ozdemirozdemir

Durum: 1658 - 0 - 0 - 0 - 14.02.2017 22:34

Puan: 10578 -

9 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 83

kartal sözlük'ün yayın hayatına veda etmesi

formatın içine edeceğim üzgünüm;
yazdıklarımızı nasıl yedek alıyoruz, yardımcı olabilecek kişi var mı? en azından yazdıklarım kaybolmasın istiyorum.

eksik bir şey

madem gidiyoruz açık açık takılalım buradan... sonra demeyin siktin formatı eyledin viran (bkz: swh)

seni çok seviyorum selin! aptal ve kapital bulduğum sevgililer günü bile seninle paylaşamadığım için acı veriyor şu saatlerde. lan harbiden seviyorum; eksik bir şey mi var?

hani tanıştığımız kurs var ya, arada hoca yok diye derslere benim girdiğim gitar kursu orası benim hapishanem oldu, her taraf sen... biliyor musun o grup derslerinde diğer tüm öğrencileri erkenden postalamaya çalışmam sadece seninle ilgilenmek istediğim için. aptal bir adamım biliyorum ama ne yaparsın; insan kaç kere aşık olur ki?

sigara içtiğimiz o merdivenleri her gün ziyaret ediyorum, ne gülüyorduk beraber be... yürüdüğümüz yollar, karşılaştığımız köşeler çok tuhaf be kızım... hem bilmiyorsun odamın penceresinden senin yaşadığın binayı görüyorum her gece; uykusuzluğumun sebebi ne şimdi anlıyor musun?

iyi zamanlar geçirdik seninle selin...

merak etme ısrar etmek gibi bir niyetim yok, istesem de yapamam gücüm yok...

bir şey diyeceğim selin, beni neden sevmedin?

kartal sözlük'ün yayın hayatına veda etmesi

uzun zamandır aktif olmadığım için pek söz hakkım yok, ancak, başladığı günden bu yana bana arkadaşlık etmiş sözlüğüme veda etmek biraz hüzünlü... başaramadık galiba; bir içerik yaratamadık. güzel başlamıştı gerçi; diğer sözlük oluşumlarından daha samimi paylaşımlar ve beşiktaşlı duyarlılığı içeriyordu, yazarız bu gezegeni dedik o zamanki bol siyahlı kırmızılı temayla kayıt olup yazmaya başladık. bir dönem iyi gittik bence ama sözlük altyapısı oluşturamadık. nik altı döşemeler ve övmeler de artınca iş yavaş yavaş boka sarmaya başladı bence.

uzun bir zamandır girmiyordum sözlüğe; bence son hali gerçekten "yazarız bu gezegeni" değildi. sol frame bahis bültenleri gibi, entryler hangi maçın kaçıncı dakikasında gol olduğunu anlatıyor falan rezalet yani.

kimseye kızmıyorum, suç bizim 1.nesil, biz bıraktık işi... üretmedik, düşünmedik, yazmadık falan; böyle olacağı belli değil miydi? zaten bir kere daha bu karar çıkmıştı ve biz ilk yazarlar gitmeyin diye ağlamıştık burada. şimdi yine aynı yüzsüzlüğü yapmamam lazım ama gitmeseniz iyi olurdu!

özleyeceğim sözlükle dertleşmeyi...

hadi çoook iyi davranın kendinize hacılar! çıff fıçı çıff fıçı tıss

not: ismail abi efektidir, lmciler anlar.

yazarların şu an dinledikleri şarkılar

https://www.youtube.com/watch?v=hbxsebnww5q

bir ömür yetmez ki - müslüm gürses

yaktın beni dünya

söz ve müziği cengiz tekin'e ait olan, müslüm gürses "konseri" albümünden harika parça. müslüm'ün jiletli konseri dedin mi ilk akla gelen parçadır. sözlerini de yazayım;

kanserojen--

yıllar yılı elimden bir tutanım olmadı
ne talihsiz bir kulum hala çilem dolmadı
şu üç günlük alemde bir sevenim olmadı
vazgeçtim ben sevmekten dostum bile kalmadı

yaktın beni dünya yıktın beni dünya
yaktın beni dünya yıktın beni dünya
gerçek olan neyin varki yalansın dünya
fanisin dünya

felek vurdu insafsız sabır kalmadı bende
bilmem ki dertten başka ne buldum ben sevmekte
şu gencecik ömrümü yazık boşa harcadım
şimdi haram oldu bana yaşamakta gülmekte

yaktın beni dünya yıktın beni dünya
yaktın beni dünya yıktın beni dünya
gerçek olan neyin varki yalansın dünya
ganisin dünya

kanserojen--


içkiyi bırakmak dönekliktir

zamanla kafa, karaciğer ve çoluk çocuk üçgeninde delirtecek delikanlılık örneği. hayat 12,5 yaşından bakıldığı gibi devam etmiyor neticede.

rakı sevmeyen adam

hor görülmüş adamdır. aşkı rakıyla açıklamakla, pilot kalemle tanrıyı tanımlamak arasında fark arıyorum şu ara.
(bkz: insan gerçekten hayret ediyor)

osuran kişiye verilecek cevaplar

ozdemirozdemir

sözlüğe gerekli ilgili gösterecek yazar. bilgisi kadar, günde en az on adet entry girmek gibi bir hedefi var.

sessiz kütüphane

japon yapımı televizyon programı. kütüphane ortamında ki bir masada oturan altı kişinin oynadığı sessiz kalma oyunu. oyun şöyle;

-masaya altı adet kart konur. bir tanesinin arkasında bir kurukafa figürü vardır.
-yarışmacılar hızlıca bir kart seçer; seçtiği kartın arkasında bu figür bulunan oyuncu kendisine çıkan cezayı sessizce çekmek zorundadır.
-bu ceza sürecinde cezalının ve arkadaşlarının minimum ses çıkarması ve kahkaha atmaması gerekir.
-cezalar fiziksel açıdan acı ve bazı iğrençlikler içerir.
-oyuncu cezasını doğru bitirebilir ve arkadaşları sessizlik kuralına uyarsa masaya bir miktar para kazandırır.
-tüm oyunlar başarı ile tamamlanırsa toplam 6000$ yani kişi başı 1000$ kazanılır.

https://www.youtube.com/watch?v=eosrw9foxo4

sevgiliye peluş oyuncak almak

hediye almak mantığını kavrayamamış heyecanlı sevgililer için üretilmiş kapital ürünlerdir. farz-ı misal, belki kızın bir monta ihtiyacı var; belki ayakkabısı eskidi?

erkeklerin (hemcinslerimin) düşüncesizliklerini kapatma çabasıdır.

kız olsam verirdim

kadınları, erkeklerden ayrıştırma işlevi olan sözlerden biri. direkt olarak kadını ikinci sınıfa itme manasıyla kullanılmıyor olabilir ama topluma etkisi bu.

cümle içerisinde ingilizce kelime kullanmak

cahil işidir. aynı anlama gelen kelime varken diğer dillerden kelime aşırmak gerizekalılıktır. eskiden 'ingilizce biliyorumculuk' oynamak için kullanılırdı ama artık teknik terimler sözlüğü gibi bir saçmalıkla kullanılır.

örn. change etmek, swap motor, brief vermek, location atmak.

yakında tinerciler give me five bro diye gelirse şaşırmam.

smurf

ingilizce: small (veya socialist) man under the red flags olduğu söylenir. bu ise yaşam tarzlarından anlaşılacağı üzre komünizme bir göndermedir. zaten çizgi filmin yaratıcısı pierre culliford komünist düşünceleri olduğu bilinen bir adamdır.

ayrıca aradan kaç yıl geçerse geçsin sıkılmadan anılabilecek ve izlenebilecek bir çizgi filmdir.

acıma duygusu

bir sosyal yaşamın en önemli duygusudur. vicdan, kendine ve kendine yakın olanla kıyaslama durumudur diye düşünüyorum. insan bu kıyası yaptığında, eğer yabancının kendinden veya kendine yakın olandan zayıflığını görürse acır. bu açıdan acımak bir iletişim becerisidir. bu hissiyattan sonra ki adımınız sizin kimliğinizdir. uzaktan acımak, ekmeğini paylaşmamak sizi kişiliksiz yapar.

paylaşın!

insan sosyal bir varlıktır; bu her an onu destek arayışına veya daha doğru bir tabirle sosyal onaya yöneltir.

evet paylaşın ama herkesle paylaşın. yabancıyla paylaşın; evinizin önüne sokak kedileri için su ve yiyecek bırakın mesela. mahallenizde ki köpeklerle dost olun; onlarla yaşamayı öğrenin. camınızın önündeki mermerlere bir kap su bırakın ya da; yazık değil mi o güzel kuşlara?

bakacak gibi dövmek

sağlamasını yapmaktır. hayat ne kadar uğraşırsanız uğraşın güvensizliklerle doludur ve böyle güzeldir. yine de bazen akla gelmiyor değil; önce tatlıyı bitirip sonra mı yemek yesek?

kediler ve kitaplar

bir insanın yanında bulununca entelektüelliğin tanımını oluşturur.

kitap büyük öğretmendir; binlerce hayat tecrübesi değerindedir. insanın bilişsel kabiliyetini arttırır ve ona hayatı boyunca kılavuzluk yapar.

kedi ise; anlaşması ve uyumlu hale getirilmesi mümkün olmayan bir varlıktır; ne yaparsanız yapın, benliği ve tecrübe dolu genetik kodlarını uygulamaktan alıkoymasına engel olamazsınız. kediyle yaşamak ruhu geliştirir; kendinden başkasını sınırlamaya çalışmanın ne kadar anlamsız olduğunu, sahiplik hissiyatının aciziyetle alakasını, kabullenişi ve saygıyı ve tüm bunların dışında bir sevgi anlayışının ne demek olduğunu insana öğretir.

kitabın kapağını açık, kedinin yemeğini ve suyunu dolu tutun.

mandalina ve hatırlattıkları

gribi ve vodkayı hatırlatan bir meyvedir. c vitamini diye ötürene kadar yenen bir yiyecektir aynı zamanda. görülebilecek en estetik meyvedir; kabuğu muhteşem bir hediye paketini, rengi özlüğü, meyvesi küçük parçaların oluşturduğu bütünün dayanışma ve birlikteliğini, ekşiliği en efsane aromayı anlatır. sonuçta be mandaline my friend.

kartal sözlük ilk admini

olmayan admindir. bu platformun bir lideri değil, ailesi vardır. ilk geldiğimden beri sadece bir kere görüşebildiğim bütün bu insanlar her geleni o kadar samimi karşılamışlar ki, kırk senedir tanışıyoruz zannettirirler insanı.

nonnntt (yansıma ses kullanmayı seviyorum) : bu entry yeni üye olacak arkadaşlarımıza veya henüz kimseyle tanışmaya fırsat bulamamış yazarlarımıza klavuz olsun diye yazılmıştır.

ozdemirozdemir

  • /
  • 83
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1658

sözlük ahalisinin toplumsal olayları sol frame'e taşımaması sorunsalı

platform olarak sözlükten ve kitlesinden beklentinin çok yüksek olmasıdır. sözlüğümüze dahil olan her kişiden toplum mühendisi, derin devlet uzmanı olmasını istersek zaten yanlış bir yola girmiş oluruz; herkes bildiği konuda yazsın ki bilgi kirliliği olmasın. ayrıca eğer önemli gördüğünüz bir olay veya gerçekten önemli bir olay varsa bunu öncelikli olarak siz taşıyınız sözlüğe, birilerinin yapmasını beklemeyin.

sol tarafın ilgim ve bilgim dahilinde olmayan, bilmem nerenin bilmem hangi kulübünün herhangi oyuncuları ile dolu olması beni de sözlükten uzaklaştırıyor bazen, ancak, önceden de belirttiğim gibi herkes bilgisi dahilinde bir şeyler karalıyor buraya.

son olarak, zamanında bu tarz gereksiz tartışmalara çokça girmiş bir yazar olarak şunu tavsiye edebilirim; sözlüğe katkı yapmak, sözlüğü hak ettiği noktaya taşımak ve beşiktaş'ı ve taraftarını en iyi şekilde temsil etmeye çalışmak bir çok sorunun çözümü için yeterli olacaktır.

ben butonu fetişisti yazar

yazdıklarını emek olarak görüp karşılığını almak isteyen yazardır. netice de günlük yazmıyoruz, paylaşım yapıyoruz.

not: gördüğüme artıyı basarım, hiç affetmem.

karate

şöyle bir şeydir;
(vurgula: t)

inci sözlük

niklerin arkasına gizlenip bir grup oluşturmuş mizah engelli bir sürünün, bir toplum yapısına etki edebileceğini düşündüğü oluşumdur. espri desen yok, mizah desen yok sadece aşırılık ve bokunu çıkarma, insanların değerleri ile alay var. belki kuruluş amaçları bu değildi ancak şimdi geldikleri nokta budur.

taksim gezi parkı direnişi

yazılacak çok az şey var; bu bir paylaşım ve halkın haklı protestosudur. direniş haline getiren şey ise para.

savaşmak ve kazanmak; biz uğrunda savaşabileceğimiz şeyler olduğu için bunu yapıyoruz. başbakanın "biz" diye anlattığı kesim ise sadece kazanmak için... aramızda ki fark net olarak bu.

biz, sizinde içinde olduğunuz bir toplumda barış ve özgürlük uğruna savaşıyoruz; sizi de bizden ayırmadan. fark etmeden, siz de aslında bizsiniz. birilerini kesip biçen, saldıran, ezen biz olmadık, olmayacağız.

ülkeye şu kadar zarar verdiciler, tabak çanaklar çok ses çıkarıyorcular, taksimi ezelimciler eğer ki amigolarınızın etkisinden çıkıp düşünmeye başlarsanız aynı tarafta olduğumuzu bizim söylememize gerek kalmayacak.

itudeki konyali

aklı fikri zina ve bacısının eylediği ona göre 'ahlak yoksunu' fiilerde olan bir yazar. bir insanın sadece bacısından bahsetmek için sözlüğe üye olabiliyor olması çok şaşırtıcı.

fazıl say

orhan gencebayın senelerce insanları ağlatarak para kazanmasına,müslüm gürsesin jilet dağıtarak köşeyi dönmesine,sezen aksunun hayattaki herşeyi ajite ederek dudaklarını silikonlatmasına ithafen tepkisini ortaya koyan müzisyen,sanatçıdır.

bu ülkede acı çekerek ilgi çekmeye çalışan egosu tavanlarda insanlar bulundukça daha fazla para kazanacakları gün kadar aşikar.müziğe ve dolayısı ile sanata verilen değer; tiyatroları yıkmak,heykellere "ucube" demek şeklinde olduğu için bu insanlara sanatın ne oldğunu anlatmaya çalışmak bile abestle iştigal.

bayan nihayet

özlenen yazardır. alayina trivela'dan sonra dönüşünü ve entrylerini en çok beklediğim yazardır.

ekleme: geçmiş olsun.

okumadan eksilemek

seri halde eksi vermek ile çokça karıştırılan eylemdir. misal bir saat içinde bir yazara yirmi tane eksi de verebilirim, artı da verebilirim. ama bu okumadığım anlamına gelmez. özellikle seri artı modum bu ara açık, sözlükte kimse kalmayınca beğendiğim yazarlara böyle ziyaretlerde bulunuyorum.

zina suç olsun kampanyası

aldatan erkeklerin de siki kesilsin o zaman. böyle muhteşem bir hukuk düzenimiz olsun ki, elin oğlu çıkıp bize kaç çocuk yapacağımızı, nasıl televizyon izleyeceğimizi, kime oy vereceğimizi, farklı görüşleri "xx zihniyeti" şeklinde nasıl yaftalayacağımızı bize öğretsin.

hayır söz konusu isimler değil; sen hem kendine tek doğru kabul edeceğin bir düşünce sistemi yarat, hem bununla insanları tahakküm altına almaya çalış, hem onlara nasıl yaşayacağını öğret hem de senden olmayanlara "godoş" de!

başlarım sözlüğün hareketliliğine, renkliliğine. renklilik istiyorsanız görüşü olan ve bunu temsil edebilen adamları onaylayın kardeşim. her on entry yazan yazar olmasın!

tanım: önerilmesi dahi özel hayat ve kadın hayatına kast olan ve hukuki olarak suçlanabilecek kampanya.

not: hayır, kadın değilim.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.