brigate autonome

Durum: 327 - 0 - 0 - 0 - 31.07.2014 22:20

Puan: 2594 -

7 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 17

oğuzhan özyakup

çalışmayan futbolcudur, kendisi de söyler bunu. hatta bi röportajında dediğine göre van persie buna "ben bile antrenmandan sonra çalışıyorum, sen neden hemen gidiyorsun ki?" demiş. demek ki bu vitaminsiz kardeşimiz bazı şeyleri zorlamadan yapmıyor.

http://i.hizliresim.com/x2klod.png

simsiyah

tam bir önder özen fanatiği. gençlere yönelim ve özkaynak düzeni üzerine yaptığı yorumlarla ufkumuzu açmıştır. porto'yla, ajax'la, boca juniors'la dünya artık benim için daha yaşanabilir bir yer.

boykot

sevenlerin aynı kişiden suç parçasını ve battle royal'in tüm albümünü dinlemesi gerektiği parçadır.

rapgenius.com

rap parçalarının sözlerini içeren site. bu siteyi mükemmel yapan sözlerin açıklamalarıyla birlikte verilmesi. hani derler ya bi toplumun kültürünü benimsemeden o toplumun eserleri hakkında bilgi sahibi olmak çok zor diye, işte bu site sizi 5 dakikalığına detroitli yapıyor. örneğin snoop dogg yarın bir gün bir şarkısında gezi parkı olaylarına gönderme yaparak sadece gezi derse, gündemle alakası olmayan bir fransızın bunu anlamaması doğaldır. işte bu fransız arkadaş sitede "gezi"nin olduğu satıra tıklarsa bunun türkiye'de yaşanmış bir toplumsal olay olduğunu görüyor. basit ama mükemmel düşünülmüş bir fonksiyon.

http://rapgenius.com/

unutulmayan çocukluk anıları

çocukluğu gördüğü kızın peşinden koşmak olarak geçen bendeniz için hiç de hoş anımsanmayan şeylerdir. ömrümü çürüttünüz ulan.

ilk vukuat 8 yaşlarında parkta yaşandı. dönemin meşhur hareketi "salıncaktan atlama" revaçtayken, parktaki kız popülasyonu da istenilen düzeye gelince birdenbire bu arkadaşta bi özgüven patlaması yaşanır. hareketi 4 kere başarıyla yapan ve kızlardan alkışları toplayan bu arkadaş, 5.'sinde kolları arkaya almayı unutur ve o salıncağın altındaki boşluğa düşer. tabii ilerde olduğu unutulan salıncak arkadan sinsice yaklaşır ve dikişi de yanlış yapan şerefsiz doktor sayesinde o gün ömrünün sonuna kadar saklayacağı bir armağan verir. kafadaki yara hala var, hala var.

bu arkadaşın ikinci vukuatı bir mahalle maçında yaşandı. hatırlayanlar bilir, o aralar thierry henry'nin pepsi reklamında meşhur bi hareketi vardı, iki ayağıyla topun üzerine çıkıp 180 derece dönüyodu.* neyse işte zaten maçta farkı koymuşlar, hazır mahalledeki tüm kızlar meybuz yiyerek bu arkadaşı izliyor diyerek hareket yapmaya kalkışılır ancak tam o anda karşı mahallenin servet çetin'inin topa müdahelesiyle bu arkadaş yerden yaklaşık 1.5 metre sıçrar. işte o an tam 5 defa daha sürecek kol kırığı silsilesinin başlangıcıdır. bunlar hep vücudun ektomorf yapıda olmasının zararları.

şimdi tekrardan düşünüyorum da, allah belanızı versin mi kızlar bu ne lan?

galiz kahraman

ihsan oktay anar'ın son kitabı. ilk dikkatimi çeken nokta, yedinci gün'den sonra ihsan başkan'ın sanatını eleştiren haddini bilmez beynamazlara aşırı sinirlenmiş olması. kitapta zaten baştan sona göndermeler mevcut ama özellikle dille ilgili olan kısımları okuduktan sonra kafanızı kaldırdığınızda ihsan başkan'ı kaşları çatık, size her an dalacakmış gibi görebilirsiniz. gönderme demişken, romanın yarısına geldiğiniz an siz de romanın ana karakteri idris amil hazretleri'ni hemen tanıyacak; bu arsız, kaba, kibirli, görgüsüz kişinin kim olduğunu hemen anlayacaksınız.* yine kitabın dili ve kurgusu diğerlerine göre farklı ama akıcılığından bir şey kaybetmemiş. alınız, okuyunuz.

ali ismail korkmaz

aile bu haftasonu oynanacak kasımpaşa maçında şükrü saracoğlu'nda olacakmış.

https://twitter.com/tribundergi/status/433709165823807489

fifa bilgisayar oyunlarının müzikleri

hiçbiri şunun yerini tutmaz.

http://www.youtube.com/watch?v=xsliaq3a_5y

haramzadeler

az önce urla villalarıyla ilgili bir başka ses kaydını youtube'a yükledikten "1" (bir) dakika sonra, hükümet tarafından içeriği yasaklanan hesap.

(bkz: recep tayyip erdoğan'ın urla villası yolsuzluğu)

ekrem dağ'ın kendi ekseni etrafında dönme numarası

felipe melo

önümüzdeki haftalarda milli takımındaki gelişmelere paralel olarak, performans düşüşü ve çirkeflik katsayısı artışı yaşaması muhtemel oyuncudur.

11 şubat 2014 kasımpaşaspor beşiktaş maçı organizasyonu

güzel galibiyetimizin yanında günümüzü şenlendiren kartallara teşekkür ettiğim organizasyon.

11 şubat 2014 kasımpaşaspor beşiktaş maçı organizasyonu

7 şubat 2014 gaziantepspor beşiktaş maçı organizasyonu

katılamayacağım organizasyon. miglate sağolsun bana haber verdi fakat maç 2 hafta boyunca dolu olan tek günüme denk geldi. organizasyonlar daha sık olursa daha hoş olur gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var?

anneler yazar olsa açacakları başlıklar

hadi bunu da vermesin

30 kasım 2013 fenerbahçe beşiktaş maçını sunan fb tv spikerlerinin kuyt'ın golünden sonra kullandığı, söylenirken arsızlığın, utanmazlığın doruklarına ulaşılan cümle.

http://www.youtube.com/watch?v=fwgpj5d-rs4

gol anı:

https://pbs.twimg.com/media/baw2lı0cqaavw6b.png

yani şair burda diyor ki, bir maçta hakem haklı olarak dahi 2 golümüzü vermemişse ya bize o golü attırır, ya da o stad ona mezar olur.

veli kavlak

bushido hayranıdır.

http://www.youtube.com/watch?v=ujf67oald58

kariyer.net

geri dönüşleri kişiden kişiye değişen* site. ertesi gün başvurduğu işyerinden telefon geleni de gördüm, 30 başvuru yaptığı halde hiçbirinden cevap alamayanı da. bana da başvurduğum işyeri, mart'ta doldurduğum formları için ağustos'un başında telefon açıp "hala iş arıyor musunuz?" demişti. hayat cidden çok boş...

denys garmash

20 ekim 2011 dinamo kiev beşiktaş maçında dinamo kiev'in son saniye golünü atan 1990 doğumlu ukraynalı orta saha oyuncusu. tabii maçın ertesi günü fotomaç'ın attığı manşet bizleri daha çok üzmüştü.

"beşiktaş garmash'ık hallerde!"*

konstantinos mitroglou

gol attığı romanya maçı sonrası uçakta jager bomb keyfi yapan psikopat tipli holigan futbolcu. dünya kupası finallerine katılmayı böyle kutlamış. şu andan itibaren bu adam bizde oynamazsa benim bir yanım hep eksik kalacak.

https://twitter.com/james_fielden/status/403191205888270337
  • /
  • 17
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 327

ricardo quaresma

sevenlerinin sürekli söylediği gibi deplasmandaki maccabi maçında çok iyi filan oynamamıştır. kendisi daha 5. dakikada yayın orda çalım yapmaya kalkıp topu kaptıran adamdır. o pozisyon gol olsa her şey çok farklı olabilirdi ama olmadı daha farklı oldu. asistini golünü yine yapıyordu o ayrı ama resmin geneline baktığımızda bu adamın takımın nasıl içine ettiğini daha rahat görürüz. birincisinde çalımlarla maçı götürürsün bir şey olmaz, ikincisinde götürürsün bir şey olmaz ama atletico madrid seni kötü gününde bi yakalar, takımın bütün bir sezon verdiği emeği senle paketleyip kenara atar.

bahsettiğim atletico madrid maçında da quaresma çıktıktan sonra işin nasıl bize döndüğünü hatırlatmakta fayda var. ilk yarısı 3-0 biten maçın ikinci yarısında rakibin net bir atağı yokken golümüzü buluyoruz, bunun üstüne quaresma'nın yerine giren ismail'in soldan bindirmeleriyle de sürekli tehlike yaratıyoruz. holosko'nun karşı karşıya kaçırdığı çok net bir pozisyon var aklımda kalan.

buraya kadar geldik, bursa maçını es geçmek olur mu? hani maç 1-0'ken bu adamın kırmızı görür görmez yine ismail'in topla daha fazla oynamaya başladığı dakikalarda 2 nefis asistiyle öne geçtiğimiz maç. adamın nasıl kırmızı gördüğünü geçtim, sürekli bize nasıl zarar verdiğinden bahsediyorum dikkat ederseniz. yoksa rakibine bilerek tekme sallayan adamın beşiktaş'ta zaten işi olmaz, ondan bahsetmeye bile gerek yok.

bira ve soda gibi içeceklerin kapağını ağızla açmak

green street hooligans'da güzel bir örneği vardır.

üşenmedim buldum.

http://tinyurl.com/c6l3ypr

fernandes'i bu takımda lider yapan benim

fernandes'in yerinde olsam "ilk yarıda samet aybaba'nın tekmeyi yememesini sağlayan benim" şeklinde karşılık verirdim dediğim açıklamadır.

unutulmayan çocukluk anıları

çocukluğu gördüğü kızın peşinden koşmak olarak geçen bendeniz için hiç de hoş anımsanmayan şeylerdir. ömrümü çürüttünüz ulan.

ilk vukuat 8 yaşlarında parkta yaşandı. dönemin meşhur hareketi "salıncaktan atlama" revaçtayken, parktaki kız popülasyonu da istenilen düzeye gelince birdenbire bu arkadaşta bi özgüven patlaması yaşanır. hareketi 4 kere başarıyla yapan ve kızlardan alkışları toplayan bu arkadaş, 5.'sinde kolları arkaya almayı unutur ve o salıncağın altındaki boşluğa düşer. tabii ilerde olduğu unutulan salıncak arkadan sinsice yaklaşır ve dikişi de yanlış yapan şerefsiz doktor sayesinde o gün ömrünün sonuna kadar saklayacağı bir armağan verir. kafadaki yara hala var, hala var.

bu arkadaşın ikinci vukuatı bir mahalle maçında yaşandı. hatırlayanlar bilir, o aralar thierry henry'nin pepsi reklamında meşhur bi hareketi vardı, iki ayağıyla topun üzerine çıkıp 180 derece dönüyodu.* neyse işte zaten maçta farkı koymuşlar, hazır mahalledeki tüm kızlar meybuz yiyerek bu arkadaşı izliyor diyerek hareket yapmaya kalkışılır ancak tam o anda karşı mahallenin servet çetin'inin topa müdahelesiyle bu arkadaş yerden yaklaşık 1.5 metre sıçrar. işte o an tam 5 defa daha sürecek kol kırığı silsilesinin başlangıcıdır. bunlar hep vücudun ektomorf yapıda olmasının zararları.

şimdi tekrardan düşünüyorum da, allah belanızı versin mi kızlar bu ne lan?

11 mayıs 2013 beşiktaş'ta polis faşizmi

stada giremedim. dün semte gitmeden önce son bi umudum vardı bilet için, o da olmayınca ne kapıları zorladım ne de kapıların orada dolaştım. hayatımda 1 kez olsun maça biletsiz girmedim ki öyle biri de değilimdir zaten. en kötü beleştepe'de izleriz, stada son defa uzaktan bakıp öyle vedalaşırız demiştim. maçın sonuna kadar da durdum.

önce beleştepe'den kovulduk, "lan oğlum artık siktirin gidin, sikicem belanızı ha." diyen değişik giyimli, şeflerine benzeyen bi amca vesilesiyle. beleştepe dedim ama orada bile değildik biz, aşağıdaki merdivenlerin orada oturmuş tribünleri izliyorduk, bizi kovmaları için hiçbir haklı bahaneleri yoktu. neyse olcay golü atarken yeni açık'ın sevincini gördük orası bize yetti.

sonra aşağıda numaralı tribünün arkasında dururken birbenbire beleştepe'nin orda bi kovalamaca başladı. eski açık'ın o taraflara doğru gelirken* bu polislerden birkaç tanesi karşı kaldırımlara kaçanlara küfür etmeye başladı. biraz devam etti, birkaç tanesini otobüse aldılar, orası da bir süre sonra duruldu derken çevik kuvvetlerden biri eski açık'ta bu küfürlerine karşılık veren abiye sevgi cümleleri sarfederken bütün günü de özetlemiş oldu: "aşağıya in, ananı sikecem senin."

artık maçın sonlarına doğru gaziler büfe'nin oralarda dururken elinde kovayla bir tane polis amca gözüme çarptı. ne bok yediklerini adım gibi biliyordum ki bunları defalarca görmüştüm. sonra ne yapsam ne etsem derken tam yanımdan geçtiği esnada ben de elimdeki kutu kola şişesini kovanın içine attım. adam önce kovaya sonra bana baktı, ben de biraz günün gerginliğiyle "ne? çöpleri toplamıyor musunuz?" dedim. adam da dönüp "burdakiler geri dönüşümlü hehehe" diyip, öylesine yavşakça verilmiş bir emri, orospuçocukluğunun üstünün örtülmesi için verilmiş emri içine sindirmiş olacak ki yerdeki boş biber gazı kovanlarını toplamaya devam etti. kovaya göz ucuyla baktığımda da gördüğüm %80'inin boş kovanlarla dolu olduğuydu.

tanım: ancak ve ancak haysiyetsizlerin işi olur. yunus polislerinin kazan'ın önünde yaptıklarını eve gelince gördüm. siz adinin en önde gideni şerefsizlersiniz. bu kadar diyebiliyorum sadece.

3 idiots

açık ara izlediğim en iyi bollywood filmi. sistem eleştirisinin yapıldığı bu filmde çok iyi sosyal mesajlar içermesi yanı sıra yeterli dozda komedi, dram ve romantizm de bulunmaktadır.

herkesin küme düşer kaleye gidemez dediği takımı şampiyon adayı bir takım yaptım

vizyonu dahilinde kendini aşmış bir adamın açıklamasıdır. hak vermek gerek bi yerde.

görevini layıkıyla yerine getirdin, şimdi siktir ol git.

vandalizm

türkiye gibi basit 3. dünya ülkelerinde, iktidarın toplumsal olaylarda kendini haklı çıkarma adına arkasına sığındığı argümanlardan biridir.*

"otobüsleri yaktılar, camlar, kaldırımlar...vsvs" orada bulunan kitlenin bunları yapıp yapmadığını tartışmıyorum fakat bu grupların elebaşları kim, gerçekten direnişe destek için mi oradalar işte o konuda şüpheliyim. polis müdahelesinin meşru kılınması adına bundan daha güzel bir kılıf bulunabilir mi? düşünün, ertesi gün eylemle ilgili her türlü haklı gerekçenizi dile getiriyorsunuz ama arkadan bozuk plak gibi tekrar eden bir ses sizin tüm haklılığınızı* süpürüveriyor, "ama siz taş attınız."

dünyada örnekleri var. burası ispanya, eylemcilerin arasına sızan sivil polisler göstericileri provoke edip olay çıkmasını sağlıyor.

http://l1306.hizliresim.com/1b/3/nrpu5.png

düşününce belki çok uç bir şeymiş gibi gelebilir ama bunun türkiye'de de yapıldığını düşünüyorum fakat benim düşündüğümle de kalacağını bildiğimden bu konuda çok karamsarım. çünkü bu tip olayları aydınlatan gazeteciler ya hapiste ya da "faili meçhul" cinayetlere kurban gittiler. neyse... bu arada son olaylarda da banka atm'lerine zarar veren yüzleri maskeli, "kimliği belirsiz" birkaç gösterici olduğu söylenmekte. ama dur lan yok yok bizim salak türk polisi bildiğin kendisi zarar vermiş!

http://p1306.hizliresim.com/1b/3/nrpqk.jpg

yiğit bulut

erdoğan'ı devirecek olmasından yana çok ümitli olduğum kişidir. bu adamın başka türlü gideceği yok, yiğit abimiz gelsin de o şahane ekonomi planlarını uygulasın bir an evvel. ekonomide zaten vaziyet boktan, bi de gelsin bu sıçsın bakalım. bakarsın çok daha güzel bir şeye vesile olmuş olur.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.