camelblack

Durum: 166 - 0 - 0 - 0 - 18.05.2016 01:16

Puan: 2031 -

5 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 9

spor toto süper lig 2015-2016 sezonunun kırılma anları

hiç birbirimizi kandırmayalım, konya fenerbahçe maçıdır.

19 mayıs 2016 beşiktaş şampiyonluk kutlamaları

bi yandan orda olmayı çok istiyorum, ki osmanlı maçına da gidemedim, öbür yandan da çok gereksiz buluyorum.

mario gomez

hat trick yapamadan gol kralı olan ender futbolculardan. ulan bi üç gol attıramadınız şu adama be.

dingoc

bugün doğum günü. iyi ki doğmuş, iyi ki var, iyi onu tanımışız. daha nice nice seneler bizimle olsun, ailesiyle birlikte güzel yıllara.

passolig

hakkında pek de bir şey bilmediğim, yardıma ihtiyaç duyduğum kahrolası zımbırtı. şimdi ben bunu geçen sene dingoc reyizle beraber aldım. lakin kart elime ulaşmadı. o sezon gittiğim maçta gişeden tek kullanımlık kart alıp girmiştim. şimdi bursa maçına gitmek istiyorum, biletler de tükenmiş durumda. internetten vize işlemini halledicem, ee sonra?

elinde bilet olup maça gitmeyen birini bulup bileti transfer etmek istiyorum ama bu işlem nasıl olacak? karşı tarafa adımı soyadımı vermem yeterli midir yoksa bi kart numarası falan var mı? bir de kontrolünü nasıl yapacağımı da bilmiyorum. lütfen ağalar, mayıs 2013'teki son maçımız olan gençberliği maçına gidemedim, bari açılışa gideyim istiyorum. para durumunu da henüz yeni ayarlayabildiğim için son günlere kaldı bu işler de.

mario gomez vs robin van persie

gomez mütevazı adam. rvp, hatunların efendi adam yerine tercih ettiği piç erkektir.

27 aralık 2015 beşiktaş torku konyaspor maçı

q7 çıktıktan sonra golleri sıraladığımız maç.

saniyede yirmidört kare

doğum günü kutlu olsun.

selahattin demirtaş

semt bizim aşk bizim

blackeagle1903

messi'nin boateng'e attığı çalım

daha şampiyon olmadan necip'in messi karşısında neler yapacağını sorgulayan yazarları korkutmuş çalım.

selahattin demirtaş

yalancı çobandır. devlet, millet, teröriste iki defa güvendi, ikisinde de sırtından vuruldu. şimdi yine bir kesim "ama söz verdi!!11" diyerek destekliyor bu herifi. kendisi apo'yu bile satmıştır. onun bile sözünü görmemelikten gelmiş insandır. kürtlerin yeni lideri olmak istiyor. bir bebek katiline nazaran bu adamın terörist veya kürt önderi olmasını ben de yeğlerim lakin seçimler konusunda kesinlikle büyük yalan dönüyor. hdp'nin barajı geçse de geçmese de akpnin işine yarayacağı aşikar. hdpye oy vermek akpye oy vermekten farksızdır kesinlikle. kendisi madem o kadar samimi, madem ülke refahını düşünüyor, buyursaydı da yine sağlam vekil adaylarını toplayıp chp'ye geçseydi. chp'nin kemik seçmeni belli, chp'nin alacağı en aşağı oy belli, en fazlası da belli. hiç değilse kürtlerin oyu ile otuz barajını da aşardı. haliyle koalisyona gidilirdi. ön yargıymış, atommuş, geç bunları. yalancı çobandır. net. mazot bir tl olacak diyen adamın %7 oy almasını sağlayan zihniyetten farksızsınız. oslo'da aynı masaya oturmuş insanlar bugün birbirine düşman kesilecek öyle mi? hem de artık cemaat desteği de yok.

farz edelim ki cahiliz, vicdansızız, allah bizim belamızı vermiş, hdpyi desteklemeyerek hata yapmışız, hdp yine de barajı geçmiş bizleri utandırıp meclise girmiş. bu durumda mhpnin duruşu ne olur, -dediğinize göre-hdp ile düşman kesilen akp'nin duruşu ne olur? akpnin istediği sistem için gerekli sayı hdp'den mi sağlanır, yoksa sırf kürtler ülkede söz sahibi olmasın diye akp ile uzlaşmayı kabul edecek mhp ile mi sağlanır? mhp ile el ele bir başkanlık sistemi daha mantıklı duruyor sizin dediğiniz durumda. ki daha önce mhpnin akp yancılığı yaptığına da şahit olduk. bu hükümetin, bu koltuk sevdalıların, bu katillerin önü ancak koalisyon ile kesilir.

selahattin demirtaş

daha yedi sekiz ay önce bir cümlesiyle halkı sokağa döken, elliden fazla kişinin ölümüne sebep olan kişi. halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçundan vekilliği düşürülüp yargılanması gerekirken partice meclise girmesi isteniyor.

aç bir coca-cola

şurdan araktır: https://www.youtube.com/watch?v=5dk-zwyxz8k geçen sene eski ev arkadaşım günde yirme defa bunu dinleyerek kulağımı zikmişti, şimdi tvde yine aynı enstrümantale denk gelince kalp atışlarım hızlandı yeminle. sıla'yı nasıl ikna ettiler anlamıyorum aq. su gibi hatun leş gibi olmuş, bütün seksiliği yerle bir oldu be. yolda görsem üstüne kola atarım.

5 mayıs 2015 juventus real madrid maçı

ismail 2

çıkmıştır.
https://www.youtube.com/watch?v=4dbnrqck8iq&feature=youtu.be vay be, adamlar nasıl da yaşlanmış.

günün ilk entry'si

ispat veya inkar edemezsiniz ama budur.

grup vitamin

tekrar toplanıp albüm yapacakları söylenen grup.

şerefli birincilik

şerefli ikincilik'e nazaran daha iyidir. tavsiye edilir.
  • /
  • 9
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 166

beşiktaş

eskiden tek aşkım derdim. bağlandığım tek şey buydu çünkü. başka hiç bir şey beni bu kadar etkilemiyordu. kadınlar bile. hiç bir kadına aşık değildim. ağustos 2012de izmirde bi kadına aşık oldum. derken o yıl üniversiteyi kazandım. ben eskişehirliyim. eskişehir deplasmanına geldiğinde bile gidemedim maça. çünkü babam sevmezdi beşiktaş'ı. sülalede tek beşiktaşlı benim zaten. para vermezdi maç için. kendim de biriktiremezdim.

o yıl konyaya gittim üniversite için. haftasonlari da izmire kaçardım. aşık olduğum kadın için. birlikte güzel vakit geçirirdik. ama benim aklım beşiktaş'taydi. hiç maça gitmemişim. onları hiç canlı görmemişim. en çok da mabedimizde onları canlı izlemek istiyordum.

kampüste beşiktaşlı grubumuzu gördüm gittim kaynaştım hemen onlarla. maça gitmek istediğimi söyledim. iki hafta sonra inönü'de bursa maçına gideceğiz dedi. yanılmıyorsam tarih ekim 2012 idi. bursa maçı olduğundan da emin değilim. neyse.

100 lira yeter dediler. tamam dedim. para biriktirmeye başladım. bi tane formam, bi tane de feda tişörtüm vardı. forma çok eski olduğu için feda ile giderim diyordum. zaten sigara paramdan kesip, maç için para biriktiriyordum. bu fedakarlık değil miydi ki..

yolculuktan iki gün öncesiydi. kampüse gittim tekrar. 100 lirayı verdim. elemanlar dedi ki, biz senden elli alalım, üstünü tamamlarız. diğer elliyi yolda yada istanbulda harcarsın. teşekkür ettim.
iyi ki beşiktaşlıyım dedim o an. o delikanlı elemanlar yüzünden.
kampüsten eve sanki uçarak gidiyordum sevinçten. aileme de söylemedim maça gideceğimi. zaten izin vermezlerdi.
eve gittiğimde telefonum çaldı. hatunum arıyordu. iyi dedim maça gideceğimi de söylerim ona. o da beşiktaşlıydı.

pazar günü yanıma gelir misin diye sordu. beni izmire çağırıyordu. neden diye sordum. geçen hafta gelmiştim zaten. bi daha bayram tatilinde gelirim demiştim ona. niye çağırıyordu ki beni?
biyopsi sonucu belli olacak. sen de yanımda olur musun dedi.
hassiktir dedim içimden. ben onu unutmuştum.
mide kanseri olduğundan şüpheleniyordu doktorlar. biyopsi yapılmıştı. yani hatun kanser mi değil mi onu öğrenecektik.
dondum kaldım öylece. bir kaç saniye sonra tamam dedim. gelicem elbette. beraber gideceğiz doktora. iyi haberi alıp döneceğiz dedim.
hemen kampüse gittim tekrar. elemanlar hala ordaydı. abi dedim ben gelmiyorum paramı geri verir misin dedim. niye noldu diye sordular. başka işim çıktı dedim.
hemen ordan ten biletini alıp o akşam izmire gittim.
aklımda tabiki kadınım var. ama ukte olarak da beşiktaş kalmıştı. ahh dedim. yine olmadı.
bir daha gidemedim beşiktaş maçına. çünkü kız kanserdi. sürekli izmire gidip geldim. maddi sıkıntılarım oldu, hala var. iki bankaya borcum var. ödeyemiyorum. bilgisayarımı sattım iki ay önce. yetmedi.

yanılmıyorsam mayıs ayıydı. gençlerbirliği maçı. mabedimizdeki son maçımız. ağladım zırladım, ama o maça da gidemedim.
kızla ayrıldık. çünkü aramızda sınıf farkı vardı baya baya. durumu nasıl, durumu iyi. 3 ay kemoterapi gördü ilaç tedavisi gördü. 6 mart 2013 te tekrar bi sonucu öğrenmek için hastaneye gittik. iyi huylu çıkmıştı. ve tümör gittikçe küçülüyordu tedaviden dolayı. sonra da ayrıldık kızla. bu arada o 6 marttan bir kaç gün önce de fenerbahçe ile maçımız vardı. son dakikada attığımız golle 3-2 aldığımız maç. o da unutulmazdı ya.


bugün yine bursa ile maçımız var. ben tabiki yine gidemedim. ama hep aklıma bunu getiriyor beşiktaş maçları. bir gün ben de o trübünde maçımızı izlicem bağıra bağıra.

ama bu şekilde kendimi tam bi beşiktaşlı olarak hissetmiyorum. üvey evlat gibiyim.
olsun. ruhumuz yeter

4 ocak 2015 beşiktaş galatasaray maçı

kartal sözlük yazarları ile gidip yerinde izlediğim müthiş maç. evet, bana göre muhteşemdi. taraftar sayısı az, zemin bok gibi, hava kötü, oyuncular kötü, hakem yanlış kararlar aldı, herkes üzgün, ben de üzgündüm ama bu haliyle bile çok iyiydi. niye, çünkü gittiğim ilk maçtı. ilk kez o kadar beşiktaşlıyı birarada gördüm. * birbirinden değerli binlerce insan vardı orada. en özelleri ise benim yanımdaydı. maçın bir kısmını izledim, bir kısmında yanımdaki insanlara baktım, bir kısmında doğu ve batı tribününü izledim. yağmur hiç durmadan yağmasına rağmen şapkamı takmıyordum, görüntümü engellediği için. sık sık dingoc'tan fırça yiyordum şapka takmadığım için ama napim, herkesi görmek istiyordum. ya arkadaş, maç berbattı, 90 dakika boyunca bir kişinin bile yüzü düşmez mi? düşmedi lan işte, herkes son dakikaya kadar coşkuyla izledi. eleştiriler tabii ki oldu, olmaz mı. takımı, oyuncuları, hakemi, misafir takımı eleştirenler oldu sağımda solumda. haklılardı belki de. ama yemin ediyorum hepsi cümlenin sonunda "ne olursa olsun biz arma için buradayız" diyorlardı. işte o son cümleyi kurduklarında, öncesinde söyledikleri şeylerin hiçbir anlamı kalmıyordu. stattan çıktığımızda yerler çamur. dedim ya, ilk kez gidiyordum maça. ben ilk kez maruz kaldım o boktan yola. ya diğer insanlar? onlarca belki de yüzlerce defa o stada gittiler, o çamurlu yolu defalarca kez geçtiler. bi kez bile "bi daha siksen gelmem" demedi hiçbiri. o akşam takım kötüydü. beşiktaş bu, daha kötü maçları olmadı mı? daha kötü havada daha berbat maçlar da oynadı bu takım. ama sağımdaki solumda o güzel insanlar o akşam da stattaydı, geçen akşam da. hep gittiler, yine gidecekler. arma aşkı için çünkü her şey. şu yazıda bahsetmiştim, manevi olarak neleri sevdiğimi. (bkz: #339271)
bizim ki de sevgi ama dediğim gibi, bizimki yalandanmış. yensek de yenilsek de, hava buz gibi olsa da, yollar çamur olsa da her maça arma peşinde oldukları için giden bu güzel insanların sevgisinin yanında bizimki yalan kalıyor. yazarların isimlerini de nicklerini de vermek istemiyorum. hepsi, ayrı ayrı güzeldi. hepsi birbirinden daha iyiydi. hepsinin farklı farklı güzellikleri, iyilikleri dokundu bana. ortak noktaları ise bakışları aynıydı. yemin ederim aynıydı. birisi 11 aylık bebeğini bırakıp gelmiş, öbürü anneannesi kaza geçirmesine rağmen dönmemiş, maça kalmış, binlercesi yüzlerce kilometre öteden beriden gelmiş, hepsi fedakarlık yaparak gelip izlemişti maçı. bu insanların hiçbir beklentisi de yok. en güzel yanı da o. milyon eurolar alan oyuncularımız kendini resmen bilerek oyundan attıklarına üzülüyoruz sadece. o adam aldığı paranın hakkını versin, bunca insan yine o çileye rağmen gider maça zaten. neyse maçla ilgili konuşmak istemiyorum. yorumları yapanlar yapmış zaten.

aydın'dan kalkıp gitmiştim ben de maça. henüz istanbul'a varmadan başladı beşiktaş'ın güzelliği. belki de hep böyledir bilmiyorum, okuyunca güleceksiniz belki ama ben ilk kez karşılaştığım için çok s evindim mutlu oldum, o yüzden anlatma gereği duyuyorum.
firma otobüsü ile yalnız başıma kalktım geldim istanbul'a. bu sözlükteki güzel insanların desteği ile. 10 saatlik yol. gece onikide yorgun argın binmişim otobüse. otobüste de hiç uyuyamam ben, yine uyuyamadım. saat sabahın yedisi. hava henüz yeni aydınlanıyor. araç feribota bindi. ben sarhoş gibiyim. yolda hiç uyumayınca sarhoş gibi oldum. iki büklümüm. dedim bari yukarı çıkıp çay içiyim, soğuk hava çarpsın, iyi gelir belki.
otobüsten indim, üst kata çıktım. kapıyı açıp içeri girdim. kafamı kaldırdığımda göğsünde kutsal arma olan yüzlerce insanı gördüm. noluyo amk. rüya mı lan. olimpiyata mı geldim kendi kendime diyorum. sersemim ya, serap falan sandım ciddi ciddi. neyse çayı aldım, onları izlemeye başladım belgesel gibi. benim üzerimde beşiktaş'a dair hiçbir şey yoktu maalesef. alamadım. orjinalini almayınca da hiç almamak daha iyi. çakma ürünleri almak hainlik etmek gibi bence. neyse arkadaşlar çaylarını içip dışarı çıktı. fetibotun kıç tarafında toplandılar, vurdular davula, haykırdılar sevdalarını. ben durur muyum aq, hemen girdim aralarına. birisi "hayırdır noluyo" der gibi kaş göz işareti yaptı. dedim ben aydın'dan geliyorum, maç için geldim. he iyi dedi, attı kolunu omzuma, bağırmaya devam ettik. çok başka bir şeymiş, tarifi mümkün değil, betimleyemiyorum o yüzden. gebze'ye yaklaşınca bu sefer feribotun ön tarafına geçtik, meşaleler yandı, haykırışlar devam etti. istanbul'un nüfusuna birkaç saatliğine de olsa iki yüz güzel insan daha dahil olacaktı. kıyıya yaklaşınca indik aşağıya, abilerden biri "seni bizim otobüse transfer edelim." dedi de bu güzel teklifi kadıköyde arkadaşımla buluşacağım için reddetmek zorunda kaldım. onlar da izmir torbalı'dan iki otobüs gelmişler maç için. hepsi çalışan, +30 yaşında insanlar. çoğu evli barklı. taa torbalı'dan arma peşine düşmüşler.

iyi ki beşiktaşlıyım, iyi ki o insanlarla tanışma şerefine eriştim. ailem gibi oldular. gibi'si fazla hatta. sağolsun hepsi.

camelwhite

kardeşim olabilir. *

valla yurtdışında bi türk'e rast gelmiş gutbetçi gibi sevindim sözlük. hoş geldin.

feyyaz uçar yazı kalır

az önce köri soslu tavuk yaparken aklıma gelen sosyolojik tespit.

selahattin demirtaş

daha yedi sekiz ay önce bir cümlesiyle halkı sokağa döken, elliden fazla kişinin ölümüne sebep olan kişi. halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçundan vekilliği düşürülüp yargılanması gerekirken partice meclise girmesi isteniyor.

selahattin demirtaş

daha yedi sekiz ay önce bir cümlesiyle halkı sokağa döken, elliden fazla kişinin ölümüne sebep olan kişi. halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçundan vekilliği düşürülüp yargılanması gerekirken partice meclise girmesi isteniyor.

selahattin demirtaş

yalancı çobandır. devlet, millet, teröriste iki defa güvendi, ikisinde de sırtından vuruldu. şimdi yine bir kesim "ama söz verdi!!11" diyerek destekliyor bu herifi. kendisi apo'yu bile satmıştır. onun bile sözünü görmemelikten gelmiş insandır. kürtlerin yeni lideri olmak istiyor. bir bebek katiline nazaran bu adamın terörist veya kürt önderi olmasını ben de yeğlerim lakin seçimler konusunda kesinlikle büyük yalan dönüyor. hdp'nin barajı geçse de geçmese de akpnin işine yarayacağı aşikar. hdpye oy vermek akpye oy vermekten farksızdır kesinlikle. kendisi madem o kadar samimi, madem ülke refahını düşünüyor, buyursaydı da yine sağlam vekil adaylarını toplayıp chp'ye geçseydi. chp'nin kemik seçmeni belli, chp'nin alacağı en aşağı oy belli, en fazlası da belli. hiç değilse kürtlerin oyu ile otuz barajını da aşardı. haliyle koalisyona gidilirdi. ön yargıymış, atommuş, geç bunları. yalancı çobandır. net. mazot bir tl olacak diyen adamın %7 oy almasını sağlayan zihniyetten farksızsınız. oslo'da aynı masaya oturmuş insanlar bugün birbirine düşman kesilecek öyle mi? hem de artık cemaat desteği de yok.

farz edelim ki cahiliz, vicdansızız, allah bizim belamızı vermiş, hdpyi desteklemeyerek hata yapmışız, hdp yine de barajı geçmiş bizleri utandırıp meclise girmiş. bu durumda mhpnin duruşu ne olur, -dediğinize göre-hdp ile düşman kesilen akp'nin duruşu ne olur? akpnin istediği sistem için gerekli sayı hdp'den mi sağlanır, yoksa sırf kürtler ülkede söz sahibi olmasın diye akp ile uzlaşmayı kabul edecek mhp ile mi sağlanır? mhp ile el ele bir başkanlık sistemi daha mantıklı duruyor sizin dediğiniz durumda. ki daha önce mhpnin akp yancılığı yaptığına da şahit olduk. bu hükümetin, bu koltuk sevdalıların, bu katillerin önü ancak koalisyon ile kesilir.

kartal sözlük radyosu

zevksiz dicey bozuntularına sahip radyo.

blackeagle1903

beşiktaş'ı şampiyon yapmak istiyorlar

doğruluk payı olan iddia. kendi başarımızla bir yerlere gelmek istesek bile engellenecek güçler var. bunların en başında lig tv geliyor bence.
şimdi galatasaray ile fenerbahçe dördüncü yıldız için şampiyonluk peşinde. bu durumda parayı kırmak için bir yıl daha onların şampiyonluğunu geciktirmek lig tv'nin işine mükemmel derecede yarayacak. olur da bu yıl şampiyon olduk, seneye messi+ronaldo gelsin, siksen şampiyon yapmazlar bizi.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.