysa gecmis olsun...

domagoj vida

sosyal medyanin fetocu orospu evlatlari tarafindan aglama duvarina cevrilmesine sebebiyet veren yeni stoperimiz.

28 aralık 2017 beşiktaş osmanlıspor maçı

4-1 kazanarak turu kolayladigimiz mac. cok ters isler olup ankara'da en az 3-0 kaybetmezsek ceyrek finale cikacagiz.

28 aralık 2017 beşiktaş osmanlıspor maçı

ilk yarisini negrego ve osmanlispor'un kendi kalesine attigi gollerle 2-0 onde biridigimiz mac.

27 aralık 2017 fenerbahçe istanbulspor maçı

pavali got oglanlarinin 2. lig takimina tam kadroyla 80. dakika civari ilk golu attiklari mac. aglamalari durur her halde. onun bunun cocuklari.

emre bol

yayinda eline bir vida alip "besiktas ancak bu vidayi alir" diye dalga gecen mal.

simdi anana ya da karina hediye edebilirsin o vidayi. ne yapacaklarini onlar bilirler.

27 aralık 2017 fenerbahçe istanbulspor maçı

ovospu evladi anasini siktigimin pavali kopeklevinin her yerde besiktas, tiner diye aglamalarina sebep olan mac.

tiner sensin tenekesi de ananizin amina girsin ovospunun cocuklavi.

24 aralık 2017 kayserispor evkur yeni malatyaspor maçı

kayserispor'un kapanan rakibi bir turlu acamadigi mac oldu. nasil guzel miymis?

arda turan

dedikodudan oteye gecip ciddi ciddi transferi konusulan oyuncu. bizimkiler ne yapmaya calisiyorlar gercekten anlmasi guc. allah sonumuzu hayir etsin.

24 aralık 2017 galatasaray göztepe maçı

bizim vurdumduymazlarin izleyip izlemedegini merak ettiren mac.

23 aralık 2017 demir grup sivasspor beşiktaş maçı

2-1 maglup oldugumuz mac. oynayacaginiz oyunun dinini imanini kitabini sikeyim. lig biter bu macla. artik sezon sonuna kadar kanattan rahat rahat orta yapabilirsiniz.

hepinizi ayri ayri tebrik ederim.

23 aralık 2017 demir grup sivasspor beşiktaş maçı

66. dakikasi itibariyle pek de galip gelmeye niyetimiz varmis gibi oynamadigimiz mac. hatta sivas arada sikistirirsa ligin ilk yarisini liderin 6 puan gerisinde kapatiriz. takimimiz da guzelce rahatlar.

domagoj vida

hadi hayirli olsun. pepe ile birlikte turkiye liglerinin gordugu en iyi tandemlerden biri olmasi dilegiyle.

yeni yuvana hos geldin.

devre arasi transfer doneminde 3. bolgede pas trafigini saglayabilecek bir forvet arkasi da alinirsa yeme de yaninda yat. bakalim kimler gelecek kimler gidecek.

gürcan bilgiç

besiktas'in lider ciktigi sampiyonlar ligi grubu icin "takimlarin hic biri sampiyonlar ligi ayarinda degildi" seklinde bir cumle kuran pavali ovospu evladi.

ulan fanatiklikten gozu kor olmus got oglani, vardar mi sampiyonlar ligi ayarindaydi?

lan herifler 2 senedir futbol diye bir sporun varligini bile unutmuslardi hakem iteklemeleriyle 3-5 mac kazandilar diye girdikleri yerden yine ciktilar.

merak etmeyin ikinci yarinin ilk haftalarinda yine girersiniz ananizin amina.

ovospu evlatlavi sizi...

ali ece

pavali ovospu evlatlavinin elinde olan kerhane kilikli bir basin-yayin organindan got oglaninin tekini elestirdi diye isine son verilmis spor yazari.

ahmet ercanlar denen gotten cikmaya kimse bir sey demez. neden acaba?

nkfvas

23 aralık 2017 demir grup sivasspor beşiktaş maçı

kar, kis, soguk, rakip kapaniyor demeden 1-0 da olsa kazanip ligin ilk yarisinin sonu itibariyle yukariya mumkun oldugunca yakin kalmamiz gereken mac.

ligin ikinci yarisina antalya, bursa ve konya deplasmanlariyla baslayacagiz. bu uc takimin da bize karsi varini yogunu ortaya koyacaklarini dusunursek puan kaybi hakkimizi bu deplasmanlardan birinde kullanmamiz daha akilci olacaktir.

gs kaos icinde, basaksehir'in ne halt edecegi belli degil. geriye sadece pavali ovospu evlatlavi kaliyor onlarin rakiplerinin de gotu basi oynamaya basladi yine. karabuk 5 as futbolcusunu getirmedi. sivasspor baskani bu ovospu evlatlavinin kendilerine patlamasindan korktugunu falan soyledi. ztk kuralari cekildi ne hikmetse yine bu pavali ovospu evlatlavi 3. lig takimi cekti ve istanbul disina bile cikmayacaklar.

sorarlarsa besiktas'in tupcuye borcu var dersiniz pek sayin anasini siktiklerim.

konu nereden nereye geldi. neyse bahane falan olmadan galip gelmemiz gereken mac iste. aralik ayinda sivas soguguna yenimezsek oyle de olacagini dusunuyorum.

17 aralık 2017 beşiktaş osmanlıspor maçı

5-1 galip geldigimiz mac. son saniyede bir de gol yemeseydik iyiydi. neyse nazar boncugu olsun.

onumuzdeki hafta da kazanip ligin ilk yarisini zirveye olabildigince yakin bir yerlerde bitimemiz lazim keza artik kazaya yer yok.

17 aralık 2017 beşiktaş osmanlıspor maçı

33. dakikada babel ile 1-0 one gectimiz mac.

17 aralık 2017 beşiktaş osmanlıspor maçı

bu takima bu kanada inip orta yapma taktigini kim ogretiyorsa istinasinz anasinin ta amina koyayim. 15 dakikada icim sisti. sulalesini sikeyim oynayacaginiz oyunun.
  • /
  • 58
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1158

kartal sözlük

en popüler sözlük olan ekşi'de yazar olsam bile girmeyi ve günde tek entry de olsa yazmayı asla bırakmayacağım, kendimi evimde hissettiğim, sık kullanılanlar çubuğumda en asil logoya sahip interaktif sözlük.

ne kadar beşiktaş'lı varsa gelmeli. buradaki insanların hepsi kendi dilinizden konuşan insanlar. çoğunlukla aynı şeylere üzülüp, aynı şeylere sevindiğimiz insanlar.

rağbet görme konusuna girersek; bana göre en büyük nedeni burada tartışma olmaması. herkes beşiktaş'lı olduğu için kimse kimseyle uzun uzun atışmalara girmiyor. düşmanlık olmadığı için insanlar karşıt görüş içeren entry'lere gülüp geçiyor. böyle olunca canlılık ortadan kalkıyor.

mesela şu dnipro'dan transfer etmek istediğimiz stoper için "şutmesafesişutpozisyonu" ağabeyim "gerekli değil, bize fayda sağlamaz" şeklinde bir entry girmiş. ben de kendi kendime "her halde bir bildiği var ki böyle yazıyor" dedim ve başka bir başlığa geçtim. kötülük aramıyorum çünkü adam en az benim kadar beşiktaş'lı (ki ben beşiktaş gol attığında açık söyleyeyim yaşımdan, başımdan utanmadan ağlayan, maç esnasında kalbi ağzından gelecekmiş gibi heyecanlanan biriyim). kötülük aramadığım için de cevap niteliğinde bir entry girme ihtiyacı hissetmiyorum.

şimdi taraftar sözlüğü değil de, normal bir sözlükte, rakip takım taraftarı tarafından aynı futbolcu için girilen entry muhtemelen bir beşiktaş'lıyı irite edecek bir içeriğe sahip olacaktır. bu beşiktaş'lı da cevap vermek niyetiyle başka bir irite edici entry kasacak. sonra bir bakmışsınız başkaları da gelmiş 10 dakika içinde 30-40 tane entry girilmiş. yani entry sayısı kavga katsayısıyla doğru orantılıdır.

sözlüğü bir nebze de olsa canlandırabilecek çözümse; facebook, twitter gibi sosyal medya araçlarında tanıdığınız sayfa sahiplerine sözlüğün reklamını yaptırmaktır. gerçi benim o tip sitelerde hesabım yok. kullanmıyorum yani. onun için o işler öyle kolay mı pek bilmiyorum. sadece bir fikir. ama ben eminim ki bu sözlüğün varlığından haberi bile olmayan binlerce taraftarımız vardır. benim bile 1 yıl önce haberim oldu.

uzun lafın kısası tartışma yok, kavga yok, birbirine küfür eden insanlar yok. mesela dün ya da önceki gün ekşide, fb'nin oynadığı son maçın başlığında aralıksız 25-30 tane, içinde "orospu çocuğu" geçen entry okudum. herkes birbirine küfür ediyor, anneler yerlerde geziyor. hal böyle olunca bu sözlüğe ilgi de olmuyor. çünkü adamın canı sayıp, sövmek, kavga etmek istiyor. ayrıca bu yazdıklarımdan da türk toplumunun genel profili hakkında harika bir beşeri ders çıkıyor.

örneğin; siz neden bu iki "göt"ün aralarında oynadığı maçların "dünya derbisi*" olarak lanse edildiğini sanıyorsunuz? çünkü her maç futbol oynamak yerine kavga ediyorlar. taraftarları birbirlerine giriyor. sahanın içinde futbolcular yaka paça, horoz dövüşü gibi üst üste çıkıyorlar. bu da türk insanını eğlendiriyor. yani eğlence anlayışımız kavga ve şiddet bizim. çocukken bile sokakta benden yaşı büyük ağabeyler "sen falancayı dövebilir misin?" diyerek arkadaşlarımla kavga ettirirlerdi beni ve bununla eğlenirlerdi.

pekiyi ya bu iki "göt"ün bizimle oynadıkları maçlar? neden "derbicik" dediler geçen yıl? çünkü beşiktaş çıkıyor top oynuyor, kavga gürültü bilmiyor, bizim çocuklara vursan öyle saf saf etrafına bakıyor, beşiktaş'lı yöneticiler maçtan sonra çıkıp "asarım, keserim" deyip, ortamı gerip, gündem oluşturmuyor. bu da medyanın beşiktaş'ı arka plana itmesine ve "göt"lerin ön sayfalara çıkarılmasına sebep oluyor. çünkü beşiktaş'ta sahada oynanan oyun dışında başka mevzu yok. bunlar ön sayfada olunca lick tv daha çok kazanıyor, "acaba bu maçta nasıl kavga edecekler" deyip daha fazla insan abone oluyor, spor medyası daha fazla gazete satıp, tv'de daha fazla izleniyor, spor yorumcusu kılığındaki soytarılar gevezelik etsinler diye daha fazla malzeme çıkıyor. işin bir de siyasi yönleri var ancak burada tartışması pek yararlı olmayacağı için girmek istemiyorum.

işte bunlar ve bunlar gibi şu an aklıma gelmeyen başka nedenlerden dolayı beşiktaş hem magazinsel, hem de sportif açıdan son yıllarda geriye düşürüldü. bu geriye düşüş de taraftarımızın beşiktaş'a olan genel ilgisini de aşağılara çekti. hasta beşiktaş'lı olan babam sinirlenip, üzüldüğü için beşiktaş maçı izlemez, beşiktaş gündemini takip etmez oldu. önce ilgiyi tekrar artırmak lazım. bu da ligi şampiyon bitirerek olacak bir şey. öyle tek sezonluk şampiyonluklar da değil üstelik. böyle seri şampiyonluklar lazım bize. mesela o beni de mental açıdan etkiliyor. bu sene şampiyon olsak bir daha 7-8 sene daha şampiyon olamayız diyorum kendi kendime. beşiktaş'ın bunu bizim içimizden söküp atması lazım. mesela geçen yıl o kadar üzüldüm ki bu yıl için umutlanmak istemiyorum. demek istediğim, beşiktaş taraftarı şüphesiz cefakardır ancak sürekli üzülmeyi de hiç kimse istemez. taraftarını yeniden ayağa kaldırmalı bu takım ki tekrar bir araya gelsin herkes. yani sözlüğün aktif kullanılmıyor olması kesinlikle sözlüğün suçu değildir.

bu arada ben denizciyim. işim gereği böyle koca koca yük gemilerine binip yine koca koca denizleri, okyanusları geçiyorum. o limandan bu limana savrulup duruyorum. bu süreç de 6-7 bazen 8-9 aya kadar çıkabiliyor. yani bu zaman zarfında evime hiç gelemiyorum. denizin ortasında telefon çekmediği için sevdiklerimle limandan limana görüşebiliyorum. e internet olmadığını anlamışsınızdır sanırım. lafı getireceğim yer, olur da bir gün birden bire yazmalarım kesilirse arkamdan "lan bu da gitti" demeyin sakın. böyle bir şey olursa bilin ki sefer vakti gelmiştir. ancak bu sözlük ve sözlükteki, şimdilik benim için sadece birer rumuzdan ibaret olan hayali arkadaşlarım her zaman aklımdadır. ömrümüz varsa eğer, bırakıp gitmek gibi bir şey söz konusu değildir. daha bir kez daha nağmalup şampiyon olacağız, öyle gitmek var mı?

kartal gol gol gol!!

şenol güneş

maçın bitimine yarım saat kalmış, 2-0 geridesin, çok önemli bir avantaj kaçmak üzere, hala gökhan töre, hala olcay şahan.

bu adam bu takımı bu sene şampiyon yapsın, şampiyonluğu ilan ettiği günden itibaren gireceğim ilk 25 entry'i "ben ibneyim" diye bitireceğim.

düzenleme: millet girdiyi fava atmaya başlamış. ben bu cümleyi kurdum ama böyle büyük konuşunca genelde benim götüme girer. tüm niyetim beşiktaş'a başarı kazandırmaktı. mesela desem ki, "beşiktaş avrupa ligini kazansın kendimi satarım" kesin kazanır amk. neyse şampiyon olsun da ibne de oluruz 25 girdiliğine...

türk spor medyası

af edersiniz ama orospu çocuğu musunuz?

fotomaç denen, götüme bile sürmeyeceğim gazete müsveddesinin karabükspor'un kadıköy'de kıtır kıtır doğrandığı 30 ekim 2016 fenerbahçe karabükspor maçından sonra attığı manşet ile sadece beşiktaş aleyhine atlanan bir kırmızı kartın olduğu 5 kasım 2016 beşiktaş trabzonspor maçından sonra attığı manşet arasındaki farkla başlayalım. maçın ilk 20 dakikasında karabükspor'un savunmaya dönük 3 oyuncusuna pazar torbasından çıkarır gibi sarıları çıkarmışsın, bir de üstelik olmayan bir penaltıyla fenerbahçe'yi öne geçirmişsin. bakmışsın ki yetmeyecek, öyle ya da böyle karabükspor bu fener'in içinden geçecek, 30. dakikada ön liberosunu da atıp, rakibin direncini iyice kırmışsın ki iş garanti olsun. takip eden haftada oynanan 6 kasım 2016 akhisar belediyespor fenerbahçe maçında akhisar'ın çok bariz bir penaltısını vermemişsin, rakibinin suratına tekme atan mehmet topal'ı atmamışsın, lens denen çingene kılıklı yavşağa kart çıkarmamışsın, rakibinin aşil tendonuna basan şener'i de atmamışsın. tüm bunların üstüne bu orospu ruhlu paçavra her iki maçtan sonra zafer manşetleri atarken beşiktaş maçından sonra hakemi de beşiktaş'ın bir parçasıymış gibi gösteren görselleri manşetten veriyor. af edersiniz ama orospu çocuğu musunuz?

erman toroğlu denen soytarıya gelelim. yukarıda verdiğimiz maçları pişmiş kelle gibi sırıtarak yorumlarken bizim maçtan sonra ağzından tükürükler saçarak hakeme, mhk başkanına bağırıyordu. trabzonspor bu ülkenin takımı da karabükspor ya da akhisar belediyespor bu ülkenin takımı değil mi? ya da soruyu değiştirelim: derdiniz anadolu kulüplerinin haklarını savunmak mı yoksa sadece beşiktaş'ın rakiplerinin haklarını savunmak mı? af edersiniz ama orospu çocuğu musunuz?

yine çeşitli spor programlarında ilgili maçın çığırtkanlığı yapılırken bruma'nın yerde yatan rakibinin bileklerine iki kez basıp oyunda kaldığı, takip eden dakikalarda takımının tek golünü atıp 3 puanı almasında direkt pay sahibi olması konusuna değinilmezken, yine bir iç saha maçında* rakibin attığı nizami gol ofsayt gerekçesiyle iptal edilip, ikinci yarının ortalarında 0-2'ye gelecek olan maç 3-1 bitince de hakem diyen çıkmadı. buna karşılık beşiktaş'ın oynadığı maçtan sonra herkes hakem diye salyalar saçtı. af edersiniz ama orospu çocuğu musunuz?

trabzonspor camiasının futbol branşında uzun süredir fahiş hakem hatalarına maruz kaldığını herkes biliyor. ancak kırmızılı götle oynayıp, doğrandıkları maçlardan sonra naif duruşunu bozmayan, hatta şampiyonluklarını çalan lacili götle oynayıp, küsküyü yedikleri maçlardan sonra bile çıt bile çıkarmayan trabzonspor taraftarının, yukarıda bahsettiğim maçtan sonraki haftada tribünlere elinde kırmızı kartlarla gelip maçın 61. dakikasında bu kartları havaya kaldırarak kendilerine destek çıkan beşiktaş'a ve taraftarına "hırsız" diye bağırıp haklarını savunmak şimdi mi akıllarına geldi? diğer takımlara dağıttığınız puanlar tabelaya yazılmıyor da sadece beşiktaş'tan aldığınız puanlar mı sizi şampiyon yapıyor? şu ligde belki de en saygı duyduğum camia sizsiniz ama af edersiniz siz de mi orospu çocuğusunuz?

renkli kevaşelerse trabzonspor'u koruma yarışına girdiler. biri sahasında hakem faciasıyla 7 kişi kalmış rakibini olmayan bir penaltı golüyle yendi. bu olurken tribünler utanmadan bir de "oley" çekti*. öbürü seneler sonra yaşayacağı şampiyonluğu resmen çaldı. şimdi gelmişler trabzonspor'un hakkını yediler diye bağırıyorlar. derdiniz hak hukuksa kendi maçlarınızda neden susuyorsunuz? sizin derdiniz trabzonspor'un hakkı mı yoksa beşiktaş'ın hanesine yazdırdığı 3 puan mı? beşiktaş 2. sırada değil de 10. sırada olsaydı, aslında ikinizin de nefret ettiği trabzonspor için "oh, iyi olmuş" deyip dalga geçecek miydiniz yoksa yine aynı şeyleri mi söyleyecektiniz? af edersiniz ama sizler zaten orospu çocuğusunuz!!

düzenleme: https://twitter.com/yurugunese/status/795178343960350720

fikret orman

500 sene daha kulübün başında kalması gereken mevcut başkanımız.

size padişah taşağı yalayan, rakiplerimize yalakalık yapan, halı sahada top oynayamayacak adamlarla üstüne para verip 15-20 sene sözleşme uzatan, 3. sınıf anadolu takımı topçularını takıma dolduran, ameliyat olmuş, hastanede yatağında yatan futbolcuyu transfer eden, takım sahada doğranırken yatında, katında taşağını seren, taraftarın gözünün içine baka baka yalan söyleyen başkanlar lazım.

sonra da şerefli üçünücüyüz. yazmıştım, yine yazacağım. 3-5 seneye kalmayacak şerefli onuncu bitireceğiz bu ligi...

olcay şahan

eğer şenol güneş gelecekse ki söylentiler büyük ölçüde o yönde, kesinlikle kalması gereken oyuncu.

bizim futbolumuz sadece taktiğe, düzene, disipline bağlı bir anlayışa sahip değil. bizim oyuncularımız türk aile yapısında da bolca bulunanan "hadi koçum", "hadi aslanım" gibi motive edici telkinlerle çok daha farklı oynar. şenol güneş bu motivasyonu futbolcuya vermesini çok iyi bilen bir hoca. en büyük örneği volkan şen. ben kendisini tanıdığımdan beri psikolojik problemleri olan bir oyuncu olarak gördüm. ama geçirdiği şu sezonla nasıl bir gelişim gösterdiği ortada.

karşı çıkanlar olacaktır elbet ama oğuzhan, olcay, kerim, gökhan, ersan, veli hatta necip gibi oyuncular şenol güneş gibi bir hocayla bence oldukça verimli hale geleceklerdir. hee güneş'ten daha iyi bir hoca gelemez miydi? tabii ki gelebilirdi. ancak kulübün içinde bulunduğu mali durumu düşünürsek bence en mantıklı seçim bu olur.

nasıl? mustafa pektemek mi? 10 tane şenol hoca da gelse mustafa pektemek ebenin amı demek...

halkların demokratik partisi

akp'yi devirme uğruna, 2015 genel seçimlerinde topladığı oy oranıyla parlamentomuza girme hakkı elde etmiş, bölücü terör örgütü pkk'nın siyasi uzantısı.

ayrıca;

evladını, kardeşini, babasını, amcasını ya da dayısını doğuda şehit vermiş ailelerin yüreklerinin yanmasına neden olan siyasi parti. geçmişte verdiğimiz binlerce şehidimizin kemikleri sızlamakta.

evet çok başka yollar da vardı bu gidişe dur demek için ancak bu millet başörtüsü, namaz, kur'an gibi dini unsurların yalnızca kul ile allah arasında olduğunu anlayana kadar böyle de devam edecek.

pekiyi bu millet bunu anlar mı? anlarsa ne zaman anlar? bence, benzinin litresine 10 lira ödemeye başlayınca belki anlar. ama sürekli 50 liralık benzin aldıklarından yine de anlamayabilirler...

düzenleme: imla

şenol güneş

maçın bitimine yarım saat kalmış, 2-0 geridesin, çok önemli bir avantaj kaçmak üzere, hala gökhan töre, hala olcay şahan.

bu adam bu takımı bu sene şampiyon yapsın, şampiyonluğu ilan ettiği günden itibaren gireceğim ilk 25 entry'i "ben ibneyim" diye bitireceğim.

düzenleme: millet girdiyi fava atmaya başlamış. ben bu cümleyi kurdum ama böyle büyük konuşunca genelde benim götüme girer. tüm niyetim beşiktaş'a başarı kazandırmaktı. mesela desem ki, "beşiktaş avrupa ligini kazansın kendimi satarım" kesin kazanır amk. neyse şampiyon olsun da ibne de oluruz 25 girdiliğine...

fikret orman

hep yazdım, yine yazacağım; beşiktaş jimnastik kulübü tarihinde kulübün başına gelmiş en büyük beladır. hükümet yanlısı demeçleri ve davranışları, "ben yaptım, oldu"cu zihniyeti, sürekli vermeden almak istemesi, elde edilen başarılardan söz ederken sürekli "ben" dili kullanması, kulüp değil sanki derebeylik yönettiğini sanması ile adeta beşiktaş'ımızın başındaki başka bir "uzuni"dir kendisi.

kendisini bela olarak nitelendirmek için transferlerdeki başarısızlığı bile yeterli. rakibinin sembolü haline gelmiş oyuncuları alması, takımında kilit rol oynayan oyuncuları elinden kaçırması, senede toplasan 180-200 dk forma giymeyen oyuncularla uzun vadeli, zamlı ve euro cinsinden sözleşmeler imzalaması, henüz operasyon geçirmiş, hasta yatağında olan oyuncuları transfer etmesi, tam 13 yıldır süre gelen kaleci problemini niteliği değil de niceliği artırarak çözebileceğini sanması, iki yıl üst üste avrupa kupalarından elenmemize neden olan kaleciyi hala takımda tutması, 3 kupalı basketbol takımının en önemli oyuncularını rakibine kaptırması gibi bir çok örnek verebiliriz.

tabii bütün bu yazdıklarımın üstüne hemen gomez'i örnek gösterecek olanlar vardır. arkadaşlar gomez bir kumardı, tuttu. beck ve tosic birer kumardı, biraz tuttu biraz tutmadı. gökhan süzen, eneramo, uğur boral, sezer öztürk, denthino, serdar kurtuluş gibi transferlerin hepsi kumardı, hiçbiri tutmadı. transfer sezonu gireli 1 ayı geçti. takım yeni sezon hazırlıklarının ilk etabını ümraniye'de bitirip avusturya'ya kampa gitti. önümüzdeki günlerde hazırlık maçları başlayacak. takımdan kesin olarak ayrılan oyuncu sayısı 3, buna ek olarak 2 tanesi de ha ayrıldı ha ayrılacak. işin kötüsü bunların hepsi ilk 11 oyuncusu. tartışmasız 3, belki birini daha koyarsak 4 tanesi de takımın kilit oyucularından.

yıllar sonra, üstelik stadın olmadan inanılmaz bir şampiyonluğa imza atıyorsun, rakiplerin çok keskin bir düşüş yaşıyorlar, işin güzeli henüz dibi görmediler, böyle bir şampiyonluktan sonra rüzgarı da arkana almışken, oturmuş bir kadron varken ve çok önemli avrupa kupası gelirleri elde etmişken kurulu düzeni koruyamıyorsun. kimse bana terör, darbe falan demesin. sneijder, podolski, muslera, rvp, van der wiel, skertel gibi adamlar nasıl geldi memlekete? beşiktaş'lı oyunculara terör var da bu saydıklarıma yok mu? teklif gelmese nani de kalacaktı. ya da quaresma gibi bir adam salak mı hala takımda?

yaşanan bütün bu kayıpların tek müsebbibi mevcut yönetimdir. evet çok güzel bir şampiyonluk yaşattılar ancak şahsi düşüncem ağzımıza çalınan bir parmak baldan başka bir şey değildi.

umarım yanılırım ve sezon ortası ve sonunda bu girdiyi düzelterek başkandan özür dilemek zorunda kalırım.

slaven bilic'in beşiktaş'ı şampiyon yapacağına inanmak

yersiz beklenti. yıllardır beşiktaş'ın üstüne yapışıp kalmış "loser" intibası yüzünden her anadolu takımı bize karşı ayrı bir özgüvenle oynuyor. beşiktaş'ın asıl problemi artık rakiplerinin kendisinden korkmuyor oluşudur. örneğin e.şehir'in gs ile oynadığı oyunla, 22 şubat 2015 eskişehirspor beşiktaş maçında oynadığı oyun arasında dünyalar kadar fark var. işte bunun tek nedeni yukarıda demek istediğim "loser-winner" olayıdır. bilic'te de bir "winner" karakter olmadığı için bu problem çözülemiyor. bizim öncelikli ihtiyacımız "winner" bir hocadır. ne zaman ki 5. sıradan aşağısına her kimle oynarsak oynayalım, en az 2-3 atmadan maç bitirmeyiz, işte o zaman üstümüze bulaşmış bu yaftadan kurtuluruz. 2.-3. lig takımları kupada "beşiktaş'ı istiyouz" diyemezler. tabi bütün bunlar için akıllı bir yönetim de şart. kendi adıma konuşacak olursam, sezon sonu bazı topçu bozuntularının sözleşmeleri bitiyor diye sevinçten havalara uçuyordum. ama gelin görün ki bu adamların hepsiyle daha fazla para vererek sözleşme yenilendi ve başımıza bela edildi. sonrası ne olacak açıkçası merak etmeye bile çekiniyorum...

26 şubat 2015 beşiktaş liverpool maçı

eksiklerimizi hesaba katarsak bence çıkmamamız gereken maç. en azından 3-0'la kurtuluruz. diğer türlü ingiltere'de olmayan korkarım bu defa burada olacak. gol atmaktan zaten geçtim biliç'le e.şehir'e gol atamadık o savunmaya mı gol atıcaz?
Henüz takip ettiği biri yok.