fani madida

Durum: 4782 - 0 - 0 - 0 - 21.10.2017 09:38

Puan: 29361 -

9 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Admin.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 240

21 ekim 2017 tofaş beşiktaş sompo japan maçı

tahincioğlu basketbol süper ligi'nin 3. hafta müsabakası.

başlama saati: 17:00

21 ekim 2017 beşiktaş karabükspor maçı

tekerlekli sandalye basketbol ligi ilk hafta müsabakası. başlama saati 17:00.

21 ekim 2017 eczacıbaşı vitra beşiktaş kadın voleybol maçı

vestel venüs sultanlar ligi ikinci hafta müsabakası.

başlama saati: 16:00

21 ekim 2017 evkur yeni malatyaspor trabzonspor maçı

başlama saati 19:30

trabzon'un olası puan kaybında yeni hocaları yine kusuru beşiktaş'a bulacaktır muhtemelen.

21 ekim 2017 akhisar belediyespor gençlerbirliği maçı

başlama saati 16:30 olan müsabaka. suat arslanboğa yönetecek.

21 ekim 2017 osmanlıspor kardemir karabükspor maçı

başlama saati 14:00 olan müsabaka. düdüğü halis özkahya.

20 ekim 2017 göztepe aytemiz alanyaspor maçı

3-3 beraberlik ile neticelenen müsabaka.

"göztepe şampiyonluğa oynar hacım" geyiği yavaş yavaş azalarak bitme eğilimi gösterir sanırım kısa zamanda.

20 ekim 2017 antalyaspor kasımpaşa maçı

2-1 antalyaspor galibiyeti ile neticelenen müsabaka. antalyaspor'un gollerini etoo ve deniz kadah attı. kasımpaşanın golü ise romana'dan geldi.

22 ekim 2017 galatasaray fenerbahçe maçı

sarı kardeşler derbisi.

bol kavgalı ve bol kartlı geçip futbol adına pek de bir bok olmayacaktır.

az kırmızı gören takım kazanır.

kartal sözlük

tam bir "come to beşiktaş" modunda şu an. dingoc gelir blackeagle1903'ü çağırır; blackeagle1903 gelir şutmesafesişutpozisyonu'nu çağırır.


şmşp kimi çağırıp sözlüğe kazandıracak merakla bekliyorum.

ali eren beşerler

sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı ritivit ile sözlüğümüzün yeniden yayına başlamasını duyurma çabamıza omuz veren kartal yürekli insan.

olur da bakarsa buralara kendisine teşekkür ederiz.

entiriy

yazarlığı onaylanan 8. nesil kartal.

hoş gelmiş.

shackleton

yazarlığı taze onaylanan, 8. nesil kartal.

hoş gelmiş.

theaguila

yazarlığı onaylanan 8. nesil kartal.

aramıza hoş gelmiş.

munzur

yazarlığı onaylanan 8. nesil kartal.

hoş gelmiş.

4thefreedom

yazarlığı onaylanarak aramıza katılan 8. nesil kartal.

hoş gelmiş.

fikret orman

yazarlığı taze onaylanan, 8 nesil kartal.

hoş gelmiş.

abdullah avcı

avrupa kupasında gruptan çıkma iddiası devam ederken, çalıştırdığı başakşehir futbol takımını yedek kadro ile avrupa kupası maçına süren "deha" hoca.

bizlik bir durum yok aslında biz her şekilde koyup geçeceğiz ama şu yaptığı saçmalığı "gönül verdiği takıma destek olmak" dışında hiçbir gerekçeyle açıklayabileceğini sanmıyorum ben.

avrupa kupasında yenildi, beşiktaş'a da yenildiğinde elinde kalan tek şey rezilliği olacaktır, üstelik renkli abilerine yarananaması da cabası.

cenk tosun

hakkında geçmiş dönemde girilen entrylere bir göz gezdirdim de, zamanında az kızmamışız kendisine.

"topçu değil" diyenimiz de olmuş "ömer şişmanoğlu'nun yedeği olur" diyenimiz de. ama cenk azmi ve çalışkanlığıyla pek güzel şekilde göt etti çoğumuzu.

keşke her yanılmamız böyle güzel olsa.

nazar değmesin.

yıldırım demirören'i özlemek

(bkz:stockholm sendromu)

ben başka bir açıklamasını göremiyorum şahsen.
  • /
  • 240
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 4782

theaguila

yazarlığı onaylanan 8. nesil kartal.

aramıza hoş gelmiş.

kova burcu

kaleye geçip her çekilen şutu içeriye alan "burcu" isimli arkadaşa, ufak bir sitem cümlesi.

iğrençti evet.

taksim gezi parkı direnişi

sebebi hakkında bazı merak edilenleri cevaplandıralım;

(vurgula: 1. dünya'nın en güzel köprü projesi olan 3.köprüye mi?) buna gereken cevabı padişahımısssss efendimissss versin; http://www.zaytung.com/fotos/erdogan_vs_erdogan.jpg

(vurgula: 2. hollanda'ya dönmeyelim diye çocukların porno sitesine girişini engelleyen düzenlemeye mi?) evet tam olarak buna. ben senin girdiğin siteye karışıyor muyum? sen de benimkine karışmayacaksın o zaman. porno izlemek istiyorsam izlerim, kimseyi de bağlamaz. ( hayat tarzı dayatmayan akp hükümeti)

(vurgula: 3. hem ruhu hem bedeni hasta bir toplum olmayalım diye alkol satışına getirilen düzenlemeye mi?) evet evet buna. ben senin içki içmemene, ya da ayranı hangi saatte içeceğine karışıyor muyum? sana da karışmak düşmez o zaman. mevzuyu başbakan gibi alkollo araç mevzusuna çekmeyelim, ona en ağır cezayı versinler kimsenin gıkı çıkmıyor. ha ama eğer ölümlü trafik kazalarından çok rahatsızsanız önce başbakanınızın oğluyla ilgilenin. ( hayat tarzı dayatmayan akp hükümeti )

(vurgula: 4. kürtaj doğum kontrol yöntemi değildir,bebekleri öldürmeyin diyen yasaya mi?) evet biraz da buna. milletin bacak arasından elinizi çekin artık. şu kadar çocuk doğur, kürtaj olma vs vs. bırakın insanlar versin kararı. ( hayat tarzı dayatmayan akp hükümeti )

(vurgula: 5. kur'an'ın okullarda seçmeli ders olmasına mı? ) seçmeli ders oldu gördük, kuran dersi seçmeyen çocuklar dinsizlikle itham edilir oldu.

(vurgula: 6. saçını örtmek isteyenlerin bu isteği uygulayabilmelerine mi?) saçını örtmek isteyen elbette örtsün buna eyvallah, ama metroda birbirine sarılan sevgililere de karışılmasın. ( hayat tarzı dayatmayan akp hükümeti )

(vurgula: 7. çalışan annelerin kreş parasını devletin ödemesine mi?) ( 10 yılda yapılan ender icraatlerden )

(vurgula: 8. asgari ücretin 1000 tl ye çıkmasına mı? (yeni anayasa da onaylandı)) (yeni anayasa? yeni anayasa yapılmış ve haberimiz yokmuş :/ )

9. enflasyonun yıllık %9.5 seviyesinde kalmasına mı? ( zerre sevmesem de kemal derviş politikalarına devam ederek gelinen bir nokta, yine de takdire şayan )

10. ımf belasından kıçımızı kurtarmamıza mı? ( peki ya dış borç? ali'ye olan 10 lira borcumu ödedim ama başkalarına 100 lira borcum oldu. olsun, ali'ye borcum yok sonuçta buna bak. ali önemli.)

(vurgula: 11. ortadoğu'da ve dolayısıyla dünya'da söz sahibi olmamıza mı?) dünya'da söz sahibi olmak? afaghjakal diyeceğim sadece.

(vurgula: 12. ordudaki en yetkili yahudilerin, pkk işbirlikçisi subayların, ergenekoncuları'ın cezalarını çekmesine mi?) bak işte burada sertleşirim. gelsin isteyen delilleriyle insanların masumluklarını anlatayım. ama bunları bildiği halde oradaki insanların hapis yatmasına ses çıkarmayan varsa insan değildir.

(vurgula: 13. sgk ve sağlık hizmetlerinin en iyi seviyeye getirilmesine mi?) 1 liralık ilaca 12 lira vermek zorunda kalmak gibi, harikulade.

(vurgula: 14. tam maaş almasına rağmen hastanede yarım gün çalışan doktorun rahatının kaçmasına mı?) ne geçti ele? profsuz doçentsiz hastaneler. tabi aceleyle prof ya da doçent yapılan bademleri saymazsak.

(vurgula: 15. öğrenme yaşının 0-7 olduğu gerçeğine rağmen okula başlama yaşının 7 den 5.5'a indirilmesine mi? ) hangi eğitim kurumunun görüşünü aldın bunu yaparken? medrese eğitim sistemi diye insanlara zorla direttin bunu da. madem 0-7 arası en iyi dönem 0 yaşında al okula. *

(vurgula: 16. okullarda tablet ve internetle eğitim verilmesine mi?) dostum bu rant bir harika.

(vurgula: 17. savunma sanayiye yapılan yatırımlara mı? ) lan uçak kullanacak pilotun kalmadı. genelkurmay başkanın terörüsitler için "onlar bize saldırdı valla yoksa biz onlara bulaşmıyoduk ondan silah sıktık :((((" diye açıklama yapar oldu.

18. göktürk 2 uydumuzu yapmamıza mı? çin tarafından yapılan, norveç'ten görüntüleri gelen milli uydu. koçum benim.

19. yerli savaş uçağımızın tasarım çalışmalarının başlamasına mı? tasarım denilince şey geldi aklıma. hani şu akp yandaşı jet fadıl da bi araba tasarlamıştı sahi. ne oldu ona?

(vurgula: 20. silahlı kuvvetlerin ihtiyacı olan savunma sistemlerinin %55 ini kendimiz üretir hale gelmemize mi? ) daha yerli araba yapamıyoruz biz. fanteziye gerek yok.

(vurgula: 21. binlerce km. duble yol ve oto yollara mı? ) karadeniz'in anası sikildi. çevrecinin daniskası duysun lütfen. ayrıca buradan elde edilen rant dudak uçuklatır. akp yandaşı olmayıp ihale alan kim var? sektörün içindeyim gelin anlatayım.

(vurgula: 22. toplam 25000 metreden fazla tünellere mi? ) tünel yaptı akp oyumuz akp'ye

(vurgula: 23. sözleşmeli öğretmenlere 12 ay maaş hakkı sağlanmasına mı? ) sözleşmeli öğretmen? kadro versene. yok o olmaz. bu sözleşmeli öğretmen kavramı nereden geldi ki sahi?

(vurgula: 24. üniversitelerde harçların kaldırılmasına mı? ) parasız eğitim isteyen öğrenciler halen hapis yatarken kaldırıldı farkında mıyız? kaldırılması elbette takdire şayan olsa da bunları da unutmayalım.

(vurgula: 25. öğretmen lisesi mezunlarına karşılıksız burs verilmesine mi? ) bunu alırsan başbakanlık bursu alamıyorsun. e ne getirisi var fazladan?

(vurgula: 26. milli eğitim bakanlığına ayrılan dev bütçeye mi? ) dev bütçe? agahjakl. 65 kişilik sınıflar var istanbul'un göbeğinde. o dev bütçeden ufak bir miktar ayırsak?

(vurgula: 27. roketsan tarafindan geliştirilen aktif lazer güdümlü türk füzesi cirit'i dünya pazarına sokmamıza mı? ) inşallah iyi yerlere gelir.

(vurgula: 29. namaz kılan bir başbakan olmasına mı? ) namaz kılmasına kim laf etti? çevrendeki dolandırıcıları * koruyup kollayıp çevrendeki işadamlarına rant sağlıyorsa eğer o başbakan eleştirilen bu olur. namazı kimseyi rahatsız etmiyor. ayrıca; https://fbcdn-sphotos-f-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/p480x480/426700_178324245666998_1488630822_n.png

(vurgula: 30. terörün bitmesine, 20 yaşında oğullarımızın askerden eve sağ dönmesine mi?) onu biraz bekleyelim mi? ya apo'nun bağımsızlığı ve özerklik seçenğini kabul edeceğiz ya da olanları hep birlikte göreceğiz.

(vurgula: 31. daha aklıma gelmeyen bir sürü harika icraatlara mı ?) dostum bu icraatlar bir harika

ekleme: seçimle gelen elbette seçimle gider, kimse şunların kellesini alalımda yeni hükümet gelsin demiyor. fakat demokrasi=sandık değil be canım benim. inan ki değil. demokrasilerde dengeleyici unsurlar vardır. yargı denetimleri vardır. çoğunluğun azınlığa tahakkümü yoktur. "ben dedim olacak" denmez mesela demokraside.

ha bir de sandık demişken; o seçim barajı niye %10 ? temsilde adalet sağlanmasın diye olabilir mi?

kartal sözlük kalkındırma projesi

öncelikle baştan belirteyim, bu yazdıklarım bir savunma psikolojisi içeerisinde yazılan şeyler değil. sadece madem sorunlarımıza çözüm arıyoruz o zaman sorunları daha detaylı inceleyelim diye yazıyorum bunları. kurulduğundan bu yana öyle ya da böyle sözlük yönetimi içerisinde olan biri olarak sanırım sorunları daha detaylı inceleyebilirim.

öncelikle script konusundan başlayalım. şu anda kullanmakta olduğumuz versiyon şimdiye kadar kullandıklarımız içerisinde en iyisi. fakat yine de pek çok hata ve eksiklik çıkıyor. bunların kimini biz düzeltiyoruz, bizim kapasitemizin yetmediği işlere ise dışarıdan yardım alıyoruz. önce şunu belirteyim ki en büyük esiklerimizden biri yönetim içerisinde bir coder bulunmayışı. "açılın ben phy,java,sql biliyorum" diyen varsa bir adım öne çıksın lütfen. mobil de dahil tabi buna.

kodlama işini hep dışarıdan kişilere yaptırıyoruz. bu hem oldukça yüksek maliyetli oluyor hem de bu kişilere her zaman ulaşma şansımız olmuyor. şansımız varsa ve boş bir dönemine denk getirebilirsek bazı eksiklikleri düzeltebiliyoruz. tabi bir de şu var; bazen bize çok basit gibi gelen bir bug'ı düzeltmek için tüm sözlüğü silip baştan kodlamak gerekebiliyor. takdir edersiniz ki bu bizim için pek olası değil. bunun dışında bazı hataların düzeltilmesi güvenlik açığkları ortaya çıkarabiliyor. yine takdir edersiniz ki açıksız olmak hatasız olmaktan daha önemli. bir gün uyandığımızda renkliler tarafından hacklenmiş bir sözlük görmeyi kimse istemez sanırım.

kodlama olayı böyle, dediğim gibi ben kodlarım/kodlattırırım diyebilen yazar varsa buyursun gelsin kapımız her zaman açık. olayın maddi boyutlarına değinmiyorum bile. hani hep "gs sözlük" diyoruz ya mesela; onların coder'ları ekşinin coder'ları farkımız bu noktada ne yazık ki.

sözlüğe yazar kazandırma olayına gelince; bunun için de elimizden geldiğince çabaladık. hala da çabalıyoruz. diğer sözlüklerde aktif yazarlarımız var onları kullanarak sözlüğün tanıtımını diğer sözlükler üzerinden yapmaya çabalıyoruz. mesela herkesin burun kıvırdığı kerami pestenkerani ekşideki bildiği beşiktaşlılara mesaj atarak onları sözlüğe kazandırmaya çabaladı. gelen olmadı mı? oldu. fakat kalıcılıkları pek olmadı. bizim de hatalarımız olmuş olabilir kalıcı olmamalarında fakat benim bildiğim kadarıyla sözlüğün henüz yeterince büyümemiş olması onları uzaklaştırdı. kendini sözlüğe adayıp sözlüğü benimseyenler ise zaten her zaman bizimle kaldılar.

ünlülerin sözlüğe çekilmesi mevzusu üzerinde de çok çalıştık. tivitler attık, mailler yazdık fakat elimize geçen bir kaç rt'den fazlası olmadı ne yazık ki. ünlü beşiktaşlılarla şahsi ilişkileri olan bu şekilde onlara ulaşabilecek yazarımız varsa bize yardımcı olabilir. ya da bir gün yine birleşip twitter üzerinden bu kişilerle iletişim kurmaya çabalayabiliriz.

yönetimle ilişkileri beste sayesinde kurmaya başlamıştık aslında. fakat ahmet ateş'in şike sürecinde tutuklanması ve sonrasında değişen yönetim ile bu ilişkimiz sıfır düzeyine indi. özellikle beşiktaş dergisinde bize ayrılacak bir sayfa için çabalarımız halen sürüyor bunu başarırsak çok şeyi değiştirmiş olabiliriz diye düşünüyorum. yine yardımcı olabileceklerin yardımına hazırız tabi bu konuda da.

yazar sayısını arttırarak sözlüğün büyümesini sağlayamayacağımızı düşünüyorum ben. sözlüğe gelen yazar format bilgisi olan ve sözüğe bir artı değer kazandırabilecek kişiler olmalı. yoksa aksi yöndeki yazarlar mevcut yazarları bile soğutabiliyor kimi zaman, kendimden biliyorum. bir de bence sözlüğün marka değerini arttırmak için daha fazla beşiktaş konuşmalıyız. unutmayalım ki burası beşiktaş sözlüğü. bazı arkadaşlarımdan farklı olarak ben kalem,silgi defter ve sair başlıklara sıkıcı tematik entrylerin kasılmasını doğru bulmuyorum. bu sözlüğü tek düze sıkıcı ve beşik'tan kopmuş hale getirebiliyor. entry yazmak için olan zaman ve enerjimizi beşiktaş üzerinde harcarsak bence daha başarılı oluruz. çünkü unutmayalım ki beşiktaşla alakasız başlıklara yazacağımız şeylerin büyük çoğunluğu daha önce bir şekilde diğer sözlüklerde yer bulmuş oluyor. bizi farklı kılacak olan ise şüphesiz ki beşiktaş.

sık sık zirve organize ediyoruz. hatta bu yüzden eleştiri bile alıyoruz. "zirveye gidenler gruplaşmış gitmeyenler zirve sonrası başlıklardan bir şey anlamıyor" gibi. kısmen hak da veriyorum aslında bu eleştiriye, fakat şunu herkes kabul eder sanırım ki sözlükte gelişen arkadaşlık ortamı doğuştan gelen bir durum değil. kimse de bu ortamın dışında bırakılmıyor. kendi adıma örnek verirsem bana gelen her mesaja elimden geldiğince olumlu ve yapıcı cevap vermeye çabalıyorum hep. ben bile sevgi kelebeği oluyosam zaten siz düşünün gerisini.

ve son olarak kişisel kapris mevzusuna değinmek istiyorum. şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki bu sözlükteki hiç bir yönetici sözlük üzerindeki yetkisini kişisel sorunlarına alet edemez. sözlük içerisinde farklı görüş belirtmek herkesin olduğu kadar yöneticilerin de hakkı. fakat sırf kendine laf sokuluyor diye bir entry silinmez. hukukçu arkadaşlar gayet iyi bilir ki; sözlük formatı dışında kalan her sözlük kuralı güncel mevzuata göre yazılmıştır. ve ortada tck'nın dahi suç saydığı bir durum varken o entry silindi diye sözlüğe tavır almak yönetimin değil ne yazık ki yazarın kaprisi olabilir sadece.

hukuksal sorunlarda genelde newcastle ve bana danışılıyor. kendi adıma söyleyebilirim ki bir şey sorulduğunda yapanın kim olduğunu sormuyorum bile. sadece olayı yorumluyorum. beni fail değil fiil ilgilendiriyor çünkü. yönetimin de bakış açısı bu yönde. hatalı karar verilmiş olamaz mı? elbette olabilir. o işlemi yapan arkadaşla iletişim kurun gerekçe sorun, her yönetici gerekçe açıklar size. hala haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız yapılan haksızlığı ifşa edin. utanılacak bir şey yaptıysak herkes görsün.

söylemek istediklerim şimdilik böyle. başta da dediğim gibi bir çeşit savunma değil bu, sadece belirtili sorunları bizim de gördüğümüzü çözmeye çabaladığımızı ama geldiğimiz noktadan fazlasını beceremediğimizi anlatmak istedim. "şunu yapabiliriz" diyen yaksın mesaj lambamızı değerlendirelim birlikte.

biraz uzun oldu sanırım; uzun entrylerin okunmadığı gerçeği gibi bir gerçek de önümüzdeyken lafı daha fazla uzatmayayım ben.

eyyorlamam bu kadar.

allah allah banane lan sizin sözlüğünüzden

"ulan hepiniz sözlüktesiniz be" diye de devam edebilir.

yazarların alternatif akil adamlar listeleri

kamuoyuna yansıyan akil adamlar listelerinden tatmin olmayan yazarların alternatif liste önerileridir. mesela benimki şöyle;

1- tekel dostu ahmet abi ( başkan )

2- "çok iyi de oldu çok da güzel iyi oldu" diyen abi ( başkan yardımcısı)

3- kpss fatihi beyin bedava

4- dedeye sahip çıkan teyze

5- amele olmak isteyen zekalı arkadaş

6- forzanarchy

hocalı katliamı

hrant dink'in öldürülmesine sevinen, ama bunu açıkça söyleyecek kadar yüreği olmayan, ogün samast'ı ve yasin hayal'i kahramanı olarak belleyen örümcekli beyinlerin simgesi haline gelen katliam.

ne zaman ermenilere uygulanan baskının ve zulmün yanlışlığından bahsedilse hemen bu katliam çıkıveriyor önümüze. "ama sizin bundan haberiniz bile yok ki yeaaa" nidaları eşliğinde.

benim için öldürülen masum bir ermeni ile öldürülen masum bir azeri'nin farkı yoktur. her ikisi de masumken öldürülmüştür ve her ikisini de yapanlar zalimdir.

sırf ermeni olduğu için baskıya uğrayan/öldürülen insanlarla ermeni, azeri olduğu için baskıya uğrayan öldürülen insanlarla azeri oluyorum ben. çünkü onların hepsi önce insan. hem de hepiniz ermenisiniz hepiniz piçsiniz pankartını taşıyanlardan çok daha fazla.

alperen ocakları

bir süre takıldığınızda erhan tuncel, yasin hayal gibi güzel insanlarla tanışma fırsatı yakalayacağınız güzel yer.

diyanet işleri başkanı'nın cemevi ziyareti

tribünlere oynamaktır. kimse bu ziyaret nedeniyle alevilere yönelik olumlu gelişmeler beklemesin. seçimden önce yapılacak ve seçimden sonra unutulacaktır. başbakanın aleviliği yuhalattığı bir ülkede yaşıyoruz ne de olsa. ayrıca ben alevi vatandaşlarımızın bunlara kanmayacaklarına inanıyorum.

ermeni soykırımı

1915 yılında meydana geldiği iddia edilen bana göre "sözde" soykırımdır.

bunu söylerken 1915 yılında ermenilerin katledildiğini inkar etmek de bence yanlıştır. ermeniler ayaklandılar ve başlangıçta ermeni çeteler türklere saldırıp bağımsızlık kazanmaya çalıştılar. sonrasında bu isyanın bastırılması amacıyla ermenilere karşı operasyonlar başladı. aslında tarihsel bazda bakıldığında buraya kadar pek bir sorun görülmüyor. olayları kendi döneminin şartlarında değerlendiğimizde isyanların bastırılma şeklinin bu olduğunu hepimiz biliyoruz.

fakat burada sorun şu ki; bu isyan bastırılırken isyanla hiç ilgisi olmayan kişiler, kadınlar çocuklar ve hatta kundaktaki bebekler bile öldürüldü. bunu inkar etmeye gerek yok. göç ederken hava şartlarından öldüler falan masallarına da gerek yok.

fakat yapılan bu katliamın devlet politikası olduğu ve soykırım amacı güttüğü iddiası -yine bence- tamamiyle gerçek dışıdır. o tarihte zaten çok da düzenli bir ordunuz yok. hatta yerel çetelerden adam toplayıp asker yapıyorsunuz. bu başıbozuk düzen içerisinde kişilerin işledikleri cinayetleri devletlere bağlamak mümkün değil sanki.

sonuç olarak ermeni soykırımı yoktur ama ermeniler 1915 yılında katledilmiştir, bizim de en azından bu gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor.

17 şubat 2013 toplu doğum günü zirvesi

organzatörü semt bizim aşk bizim olduğundan sönük geçeceği şüphesiz olan zirve. o tarihte istanbul dışında olacağımdan katılamayacağım. katılacak arkadaşlara iyi eğlenceler dilerim.

edit: he bi de şu yazdığımı ciddiye alıp ciddi ciddi eksileyenler var. onlara sadece "agahjakaasnh" demek istiyorum :) ahahah