gagam koptu sira pencelerimde

Durum: 947 - 0 - 0 - 0 - 26.01.2016 21:30

Puan: 4292 -

8 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

NULL
  • /
  • 48

erdem bilici için kan bağışı kampanyası

ankara'da yasayan bir abimizin oglu icin sozluk yonetiminden ricam uzerine baslattigimiz mini bir kampanyadir.

erdem bilici kardesimiz yarin sabah saatlerinde ameliyata gircek ve hastaneden yaklasik 3 unite civarinda (vurgula: b rh -) kan gerekecegi ve bunun icin kan bagisi yapacak gonulluler bulunmasi istenmis.

blackeagle1903 arkadasimizin da belirttiği gibi ameliyat yarin sabah ankara çankaya hastanesi'nde olacak. gonullu arkadaslarimizin bu aksam ya da yarin sabah (vurgula: 0532 684 48 81) numarali telefondan ulasabilecekleri süleyman köse adli arkadasimiz kendilerine yardımcı olacaktir. şimdiden hepinize teşekkürler.

slaven bilic

premier lig'deki 'buyuk takim'lar sallamadigi icin mac ve maclar kazanan eski hocamiz.

simdi sanirim olay soyle gelisiyo; 'futbolun besigi', 'sir' unvanlari, futbolcularin hayallerini susleyen lig + ulke falan filan... bunlari simdi siktir edin, unutun.

bi tane hoca var, hirvat bu adam. bu adami ulkemizin tanimasi -oncesi varsa bilemedim, affola- euro 2008'e denk geliyor sanirsam. adam tikir tikir top oynatiyor hirvat milli takimina. almanlarin oldugu gruptan 3'te 3 yaparak cikiyor ve sonra sanssiz bi sekilde 'cilgin turkler'le karsilasiyor ceyrek finalde. olaganustu bir futbol oynayan 'cilgin turkler' hirvatlari son saniye goluyle uzatmaya giden macta penaltilarla eliyor. (ayni 'cilgin turkler'in gunumuze kadarki son uluslararasi macerasi oluyor bu euro 2008 bu arada)

sonra bu hoca hirvatlarin basinda 2010 dunya kupasi elemelerinde ingiltere ve ukrayna'nin oldugu grupta; ukrayna'nin ingiltere'yi yenmesiyle 3. olarak 2010 dunya kupasina gidemiyor. ('zaaa xd', 'ukrayna sikti, soktu' gibi bolumler eklersiniz hater arkadaslar buralara) ha bu arada ayni ukrayna playoff maclarinda yunanistan'a eleniyor. bildiginiz yunanistan. evet.

ama gel gor ki gerizekali hirvatlar bu hocayi kovmuyorlar. cunku futboldan anlamiyor bu gerzekler. ya da iste bizim gibi romantiklerle ayni dusuncede olduklari icin, istikrar onlar icin de onemlidir belki de, tutuyorlar bu hocayi takimin basinda.

tarih geliyor, gidiyor 'cilgin turkler' ile bu hirvat hocanin yolunu bir kez daha kesistiriyor euro 2012 elemeleri playoff maclarinda. hirvat hocaya eslesme icin soruyorlar "hoca bu 'cilgin turkler' euro 2008'de koymustu size, intikaminizi alcak misiniz?" diye. bizim hirvat hoca "intikam cirkin bi soz, turkler o maci durustce kazandilar ve yari finale hakederek ciktilar" diyor. (ilginc tabi. misal terim olsa "sisiriyolar, indiriyolar, vuruyolar. gordunuz kac tane kacirdik, beceriksiz bizim oyuncular hiaminaaa" minvalinde konusurdu muhtemelen) bunlari diyor ve gelip tt arena'da 3 tane atiyor, sahadan siliyor ve gidiyor euro 2012'ye.

euro 2012'de ispanya ve italya'nin oldugu gruptan 3. olarak eleniyor bu 'capsiz' hirvat hocamiz. italya ispanya ile 1-1 berabere kalirken 'capsiz' hirvat hocamiz ispanya'ya karsi sahadan 88. dakikada yedikleri golle 1-0 yenik ayrilip elenirken; 'fazla hucum oynattigi' gerekcesiyle elestiriliyor. bu elestirilere "futboldaki en buyuk yanilgi cok defans oyuncusuyla gol yemeyecegini cok hucum oyuncusuyla da gol atacagini sanmaktir. oysa ki asil olay defansif oyuncularin hucuma verdigi katki ile ofansif oyuncularin defansa verdigi katki arasindaki dengeyi iyi kurabilmektir. ayni bizim ispanya karsisinda yaptigimiz gibi. macin hakemi biraz daha adil olabilseydi ya da soyle diyeyim busquets'in corluka'ya yaptigi faulu gorebilseydi yenilmez denilen ispanya'yi burada cok rahat bir sekilde yenebilrdik." seklinde cevap vererek tabi ki de 'tribunlere oynamistir'. halbuki 'senyor' terim olsaydi "yani tabi ispanya. zor rakip. ne yapabilirsiniz ki? dunyanin en iyi takimi. cok zor." seklinde inanilmaz tespitler yapardi. neyse iste oyle.

bu hirvat hocanin sonraki kariyeri malumunuz. kisa suren rusya macerasi. ardindan da besiktas.

simdi aglamadan, zirlamadan, bahane bulmadan, itin gotune sokmadan adam gibi elestiri yapiyosak yapalim. kimse bilic efsane hoca demiyor. ama birileri surekli bilic'ten bir sik olmaz diye diye 2 sene boyunca salladi durdu. simdi de onder ozen'in beyanlari ortadayken sikim sokum gazetelerin, yarak kurek muhabirlerin, kose yazarlarinin (artik her ne sikimse) ipe sapa gelmez iddialariyla bu adamin arkasindan sallama devri baslamis. ben kendi adima bilic'e yeri geldi kizdim, kufrettim, yeri geldi giderse kendimi sikerim diye buyuk laflar da ettim. ama bilic'i surekli itin gotune sokmaya calisan adamlar hicbir olumsuz faktoru gormeden sadece bilic'e sallamis olmak icin soz soylediler.

dar rotasyonu gormediler.
68 haftalik deplasmani siklemediler.
sakatliklar umurlarinda bile olmadi.
verilen transfer listesinin 3-4-5. siralarindaki oyuncularin alinabilmesi zaten onemli degildi.
hakemlerin acik secik mac katletmelerini dillendirdigimiz icin -kendi icimizde bile- bizleri 'aglak' olarak nitelendirdiler.
onder ozen - bilic ikilisi ile baslatilan proje daha 1 yili doldurmadan ahmet nur cebi kazmasinin egosuna kurban edildi, her sey suya dustu, sil bastan yapildi ses cikarmadilar.
ve sonunda bilic'in de oyle ya da boyle basini yediler.

simdi artik bu adam siktir oldu gitti, sizle isi yok, sizin de onunla isiniz yok. bari basligina gelip hala "maldi olm o sizi kandirdi. siz de malsiniz" diye 8 yas laflari etmeyin de size gore sacma sapan olan romantizmimizi kendi kendimize yasayalim. gidin siz q7'nizle ya da q17'nizle (artik her ne sikimse) ilgilenin. biraz estetik futbol izleyin falan.

unutmadan sunu da ekleyeyim; futbol oyle 3-5-2, 4-3-3 bilmem ne ile olmuyo arkadaslar. mentalite denilen bisey var amina koyum. 5 tane forvet koyunca 5 tane gol atamiyorsun mesela. siz hala bilic'e soverken su lafini geceleri yatmadan once, tok karnina birer kez icinizden yada bagirarak okuyun. belli mi olur ise yarar belki:

"futboldaki en buyuk yanilgi cok defans oyuncusuyla gol yemeyecegini cok hucum oyuncusuyla da cok gol atacagini sanmaktir. oysa ki asil olay defansif oyuncularin hucuma verdigi katki ile ofansif oyuncularin defansa verdigi katki arasindaki dengeyi iyi kurabilmektir."

not: arada gelip boyle sacma sacma atarlanip gidiyorum ama kusura bakmayin artik. olur oyle. benden yana sikinti olduysa pesin pesin ozur diliyorum, affedin. saglicakla.

camel

gagam koptu sira pencelerimde

okulunu gereğinden fazla sallayıp uzattığı için sözlüğün yolunu unutmuş dallamadır. arada bir gelip bir şeyler yazmak kendisine de iyi gelir hani.

beşiktaş vs fenerbahçe vs galatasaray

net konuşmak gerekirse hiç de sikimde olmayan karşılaştırmadır.

şampiyon olmak, kupalar almak, yıldız oyuncuları takımımda görmek illa ki beni de mutlu eder. ancak kimse kusura bakmasın ama amına koyayım şampiyonluğun!

benim tek hayalim önder özen'in (vurgula: "kafasındaki beşiktaş")ı izleyebilmek. o beşiktaş'ı izleyeyim varsın 10 sene daha şampiyonluk görmeyeyim. çok da sikimde afedersin.

recep tayyip erdoğan

fikret orman başkanlığındaki beşiktaş yönetimi

sayelerinde deveye diken insana siken yaranır sözünün doğruluğu bir kez daha kanıtlanan ekiptir.

kartal sözlük

kardeş takım galatasaray diyen beşiktaşlı

acilen siktir olup gitmesi gereken gerizekalıdır.

dilara gönder

yönetimimizin bir an önce kendisine fernandes ile röportaj ayarlaması gereken beşiktaşlı spiker hatun.

gel evet de mutlu olalım

uğur boral

fırat aydınus

bence türkiye'nin açık ara en iyi hakemidir. ancak 9 kasım 2012 beşiktaş bursaspor maçında resmen sıçmıştır. belki de baskıyı bu kadar ters şekilde sahaya yansıttığı ilk maçıdır kendisinin. takdir haklarını nedense sürekli bursaspor'dan yana kullanmış basser'in sakatlandığı pozisyonda oyunu direk durdurup necip'in sakatlandığı pozisyonda golümüzü yemiştir. kendisine olan inancım zedelenmiş bulunmaktadır. etkisi altında kaldığı adamların da ta amına koyum.

9 kasım 2012 beşiktaş bursaspor maçı

amına koyduğumun vizeleri yüzünden stadda izleyemediğim; bitiş düdüğüyle tüm oyuncularımızı -yeterli bulmadığım almeida dahil- canı gönülden alkışladığım maçtır. artık her şeyi bir kenara bırakıp bu takımın arkasında dimdik durmamız gerekmekte. kaldı ki oğuzhan olsa rahat bir şekilde farka gidebilirdik 2-1 den sonra.

adana demirspor

sözlüğü forum zanneden mal

açılan başlığın altına tanım girmekten aciz; işi gücü girilen entrylere cevap yazmak olan maldır. yarak kürek başlıklar açar sonra da konuyu ebesinin amına kadar saptırır bu mal.

allah belasını versindir net!

kurban bayramını katliam olarak niteleyen mal

kurban bayramını katliam olarak niteleyen mal

beynine pranga vurmayı bir türlü başaramamış maldır. düşünmeyi bir türlü bırakamaz bu mal. sürekli düşünür; aklına, beynine, mantığına uymayanı kabul edemez tepki gösterir, ses çıkarır. ve işte birileri bizim bu malın düşünmesine tahammül edemez. hemen gelir "hehe mala bak. neye tepki gösteriyo ehe" diyerek sinir eder adamı.

bu tanımı yapanların 1500 yıl öncesinde yaşadığını veya yaşayan tanıdıkları olduğunu öğrenmek de ayrı bir zenginlik oldu benim açımdan. ya da bu zevat* inandığı her boku bilmem kaç yıl öncesine dayandırıp "bak o zamanlar böyleymiş" diyerek bizi yediklerini sanıyorlar.

e be dingil senin inandığın her boka ben de inanmak zorunda mıyım? o nasıl bir anlayıştır ki senle aynı görüşte olmayan adama hemen bok atıyorsun?

bak bak şu cümlene özellikle hayran kaldım kodumun burjuvası!

"bayramda çok kurban kesiliyor ve bu sayede fakir fukara da et yeme şansı buluyor."

e be öküz! e be hayvan! madem fakir fukaranın normal zamanlarda et yiyemediğinin farkındasın ne bok yemeye kurban bayramını bekliyorsun? evine et alırken fazladan al da götür ver o zaman. sadece bayramlarda mı müslümansın olm sen?

hayvan kesmek toptan '(vurgula: et yemek)' gibi bir amaca hizmet ediyorsa kurban bayramı denen olay niye var lan o zaman? sapık mısınız amına koyim yılın belli bir gününde milyonlarca adam kıtır kıtır hayvanları kesiyorsunuz? amaç '(vurgula: et yemek)' ise kurban bayramını ne bok yemeye kutluyorsunuz la? yok amaç inanç ise kedi kesen satanistinki de inanç. ona niye bok atıyorsun o zaman?

inandığın her bokun mutlak doğru olduğu düşüncesinden bir çık amına koyim. şimdi o üstünü örttüğün, kullanmadığın beynini de al siktir git burdan.

(bkz: ampır ampır konuşmak)

26 ekim 2012 kasımpaşaspor beşiktaş maçı

ibrahim toraman'ın oyundan çıkmasıyla kaptanlığın bizim oğlan necip uysal'a geçtiği maçtır. ayrıca altın kafa tomas sivok'un golüyle 3-1 öne geçtiğimiz maçtır.

arzulanan, özlenen beşiktaş'tır bu işte. kaptanlık öz kaynağımızın gururlarından necip uysal'da. gururumuzsun necip!

asstagram

instagram, boobstagram derken yeni haberdar olduğum bir başka tagramdır.

oturup en güzel götler seçilebilir. kızlarımıza tavsiyemiz kullanmaları ve kullandırtmalarıdır. alın 2-3 arkadaşınızı çekin fotoğrafınızı koyun arkadaş nedir yani. *

http://asstagram.fr/

quaresma'yı savunan beşiktaşlı

değirmene su taşıyandır.

oturup bir düşünse ne de güzel olur ya neyse.
  • /
  • 48
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 947

slaven bilic

premier lig'deki 'buyuk takim'lar sallamadigi icin mac ve maclar kazanan eski hocamiz.

simdi sanirim olay soyle gelisiyo; 'futbolun besigi', 'sir' unvanlari, futbolcularin hayallerini susleyen lig + ulke falan filan... bunlari simdi siktir edin, unutun.

bi tane hoca var, hirvat bu adam. bu adami ulkemizin tanimasi -oncesi varsa bilemedim, affola- euro 2008'e denk geliyor sanirsam. adam tikir tikir top oynatiyor hirvat milli takimina. almanlarin oldugu gruptan 3'te 3 yaparak cikiyor ve sonra sanssiz bi sekilde 'cilgin turkler'le karsilasiyor ceyrek finalde. olaganustu bir futbol oynayan 'cilgin turkler' hirvatlari son saniye goluyle uzatmaya giden macta penaltilarla eliyor. (ayni 'cilgin turkler'in gunumuze kadarki son uluslararasi macerasi oluyor bu euro 2008 bu arada)

sonra bu hoca hirvatlarin basinda 2010 dunya kupasi elemelerinde ingiltere ve ukrayna'nin oldugu grupta; ukrayna'nin ingiltere'yi yenmesiyle 3. olarak 2010 dunya kupasina gidemiyor. ('zaaa xd', 'ukrayna sikti, soktu' gibi bolumler eklersiniz hater arkadaslar buralara) ha bu arada ayni ukrayna playoff maclarinda yunanistan'a eleniyor. bildiginiz yunanistan. evet.

ama gel gor ki gerizekali hirvatlar bu hocayi kovmuyorlar. cunku futboldan anlamiyor bu gerzekler. ya da iste bizim gibi romantiklerle ayni dusuncede olduklari icin, istikrar onlar icin de onemlidir belki de, tutuyorlar bu hocayi takimin basinda.

tarih geliyor, gidiyor 'cilgin turkler' ile bu hirvat hocanin yolunu bir kez daha kesistiriyor euro 2012 elemeleri playoff maclarinda. hirvat hocaya eslesme icin soruyorlar "hoca bu 'cilgin turkler' euro 2008'de koymustu size, intikaminizi alcak misiniz?" diye. bizim hirvat hoca "intikam cirkin bi soz, turkler o maci durustce kazandilar ve yari finale hakederek ciktilar" diyor. (ilginc tabi. misal terim olsa "sisiriyolar, indiriyolar, vuruyolar. gordunuz kac tane kacirdik, beceriksiz bizim oyuncular hiaminaaa" minvalinde konusurdu muhtemelen) bunlari diyor ve gelip tt arena'da 3 tane atiyor, sahadan siliyor ve gidiyor euro 2012'ye.

euro 2012'de ispanya ve italya'nin oldugu gruptan 3. olarak eleniyor bu 'capsiz' hirvat hocamiz. italya ispanya ile 1-1 berabere kalirken 'capsiz' hirvat hocamiz ispanya'ya karsi sahadan 88. dakikada yedikleri golle 1-0 yenik ayrilip elenirken; 'fazla hucum oynattigi' gerekcesiyle elestiriliyor. bu elestirilere "futboldaki en buyuk yanilgi cok defans oyuncusuyla gol yemeyecegini cok hucum oyuncusuyla da gol atacagini sanmaktir. oysa ki asil olay defansif oyuncularin hucuma verdigi katki ile ofansif oyuncularin defansa verdigi katki arasindaki dengeyi iyi kurabilmektir. ayni bizim ispanya karsisinda yaptigimiz gibi. macin hakemi biraz daha adil olabilseydi ya da soyle diyeyim busquets'in corluka'ya yaptigi faulu gorebilseydi yenilmez denilen ispanya'yi burada cok rahat bir sekilde yenebilrdik." seklinde cevap vererek tabi ki de 'tribunlere oynamistir'. halbuki 'senyor' terim olsaydi "yani tabi ispanya. zor rakip. ne yapabilirsiniz ki? dunyanin en iyi takimi. cok zor." seklinde inanilmaz tespitler yapardi. neyse iste oyle.

bu hirvat hocanin sonraki kariyeri malumunuz. kisa suren rusya macerasi. ardindan da besiktas.

simdi aglamadan, zirlamadan, bahane bulmadan, itin gotune sokmadan adam gibi elestiri yapiyosak yapalim. kimse bilic efsane hoca demiyor. ama birileri surekli bilic'ten bir sik olmaz diye diye 2 sene boyunca salladi durdu. simdi de onder ozen'in beyanlari ortadayken sikim sokum gazetelerin, yarak kurek muhabirlerin, kose yazarlarinin (artik her ne sikimse) ipe sapa gelmez iddialariyla bu adamin arkasindan sallama devri baslamis. ben kendi adima bilic'e yeri geldi kizdim, kufrettim, yeri geldi giderse kendimi sikerim diye buyuk laflar da ettim. ama bilic'i surekli itin gotune sokmaya calisan adamlar hicbir olumsuz faktoru gormeden sadece bilic'e sallamis olmak icin soz soylediler.

dar rotasyonu gormediler.
68 haftalik deplasmani siklemediler.
sakatliklar umurlarinda bile olmadi.
verilen transfer listesinin 3-4-5. siralarindaki oyuncularin alinabilmesi zaten onemli degildi.
hakemlerin acik secik mac katletmelerini dillendirdigimiz icin -kendi icimizde bile- bizleri 'aglak' olarak nitelendirdiler.
onder ozen - bilic ikilisi ile baslatilan proje daha 1 yili doldurmadan ahmet nur cebi kazmasinin egosuna kurban edildi, her sey suya dustu, sil bastan yapildi ses cikarmadilar.
ve sonunda bilic'in de oyle ya da boyle basini yediler.

simdi artik bu adam siktir oldu gitti, sizle isi yok, sizin de onunla isiniz yok. bari basligina gelip hala "maldi olm o sizi kandirdi. siz de malsiniz" diye 8 yas laflari etmeyin de size gore sacma sapan olan romantizmimizi kendi kendimize yasayalim. gidin siz q7'nizle ya da q17'nizle (artik her ne sikimse) ilgilenin. biraz estetik futbol izleyin falan.

unutmadan sunu da ekleyeyim; futbol oyle 3-5-2, 4-3-3 bilmem ne ile olmuyo arkadaslar. mentalite denilen bisey var amina koyum. 5 tane forvet koyunca 5 tane gol atamiyorsun mesela. siz hala bilic'e soverken su lafini geceleri yatmadan once, tok karnina birer kez icinizden yada bagirarak okuyun. belli mi olur ise yarar belki:

"futboldaki en buyuk yanilgi cok defans oyuncusuyla gol yemeyecegini cok hucum oyuncusuyla da cok gol atacagini sanmaktir. oysa ki asil olay defansif oyuncularin hucuma verdigi katki ile ofansif oyuncularin defansa verdigi katki arasindaki dengeyi iyi kurabilmektir."

not: arada gelip boyle sacma sacma atarlanip gidiyorum ama kusura bakmayin artik. olur oyle. benden yana sikinti olduysa pesin pesin ozur diliyorum, affedin. saglicakla.

beşiktaşlılık felsefesi

skora değil mücadeleye

kupalara değil alın terine

başarılara değil mentaliteye

lisansa değil renklere

bireylere değil değerlere

futbola değil beşiktaş'a

inanmaktır, önem vermektir.

beşiktaşlılık

rakiplerine kin kusmak değil onlara rağmen dik durabilmektir.

kartal sözlük

beşiktaş taraftarı

ütopyadır. diğerlerinin ulaşmayı isteyip ulaşamayacağıdır.

alparslan türkeş

dün itibariyle 15 yıldır *cehennemde cayır cayır yanan zat.

12 eylül 1980 darbesi'nden önceki dönemde sokaklarda kol gezen şiddetin baş sorumlularındandır. milliyetçi cepheye katılarak ülke içindeki kamplaşmanın giderek artmasına neden olmuş, kendi kamplarında asker eğitir gibi ülkücü katiller yetiştirmiştir.

ha bir de şu var; zaten bundan ne ırkçı olur ne de kafatasçı. kendi ırkının tarihini bile bilmeyen biridir. kendisi için biraz üzücü olacak bunu öğrenmek ama eğer beni duyuyorsa sesleniyorum kendisine:

(b: kaliteli bir ırkçı, kaliteli bir kafatasçı bile olamadın beybi. olabilseydin "ben önce türk sonra müslümanım" derdin. türkiye'deki muhafazakarlık-türkçülük sentezini çözüp siyaset yaptın. ama yemezler koçum. öbür tarafta belki tarih dersi veriyorlardır da öğrenirsin türk ırkının tarihsel sürecini.)

muhsin yazıcıoğlu

çok büyük bir liderdir. öyle böyle değil inanılmaz büyüktür. o kadar büyüktür ki önünü alamazsınız o kadar yani. ben bi yerden sonra dedim bu daha fazla büyük bir lider olamaz bir yerde durur ama durmadı daha da büyüdü. büyüdü büyüdü büyüdü kocaman bir lider oldu amk. *

akp döneminde soğuduğumuz kelime ve deyimler

türk

yeryüzündeki "insan" ırkı içerisinde kendine yer bulabilmiş insan topluluğudur. kutsal da değildir üstün de değildir sadece kendini üstün görüp aynı vatanı paylaştığı farklı insan topluluklarını ezme niyetindedir. kökenime yönelik bi araştırma yapmasam da sanırım -ne yazık ki- ben de bu gerzek insan topluluğunun bi parçasıyım.

rüştü reçber'in kaptan olmaması

son derece doğru ve normal olandır. her ne kadar profesyonelliğin canlı hali olsa da fenerbahçeli olduğunu bildiğimiz bir oyuncunun beşiktaş'ta kaptan olması mide bulandırıcı bir durum olur. evet rüştü'yü hepimiz seviyoruz onun başımızın üstünde yeri var ama kaptanlık olmaz.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.