tahazaki

Durum: 912 - 0 - 0 - 0 - 19.09.2016 18:07

Puan: 11604 -

6 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

kali, filipinler yöresel savaş sanatıdır, öğretilerinden biri de hemen hemen her bir eşyayı savunma ve saldırı aracı olarak kullanabilmendir...
  • /
  • 46

dingoc

dogum gunu bugun olmayan yazar...

angelo peruzzi

bir sezon kaleci olmasına rağmen 10 numaralı formayı giymiştir. internette baya arattım bulamadım 10 numaralı formayı giyerken çekilmiş resmini. bulan olursa yeşillendirsin. hayırlı cumalar.

fikret orman başkanlığındaki beşiktaş yönetimi

selam vermeye korkulan yönetim, neme lazım borçlu çıkarız...

hastası olunan sözler

recep tayyip erdoğan'ın üniversite diploması

askerliğini yedek subay olarak yaptığı için olan diplomadır...

zeljko obradovic

spor ve sporcu ahlâkının olmadığı bir ülkede taraftarların yaptığı olay. yöneticilerden tutun oyunculara kadar ahlaksızlığın diz boyu olduğu ülkede o taraftarı fazla kınamamak lazım...

azkartalcokkartalhepkartal

hoşgelmiş, yazdığı entrylere baktım güce güc katması muhtemel, doğru tesbitlerde bulunan, raskolnikov gibi realistik yeni bir yazar ama çizmez...

file bekçisi

kalecilere verilen bir diğer isim...

psv eindhoven

birisi ihtiyacı olanlara atkı atar, dua eder, birileri de elinde biralar bozuk para atıp eğlenir. ırkçı psvenkler...

tanım: ırkçı taraftara sahip takım.

5 şubat 2016 olympiacos khimki moscow region maçı

ntv spordan naklen yayinlanan euroleague top 16 maci. guzel asistlerin ve oyunlarin dondugu mac.

şeytan tüyü olmak

kendini herkese kolaylıkla sevdirme özelliği bulunmak...
(bkz: artin)
(bkz: dingoc)
(bkz: mario gomez)
(bkz: özkan uğur)
(bkz: süleyman seba)

günün ikinci entry'si

19 kasım 1996 valencia beşiktaş maçı

bir uefa kupasi maçi. amokachi'nin kaçirdiği efsane gol pozisyonu vardi. kucuk ali'nin* kendi kalesine attigi golle sahadan 3-1 maglup ayrilmistik.

www.youtube.com/watch?v=znsf-0uygt8&feature=youtu.be

jean-marc bosman

bu adam sayesinde futbolcular sözleşmeleri bittiğinde istedikleri takımla istedikleri sözleşmeleri imzalama hakkına sahip oldular. bu durum maddi açıdan zengin olan takımların kendilerine “los galacticos” kurmalarının önünü açtı.

12 aralık 2015 euro 2016 avrupa futbol şampiyonası kura çekimi

trt 1'den naklen yayinlanacaktir.
ev sahibi takimlari sevdigimiz icin fransa'nin gelmesini cani gonulden istiyorum. fransa olmadi ingiltere oldu o da olumlu.

kurdun dişine kan deydi korkun

biji apo yazsaydi o kadar da tepki cekmeyecek olan duvar yazisidir...

karabük'te tuvalette yaşayan beşiktaşlı

http://www.batikaradenizekspresgazetesi.com.tr/dram-bir-adim-otede/6395/

eksisozlukte gordugum baslik. bu kardesimize nasil yardim edilmesi gerekiyorsa bir sekilde ulasip yardim edilmesi gerekiyor. ayrintilarini bilmiyorum, ne yapilmasi gerektigini de bilmiyorum, sadece gorunce icim burkuldu, sadece detaylandiralim arkadaslar, fikir alisverisinde bulunalim...

ahmet kaya

'' vallahi apo'yu özledim'' diyen sanatçı. ben demiyorum ahmet kaya diyor. ben de inanmamıştım ama kanlı canlı görüntüleri var.

afedersiniz mal mısınız? neyi eksiliyorsunuz. adam ben apoyu özledim diyor lan, apoyu özledim demesini beğenmiyorsanız söyleyin.

aysun kayacı

''biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.'' mustafa kemal atatürk

atamız nerdeyse yüzyıl önce bazı gerizekalıların çıkıp böyle konuşacağını tahmin etmiş olacak ki bu sözü söyleme gereği duymuş...

ne insanlar var ki nice zenginlikler içinde yaşayıp sokakta tek başına donarak ölmüştür, bu kadın da günün birine sıfırı tüketip çobanlık yapacak bir hale gelirse ve düşüncelerini savunursa ben de tükürdüğümü yalarım. bu dünya halidir, ne olacağı belli olmaz, bakarsın birgün çoban olur, sokaklarda sürünür, dilenir. büyük konuşmamak lazım...

23 ekim 2011 van depremi

depremzedelere ve enkaz altında kalanlara yardıma giden askereler nedeniyle asker sayısı azalan karakola ateş açılmasına ve 4 askerimizin yaralanmasına neden olan deprem...
  • /
  • 46
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 912

taksim beşiktaş ortaköy bermuda şeytan üçgeni

bugün 1 nisan sevgili sözlük ama bu anlatacağım şaka değil tamamiyle gerçektir.

geçen cuma günü bu şeytan üçgeninin ortaköy köşesinde başlayıp taksim köşesinde biten başımdan geçen enteresan bir olayı anlatacağım. lütfen koltuklarınıza oturun kemerlerinizi bağlayın ve uçuştan zevk almaya bakın.

gece saat 11: 40 civarı ortaköyde viyadük altındaki migrosun karşısında bulunan beşiktaş karate kulübü spor salonundan çıktım, antreman sırasında yediğim dayağın verdiği rahatlıkla ve gevşemeyle birlikte arkadaşla beraber taksime çıkmak için otobüs durağında bekliyoruz. arkadaş nişantaşına evine geçecek şahsım ise gecenin geri kalan kısmını taksimde geçirip götüm götüm evine gidecektir.

efendim, saatinde gelmeyen otobüse edilen küfürlerle birlikte bir sonraki otobüs beklenirken durağa yanaşan içinde 20-21 yaşlarındaki 2 gencin bulunduğu bmw x6 durağın önünde bekleyen bana abi taksime nasıl çıkarız demesiyle benim japon gözler cin gibi açılıp, beni tam bir tahazaki konumundan alpaçino konumuna geçirmiş olup hemencecik '' gençler biz de taksime çıkıyoruz beraber gidelim '' teklifim gençler tarafından memnuniyetle karşılanmış durakta bekleyen pis fakirleri dumura uğratmıştır.

x6 ya bindikten sonra gençlere yol tarafi yaparken şoför arkadaş tam ortaköyden beşiktaşa giden caddeye girmeden arabayı sağa çekmiş abi ben çok alkollüyüm daha ehliyeti 1 ay önce polisten altım alkollüyken yakalanmıştım 7 ay önce , 6 ay el koydular şimdi gene yakalanırsam 2 yıl el koyarlar geç sen kullan arabayı demesiyle arabadan inip benim kapıyı açması bir olmuştur.

olm manyak mısın nasıl kullanırım bunu ben kaza maza yaparsak altından kalkamam hayır olmaz dememe rağmen çocuğun ısrarlı davranıp kaza yaparsan yap be abi benim için önemli şeyler değil bunlar demesiyle şöfor koltuğuna geçtim.

koltuğa oturduktan sonra sanki apollo 11 e binip aya çıkıyoruz,heyecandan '' houston, can you hear me? '' '' is there any problem houston'' sesleri duymaya başladım.

joystick vites le cebelleştikten sonra başladım yavruyu sürmeye aman allaım ne güzellik bu, hemen camı açtım belki ortaköyde bi tanıdık beni görür oha falan çeker diye havalardauım bi kol camdan dışarda sigara yakılmakta muhabbet gani gani dönmekte bir yandan da heyecandan elim ayağım titremekte, pür dikkat yola bakılıp arada bir yandaki arabadan bana bakan pis fakirlerle çok kısa göz teması kurup kafa çevirmem falan triplerin tribini yaşıyorum anlayacağınız.

bizim arkadaş annesinin kalp profesörü olmasının verdiği bünyeyle birlikte bu tip durumlara alışık olduğu için benim yaşadığım heyecanı çektiğim ızdırabı çekmemekte.

yol boyunca yanındaki eleman ile arkamdaki elemanın sürekli ağızlarına bir şey atıp su içmeleri araba kullanmanın verdiği heyecanla dikkatimi o kadar da çekmemişti, taksime çıkana kadar bu işlem devam etti. taksime çıktık ,the marmaranın yanındaki yokuştan inip sağ taraftaki kapalı otoparka arabayı koyduktan sonra elemanlarla vedalaşırken arkadaş hemen kolumdan çekip beni sürüklemeye başladı. elemanlardan uzaklaştık hızlı bir şekilde.

efendim işin iç yüzünü sonradan öğrendim.
bu genç arkadaşlar malesef ki malesef haplanmaktalarmış.

sürekli ağızlarına attıkları şey hapmış. ulan polis bir çevirme yapsa bir indirse arasa arabayı siki tutmuştuk. şahsen ben polis olsam birisi bana şu açıklamayı yapsa

- abi biz ortaköyden spordan çıktık ( spor malzemelerini salonda bıraktık yanımızda malzeme yok) otobüs beklerken bu iki arkadaş yanaştı taksime gidiyorlarmış sonra bizi de aldılar, ortaköyde arkadaşla yer değiştik arabayı bana verdi ben kullandım bizim bunlarla bi alakamız yok dese

altının ortasına uçak tekmeyi öyle bir korum ki fellahı şaşar ipnenin bir daha da kendine gelemez, kim inanır böyle hikayeye

-kadir inanır eehehehehehe

öhöm öhöhöm ciddiyet lütfen biraz ciddiyet yılışmayın, yarın velin gelecek (bkz: forzaquila), yoksa sözlüğe almam seni...

şimdi neresinden yorumlasam bu hikayeyi

-sıcakkanlılığıma mı lanet etsem
- x6 kullandığımamı sevinsem
- polis çevirmediği için mi şükretsem
yoksa altlarına onbinlerce euroluk araba verip uyuşturucu kullanan zengin çocukların ailelerine mi lanet etsem, bilemedim.

bilemedim sevgili sözlük bilemedim, lütfen yardım edin.

şimdi kemerlerimizi çıkartıp o fakir ama güzel hayatımıza geri dönebiliriz...

tahazaki

nisan 2013

alp dağları


sözlükte kadın nüfusunun artması

nabzımı 120 ye çıkaran gelişme.

not: ssk'lıyım 1 tane evim ve arabam var...

haftanın en iyi entryleri

şimdi incelediğim liste, içler acısı sözlük adına

geçen haftanın en beğenilen entrysi gidiyorum bu'ya ait, toplam 6 + oy almış. bu entryninde yarısı galatasarayla ilgili bu daha da içler acısı.

efendim ilk on entrye bakınca toplam aldıkları + oy sayısı 41 adettir. 41 adet yani bunlardan bir yazar en az 2 adet entrye + oy verse , belki daha fazla da vermiştir, en beğenilen entryleri sözlükte 20 kişi beğeniyor.

evet bu listeyi sözlükte teorik olarak en fazla 41 kişi belirliyor fakat sözlük içinde sürekli oy kullanan yazar sayısına baktığımızda ve bazı yazarlarn bu 10 entry içinden en az 2 entrye oy kullandığını varsayarsak ve sözlükteki oy kıtlığınıda hesaba katarsak 41:2=20.5 çıkıyor.

not: burdaki 0.5 adam yani yarım adam benim.

her neyse abilerim ablalarım , bu elimde görmüş olduğunuz entry özene bezene yazılmıştır.

41'in solundaki 4 ile sağındaki 1'i topla etti mi sana 5. bu 5'i , 41'in yanında ki 4 ile çarp etti mi sana 20. ( yirmiiiii). bu yirmi'yi 41 'in sağındaki 1 ile topla etmi sana 21 ( yirmibiiir).
üstte çıkan 20.5'i yuvarlarsak oldu mu tekrar 21 ( yirmi biiiiiiiir). işte sözlükte + oy kullanan yazar sayısı.

işte durum budur, sözlükteki heyecan eksikliğine karşı gene de ısrarla yazmaya saçmalamaya + ve - oy vermeye devam edeceğim. gerekirse inci sözlükte reklam yapacağım ( şaka lan şaka)...

öncelikle bana burda bunları yazma imkanı sağlayan değerli valim newcastle'a , çok sevgili kaymakamım forzaquila'ya , sevgili okul müdürüm huzur tribünde'ye ve beni dinleyen sevgili sözlük arkadaşlarıma çok teşekkür ederim...

istiklal marşı ve saygı duruşu...

santiago bernabeu stadyumu

bu stadın anısı ben de çok farklıdır sevgili sözlük, kapanması güç yaralar açmıştır bünyemde. sene 2009, ispanya türkiye dünya kupası grup eleme maçına 1 ay var. sevdiceğin ispanya'da olmasının vermiş olduğu buruklukla beraber , bir gün yakın bir arkadaşla muhabbet ederken arkadaşın sevgili muhabbetine girmesiyle yaralar deşilmiştir. o sırada nerden geldiyse konu milli maça gelir ve o sihirli cümleyi kurar benim sevgili arkadaşım ‘’olm maça neden gitmiyorsun sen hem kızı da görürsün çok süper geçer ’’ demesiyle beraber o gün eve gidip hiç düşünmeden ispanya'ya gitmeye karar verdim sevgili sözlük. evvelsi gün sağdan soldan borç harç bulduğum parayla gidip 28.03.2009 cumartesi tarihli gidiş , pazartesi günü dönüş biletimi aldım . taksim'deki thy ofisinin önünde bileti elime alıp güneşe doğru tutup sahte olup olmadığına bile baktım. evet gerçekti biletim ve gidecektim. sevdiceğimle santiago barnabeu’da maç izleyecektim. heyecan doruktaydı. evdekileri de okul klübüyle geziye gidiyoruz masrafları onlar karşılayacak maça da gidecez dememle masraf yükünü de onların üzerinden almıştım. hemen tff’ye mail attım sevgili sözlük ben maça gidiyorum dedim sevdiceğimle bana da iki bilet ayırın lütfen dedim, cevap gecikmedi, 2 gün sonra 30 euro'yu tff hesabına yatırın dekontla beraber maçtan 2 gün önce gelip al dediler dünyalar benimdi o zaman. hemen sevdiceği aradım güzel haberi verdim o da çok heyecanlandı, günleri iple çekmeye başladım artık zaman geçmez oldu sanki okul dersler sınavlar projeler umrumda değildi aklımda tek bir şey vardı maça gidecektim, santiago barnabeu’da maç izleyecektim lan , yok böyle bir heyecan, sanki cennetten müjde geldi.

günler birbirini kovaladı ve maç günü sabah uçağa atlayıp madrid'e gittim. pasaport işlemlerinin ardından çıkışa doğru ilerlerdim. sevdiceğim de elindeki kartona kocaman harflerle ‘’tahazaki’’ yazmış havaya kaldırıyor beni bekliyor şaşkınım aynı zamanda fotoğrafımı çekiyor bu mutlu anı ölümsüzleştiriyor. kaldığı yere gittik metroyla çok özlemişim, hemen yemek yedik, a milli takım formamı giydim maça daha saatler var hadi gidelim dolaşalım stadın etrafını keşfedelim dedim, çıktık evden stada gittik, heyecanım 2 kat daha arttı, saatler sonra tribünde çılgınlar gibi tezahurat yapacaktık, maçı alacaktık yok böyle bir mutluluk, ben hayatım da bunun gibi bir mutluluğu çok az yaşamıştım. çok farklı bir duygu tarif edilmez yaşanır derler ya aynen öyleymiş ben bunu orda gördüm.

stadın etrafında dolanırken milli takım forması giymiş zencileri gördük şaşırdık, colin kazım’ın akrabalarıymış onlarda ingiltere'den maça gelmişler, çok muhabbet ettik tezahurat yaptık fotoğraflar çekildik, sonuçta milli takımı destekleyen zencileri görünce ister istemez garibine gidiyor, kucaklayasın geliyor orda. bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor sırılsıklamız ama umrumuzda değildi o an hiçbir şey.

kapılar açıldı türkler maç saatine 2-3 saat kadar varken trübinleri doldurdular, bilet kontrolünden sonra merdivenlerden uçarcasına çıktım bize ayrılan tribüne gitmek için bi yandan da sevdiceğiminde kolundan çekiştiriyorum ne acelem varsa hemen gidip statta o atmosferi yaşamak istiyorum şaşkın şaşkın etrafa bakmak istiyorum.

yemin ediyorum rahmetli santiago barnabeu yaşasaydı ve benim halimi görseydi kesin kendi öz kızını verirdi bana bu ne sevgi bu ne aşk diye o derece heyecanlıyım.

stadyuma gelince sevgili sözlük , dışarısı soğuk ama statta üşümüyorsun her tarafta dev ufolar var, etraf sıcacık, stadyum dersen muazzam yok böyle bir güzellik, biz girdiğimizde tribünler boştu o zaman ayrı bir güzel, tribünler tamamen dolunca ayrı bir güzel, o an zaman duruyor sanki her şeyi unutuyorsun, sanki farklı bir boyuttasın, sen taraftar olarak heyecanlanıyorsun, hakan balta sabri falan nasıl heyecanlanmasın oynarken, atmosfer muazzam, ışıklandırma harika, yok böyle bir güzellik. bir yanında kız arkadaşın bir yanında başka bir güzellik ne dersem boş , yazarken bile o anları yaşıyorum.

maç bitti 1 saat daha stada bekledik , ispanyollar boşalttı, bizi bekletiyorlar, ispanyol polise dedim ki ben burada yatsam akşam, sabah olunca giderim dedim, olmaz dedi, bu sefer küçük çocuk gibi koltuğa yapıştım gitmiyorum ben dedim beni hiçbir yere götüremezsiniz , ben buraya aidim dedim copladılar , ayaklar altına aldılar beni çıkardılar staddan hepimizi.
çıktık staddan kız arkadaşımın kaldığı eve gittik, ev sahibesi kıl bir kadınmış evde yabancı istemezmiş, hele bir erkek hiç istemezmiş dikkatli olmamı söyledi. ev arkadaşıyla tanışırken kendimi tanıttım ben dedim bu kızın sevgilisiyim diye, kız şaşırdı falan ben anlam veremedim bu şaşkınlığa üstünde durmadım pek.

pazar günü tekrar stada gittim sabah kalkıp, hala etkisindeyiz bizim kızla çok muazzam bir ortam falan. pazartesi oldu öğlen uçak var geri dönecem , kızın okulu vardı gelmedi benle vedalaştık orda çıktım evden sabahın köründe, önce tekrar stada gittim son kez, elveda demeye, önünde saygıyla eğilmeye, bir gün beşiktaş için de gelecem dedim, bekleriz dedi bana gülerek, aklı sıra stad benle alay ediyordu, ama biz chelsea'leri devirmiştik madrid'leri de devirirdik orda, görüşürüz santiago dedim ve o son bakışı attıktan sonra havalimanına gittim.

istanbul'a döndüm sevgili sözlük, hala etkisinden kurtulamamıştım, sevgiliye olan özlem daha da artmıştı , keşke hiç gelmeyeydim dediğim bile oldu , kalsaydım orda, elbet bi iş bulurdum, boğa güreşi arenası temizlerdim, boğa bakımı falan yapardım, boynuzlarını sivriltirdim, ben çok güzel boynuz sivriltirim sevgili sözlük, sonuçta millet olarak hep ezilmişten yanayız ya, matadorla boğa güreşirken hep boğayı tutarız, zenci boksör ile beyaz boksör dövüşürken hep zenciyi tutarız. bizim milletteki zenci ile boğa aşkı hiç bitmez, sempatimiz var nedense bu varlıklara.

istanbul'a geldikten yaklaşık 10 gün sonra sevdicek konuşmamız lazım dedi, skype yaptık akşam gene heyecanlıyım, nasılsın iyi misin muhabbetinden sonra konuya girdi hemen, orda bayadır hoşlandığı bir çocuk falan varmış fransız, ismi tibout, hoşlanmış bundan baya da bi takılmışlar kur yapmışlar birbirlerine, ben o zaman anladım zaten geçte olsa, bizim kızın ev arkadaşına kendimi sevgilisiyim diye tanıtınca ı falan beni görünce şaşırmas bi anlam verememesi boş boş bizim kıza bakması bu kim gibilerinden, anlayacağınız ben orda boynuz sivriltme dersine ilk adımı atmışım haberim yokmuş. ben o gün bütün tiboutlardan ve ayşelerden nefret ettim. o kızla son mutlu anım santiago barnabeu'daydı, hala unutamam, çok unutmak istedim ama silip atamadım, 1 hafta boyunca yıldırım demirören ve icraatlarını düşündüm gene unutamadım. unutamamın nedeni o kız değilmiş sonra anladım, santiago barnabeu bende hiçbir kızın bırakamayacağı etkiler bırakmıştı. fırsatınız varsa gidin, kendinizi zorlayın gidin maç ayırt etmeksiniz, gidin ve yaşayın, sakın benim gibi aşık olmayın sevgili sözlük.

bu da böyle bir hikayemdir sevgili sözlük, her anı yaşanmış, hiçbir zaman unutulmamıştır, unutulmayacaktır.

bu hikayeye kolpa diyecek olan sözlük yazarları olabilir normaldir, colin kazım’ın zenci babasıyla çekinmiş fotoları yollayabilirim stadın önünde, dedim ya üstte biz zencileri çok severiz diye…

nisan 2013 kemerburgaz şantiye

kartal sözlük kalkındırma projesi

sayın sözlükçüler, sözlüğe zaman ayırıp yazan arkadaşlar, bu olayın gerçekleşmesi için kanımca yazar arkadaşların entrylere oy vermeleri gerekmektedir, insanlar yazdıklarının beğenildiğini görünce sözlüğe girme istekleri artacaktır, entrylerinin eksi oy aldıklarını görünce daha nitelikli entry girmek için uğraşacaklardır. biçok arkadaş araştırıp uğraşıp çok da güzel entryler yazmasına karşın malesef oy verme işini yapamıyoruz, haftanın en iyi entrysi 5 oyla liste başıysa sözlüğün okunabilirliğini düşünmek lazım, bi zahmet entryi okuyup artı,eksi falan bir şey atın da bi kendimizi görelim , yazarlar kendilerini görsün, şimdi eksileyebilirsiniz... newcastle akşama gelirken 2.5 luk kola al, champion, forzaquila çorapsız dolaşmayın annem sonra üşütürsünüz sizlerden başka oy kullanan yok zaten...

liverpool 5 0 beşiktaş

kupada oynanan maca baktigimiz zaman alinmasi muhtemel skordur. onumuzdeki hafta mac var ve takim cok kotu oynuyor, adamlara bakiyorsun yilda nerdeyse 50 mac oynuyorlar ve her mac ayni ciddiyetle, hala besiktas maca asilmadi, zaten ziraat kupasi falan diyen varsa siktirsin gitsin bir zahmet, rizede oynanan oyun ortada, kayseride oynanan ortada, simdi haftaya da bu oyundan farkli bir oyun oynarsak bi entryi yedirin bana...

avcarlıçürük

en belirgin özelliği düşünme yetisini kaybetmiş olup acayip saçmalamasıdır.

aynı zamanda padişahlardaki en belirgin özellikleri sayarken '' oğlancılık '' yazacak kadar kıt görüşlere sahip insan.

bir laf vardır insanın fikri neyse zikri de o olur diye...





yaşasın tam bağımsız kuru kahveci mehmet efendi

parayı bulana kadar atılacak slogandır, samimi değildir...

liverpool 5 0 beşiktaş

entryi tam olarak okumayıp ayar verdiğini zanneden sevgili yazarların tekrar okunması gereken entrye sebebiyet veren maç.

şimdi ilkokul 2 öğrencisine anlatır gibi anlatıyorum

entryde yazan şey '' eğer kupada oynadığımız gibi, rize ve kayseride oynadığımız gibi oynarsak alınması muhtemel skor'' , türkçede buna sebep sonuç ilişkisinden çıkarım yapmak diyoruz, ''alınması muhtemel

skor'' derken türkçede ''tahmin yapmak'' dediğimiz şeyi kullandım. ''eğer böyle oynarsak, bu skoru alırız'' cümlesinden ne anladınız allah aşkına.

siz de biliyordunuz, eğer rizede ve kayseride oynadığımız gibi oynasaydık farklı bir mağlubiyet almamız mümkündü.

sonuç olarak oynadığımız oyun lig ve kupada oynanan oyun gibi değildi ve bu skoru almadık, mağlub olduk ama başabaş mücadele ettik.

ne meraklıymışsınız ayar vermeye, takımı eleştirmeyeceksek ne yapalım siz söyleyin.

ilk ayarı takımı eleştirmeyen bir taraftar varsa o versin, canımı yesin...

selahattin demirtaş

feridun düzağaç'ın şarkısını kendinden izinsiz alarak seçim şarkısı yapan, buna tepki gösteren feridun düzağaç'a da ağza alınmayacak tepkiler gösterip feridun düzağaç'ın sosyal medya hesaplarını kapatmasına yol açanların mensubu olduğu partinin eş başkanı, eş başkan ne? adamın şarkısını çalıp hırsızlıkla mücadele sözü vermek bu olsa gerek. omurgasızlar...
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.