ben öyle bi insan mıyım

Durum: 6779 - 0 - 0 - 0 - 02.09.2015 20:34

Puan: 56814 -

7 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 339

iddia kaybedip fener forması giymek

tarifi mümkün olmayan acılar yaşatandır bünyeye.

öyle iddia mı olur allaasen, sopa yiyeceğimi bilsem girmem ben o iddiaya.


edit: anlatım bozukluğu *

oyuncak dünya

yavuz çetinin yaşamı sorgulatan, eşsiz parçalarından biridir.

sözleri:

oyuncak dünya...

bu oyun çok kolay sen de oyna
kır ve dök, yap ve boz
yeniden başla
hepimiz çocuklarız aslında

kimisi askercilik oynar
kimisi hırsız-polis oynar
kimisi evcilik oyunu oynar
ben de müzisyeni oynarım şimdi...

bazı çocuklar hiç uslanmazlar
onlar hep oyunbozan oldular
durmadan üzdüler diğer çocukları
hep bozuldu oyunun kuralları...

kimisi saklambaç oynar
kimisi kovalamaca oynar
kimisi doktorculuk oynar
ben de müzisyeni oynarım şimdi

ligtv oyuna kim girmeli uygulaması

kapitalizmin geldiği son noktadır.

çok da umrumuzdaydı/umrunuzdaydı sanki.

rahat maç izleyememek

beşiktaş taraftarı iseniz, normaldir; tedavisi yoktur, boşuna debelenmemek lazım.

çok sevdik be abi.

roberto hilbert

tek kelime ile: savaşçıdır.

bitmek bilmeyen bir enerji, mücadele gücü, azim... sınırlı yeteneklere sahip bir oyuncu olsanız da, sizi en değerlilerden birisi yapabiliyor.

seviyorum bu adamı.

ricardo quaresma

1 aralık 2011 maccabi tel aviv fc beşiktaş maçında, üç üst entaride de belirtildiği şekilde, yapacağını yapmış saykodur efenim.

edit: evet gbkz. özürlüyüm.

su küçüğün söz büyüğün

sus diyeydi eyiydi dediğim atasözüdür. *

ricardo quaresma

bugün iki tırıvırı* yapsa da kendimizden geçsek dediğim starımsımız.

beşiktaş

özet olarak:

(bkz: bir derdim var bin dermana değişmem asla)


ömür törpüsü, biricik sevdiceğimizdir.
bir başkasıyla, hatta milyonlarla paylaşabildiğimiz tek sevgimizdir.

"seninle ağladık, senle güldük biz..."

türkiye futbol federasyonu

freni patlamış anadol gibi gitmekte olan kurumdur son birkaç ay itibariyle.

hadi hayırlısı.

celal kolot

körü körüne muhalefet yaptığına inandığım, hatta 2-3 maç arka arkaya kötü sonuçlar aldığımızda sayfalarda görmekten gına gelen eski yönetici.

eleştiri elbet yapılacak ama bu adam camianın iyiliğini istemekten ziyade reklam yapıyor gibi geliyor bana. öyle değilse bile öyle görünmesine sebebiyet veriyor kendisi.

gonzalo higuain

abisiyle en ufak bir benzerlik taşımayan real madrid forvet oyuncusudur.

bedevi şansı da budur ki, abisi gele gele beşiktaşımıza gelmiştir zamanında kurtarıcı (!) olarak.

dahi anlamındaki de gibi olmak

bilmeyenlerin elinde, bilenlerin kurtarabileceği zamana dek öksüz kalmaktır.

kendini bok gibi hissetme nedenleri

iyileşmek nedir bilmeyen serçe parmak nasırıdır.

aklını alır adamın.

simao pedro fonseca sabrosa

kimi zaman spektaküler goller atan, ama nedense bir türlü kendini bulamayan otsbir numaramız.

5 aralık 2011 beşiktaş orduspor maçı

"neden antalya da izmir değil?" diye hallendiğim maçtır.

sevdiceğin yüzünü göremiyoruz nicedir.

beşiktaşlı olmanın verdiği dayanılmaz haz

şerefli ikinciliklerle gurur duyabilmek, yani insan kalabilmektir.

çok acıkmak ama yiyememek

sabah gerçekleştiğinde, nikotin ihtiyacının ve boğazda balgam biriktiğinin göstergesidir.

erkek ortamı

makinacı kardeşlerimin içinden bir türlü çıkamadıkları açmazdır.

okul biteli yıllar oluyor, şahsen anca gelebildim kendime.
  • /
  • 339
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 6779

serdal adalı

fikret orman başkanlığındaki beşiktaş yönetimi, maddî sorunları, güzel bir plânlamayla kontrol altına aldıktan; yapılacak olan yeni stad konusunu çözüme kavuşturduktan; futbol takımı, mevcut durum içerisinde, aslında başarı olarak sayılabilecek olan* üçüncülük derecesi aldıktan; şike süreci de artık sütliman vaziyete geldikten sonra, başkanlık için kolları sıvayan para babasıdır.

gelmesin, başkan falan olmasın; açık ve net. kulüp darboğazda iken kaçacak delik arayan adamlar, işler yoluna girmeye başlayınca inlerinden çıkıp, ortalıkta nâralar savurmasınlar. aşağı yukarı yarısı bunun aksini düşünüyor olsa da; peşinden ayrılmadığı armayı, değerlerini, onurunu her şeyin üstünde tutan beşiktaş taraftarı, unutmadı o günleri beyim. ve aslâ unutmayacak...

kartal sözlük'te siyaset yapmayalım diyen yazarlar

benim, içlerine dahil olmadığım kişilerdir.

her şey konuşulabilir sözlükte. beşiktaş'ın idari ve sportif durumları masaya yatırılır; yeri gelir makara yapılır; yeri gelir, insanların bilgilenmesi istenilen sosyal veya bilimsel yazılar, bilgiler ve hatta şarkılar paylaşılır; yeri gelir siyaset konuşulur. bunlar, gayet olağan durumlardır. hayatın içindeysek, bu gezegeni yazıyorsak; siyaseti de es geçemeyiz.

fakat... siyasetin de dahil olduğu, herhangi bir tartışma ortamının yaşandığı durumlarda, saygı ve üslubu korumak son derece önemli. yazılarını okuduğumda, keskin ifadelerinden dolayı, ister istemez sinirlerimin zıpladığı kişilerle; direkt mesaj aracılığıyla son derece seviyeli ve samimi bir şekilde sohbet edebiliyor ve tartışabiliyorum.

kantarın topuzunu, genel geçer durumlar karşısında absürd ifadeler girenleri tenzih ederek, kaçırmadıkça; ne bir sorun yaşanır ne de kardeşliğimize zeval gelir. haklıyken haksız duruma düşmek de buna dahil; haksızken, "erkekliğe bok sürdürmemek" adına diretmek de.

yeter ki, "kardeş" olmanın ne demek olduğunu unutmayalım.

hambalele yambaleyo oooo leyya

zıvanadan çıkmış zihnin; ses tellerine verdiği "error" komutudur.

(bkz: olduramadım)

kartal sözlük yazarlarına tavsiyeler

sözlüğe mobil cihazınızla*** giriyorsanız, oy vermeye kalkışmayın. zira ":)" ile ":(" arasındaki fark, sırattan ince.***

araba yok

evinden aldırabileceğim yazardır.

hoşgelişleri olmuş.

maç devam ederken kendi takım futbolcusunu ıslıklamak

devam eden maçı sona erdirme niteliğine sahip bir davranış şeklidir.
okulda, işyerinde, yanlış yaptığınız veya beceremediğiniz herhangi bir görev nedeniyle, insanların gözü önünde yoğun bir şekilde çemkirse hocanız, küfretse patronunuz mesela; kaçacak, ağlayacak yer ararsınız değil mi siz? o sizin göreviniz oysa ki, o yetiye sahip olmanız gerekli ne de olsa. hele bir de aynı hatayı tekrarladığınızı düşünün...
taraftar olarak duygusalız. evet, oyuncular hatrı sayılır miktarda para alıyorlar her yıl ama; bu, onları alenen rencide etme yetkisi vermez bize. her şeyin olduğu gibi; bunun da yeri, zamanı ve bir üslûbu vardır.
tabii, ıslıklamayla takımı ateşleyeceğini düşünen bir zihniyet varsa; ona benim yapabileceğim hiçbir şey yok. mühendisiz oğlum biz, anlamayız o işlerden; ama türk doktorlarına emanet edebiliriz kendilerini.

edit: birkaç zamazingo, birkaç imlâ falan filan...

dilek taşı

vereceği haberi siktiğim taş.

parayla veriyor sanki ipnetor.

ramon motta

ismail köybaşı gibi, yere sağlam basamadan, düşecekmiş gibi koşmayan,
ismail köybaşı'ndan daha hızlı ve top tekniği daha iyi bir görüntü veren,
ismail köybaşı gibi, savunmada tam anlamıyla verimli olmayan,
yine de, ismail köybaşı'ndan daha mücadeleci olan futbolcudur.

tek sorunu, ülkemize gelen çoğu futbolcu vatandaşı gibi, çirkefliğe varabilecek ahlâksızlık potansiyeline sahip olmasıdır. baba hakkı'nın tokadını yeme şansı olsa, bir anda kendine gelirdi ya, neyse.

sözlükçülerin favori kitapları

(bkz: olasılıksız)

ayda yılda bir kitap okuyorum zaten (bu seferki çin seyahati sayesinde oldu), o da bomba çıktı sağolsun.

edit: neyini eksilediyse sevgili entel kardeşim artık bunun...

mimarlık öğrencisi

öğrencilik hayatını noktalamalarının ardından, büyük şirketlerin birinde endüstriyel tasarımcı olarak işe başlayan; burada da mekanik tasarımcı olan makinacılardan sürekli ayar alan; kapalı mekânda şapka ve gözlük takmanın yanı sıra, marjinalliğin bokunu giydiği iç çamaşırıyla dahi çıkarabilen şahıstır.

yapma demiyorum ama... ben varken yapma la.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.