uzak mesafe ilişkisi

yakamdan düşmeyen ilişki türü.

gözden ırak olan gönülden de ırak olur felsefesini savunmama neden olan bir türdür ayrıca. yok arkadaş aldatmayan insan yoktur bu devirde inanmıyorum. illa fiziksel olacak değil. aldatmanın en büyüğü duygu ile gerçekleşir. bir insanın kafasına başka bir insan düşmüşse bitmiştir, bitmelidir.

sanırım ah işittim ki artık istanbul içi denk gelmiyor. son yaşadığım maceramdan sonra töbe ettim ama.. işte ama?
uzak durulması gereken ilişki türüdür.
körü körüne aşık olmadan katlanılabilir iş değildir. tavsiyem: uzak durulmasıdır.

allah cümlemizi korusun. amin.!
yaklaşık 1 milyon bayan nüfusu olan şehirde yaşayıpta 80 bin nüfuslu bir şehirden ela gözlü bi kız bulup lüx yalova seyahayat firmasının bir otobüs daha almasını sağladığım durumdur.

(bkz: evlendik mutluyuz )
sabır,özveri,sadakat ve çok büyük aşk gerektirir.aksi halde uzakta öylece kalır.
en uzun ilişkimi yaşamamı sağlamış ilişki türüdür...*...aslında içinde hasret denen şey olduğundan ilişkiyi daha yoğun yaşmanıza sebep olur...az vakit geçirebildiğiniz için daha kaliteli ve güzel vakit geçirirsiniz...güzeldir aslında...yaşamasını bilene...
aklıma paulo coelho nun sözünü getirendir ;

"yakınlık uzaklıktan daha sakıncalıdır her yakınlıkta kaybetme korkusu, her uzaklıkta kavuşabilme ümidi vardır."

çok zor bi ilişkidir bu, iki taraftan birinin yalan söyleme ihtimali oldukça yüksektir * bu yüzden güvensizlik de had safhadadır. kaldı ki her ilişki aynı değildir, şahit olduğum evlilikle neticelenen ilişkiler de vardır.
zor gelir bazı şeyler,bir akşam arar sizi mesela ağlar...anlatır...ağlar o an yanına gitmek,sarılmak gelir içinizden yapamazsınız...arada yüzlerce kilometre yol var nasıl yapacaksınız ki ? tek tük cümleler dökülür dudaklarınızdan ağlama dersiniz teselli edersiniz o ise sadece ağlar...telefonu kapatırsınız bir süre sonra o an sizinde içiniz de garip bir şey olur oturur ağlarsınız hemde sessizce...göz yaşlarınızı kolunuza silersiniz falan gecenin bir yarısı mesaj gelir sonra iyi olduğunu söyler ha birde sizi sevdiğini... o an uykunuzdan olmak falan umrunuzda olmaz zaten gülersiniz ama yine sessizce onu düşünürsünüz açıp birlikte olduğunuz fotoğraflara bakarsınız,buluşacağınız günün hesaplarını yaparsınız ve en garibi ne biliyormusunuz çok seversiniz ve sevdikçe daha çok özler daha çok aşık olursunuz ona,ah dersiniz tekrar şu kilometreler olmasa...
yürümesi, yürütmesi en zor ve çoğunun sonu hüsranla biten ilişki türüdür.

ilişki yürütmesi, zaten artık insanların birbirlerine karşı tavizkar olmamaları bir yana tahammülsüz de olmaları nedeniyle zor iken, bir de bu tarz bir zorluk eklendiğinde tamamen içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. kesinlikle yürümez demiyorum, gayet de yürüyebilir, yürütülebilir; ama sonunda olmasa dahi sona yakın bir yerlerde uzun süre acıyla boğuşmanız kaçınılmaz olacaktır.

her şeyden önce sonsuz bir güven gerektirir çünkü, ve fakat çoğu insanın yapısında şüphecilik vardır. insanın neredeyse babasının oğluna bile güvenemez seviyeye geldiği günümüzü düşündüğünüzde, çok da garipsememek gerekir bu durumu.

iletişim yolu cep telefonu ve internetten geçtiği için, gerek arama ve mesaj atma sıklığınıza gerekse sosyal paylaşım sitelerinde karaladığınız veya paylaştıklarınıza son dereceden biraz daha fazla dikkat etmeniz gerekir. yol-su-elektrik olarak geri dönebilir zira.

aynı zamanda saygı gerektirir; sevdiceği bir nedenle kırdıktan sonra yan yana iken çok da zaman geçmeden gönlünü alabilirken, uzak mesafe ilişkisinde bu durum tam bir keşmekeş haline gelmektedir. bu nedenledir ki; söylenen her kelime özenle seçilmeli, bol bol empati kurulmalı, iman gevremelidir.

bu ilişki tipinde, bireylerin zamanı beraber geçmediğinden, boş zamanlarda çok gereksiz mevzulara sarılabilir. aileler veya arkadaşlar girer işin içine, biri saçma sapan bir laf eder veya sevdiceği doldurur; bu durumun içinden çıkmak takriben bir hafta ile on gün arasında sürecektir. o sinirler ya aldırılacak ya da kulaklara işitmeme cihazı takılacak arkadaş, başka yolu yok.

sonunda ne mi olur; durun söyleyeyim size. saydığım ve unuttuğum birçok etken nedeniyle taraflardan en az biri diğerinden soğur. ilgisi başka noktalara, başka vücutlara kayar. aşk bitti bahanesi girer işin içine ve başkasına aşık oldum savunmasıyla devam eder. sorunun sizde değil, kendisinde olduğunu söyler durur hep; sizin kadar güçlü olamamış, yürütememiştir ilişkiyi canım benim. bunları itiraf etmez belki kimi zaman karşınızdaki, ama az biraz göz okumaktan anlıyorsanız, ne kelimelere ne de tercümana gerek kalacaktır.

velhasıl benden nacizane tavsiye: bırak başlamayı, başlamayı düşünmeyin bile. dertsiz başınıza dert almayın, kendinize kıymayın. veya beceremeyen taraf olup da karşınızdakinin yıllarını, belki de hayatını, harcamayın. adam olun, insan olun, lafımı dinleyin. şimdi... dağılın ülennn.
tartışması en bol ilişkidir. illa şehirler arası olması da gerekmez, ebeveynlerin araya girmesi ile yüz yüze görüşme fırsatı yakalayamayan çiftlerde yaşar.
(bkz: tele ilişki)
damdan düşen biri olarak, damdan düşünce doktor aramamanız ve tarafıma müracaat etmeniz durumunda bir 70 lik ve ud eşliğinde tedavisi yapılır.
adı çıkmış ilişkidir. sütten ağzım yandı yoğurdu üfleyerek yiyin aman diyimcilerin yapmayın etmeyin diye tavsiyelerde bulunduğu ilişki türüdür ayrıca. *
çıkan adının dokuzdan sekize inmemesinin oldukça yerinde olduğu ilişkidir.
mesafenin nerede olduğuna göre değişen ve çeşitlenebilen ilişki türü.eğer sevgili yanıbaşında ama aranda dağlar,yıllar varsa bu da bir tür uzak mesafe ilişki olarak görülebilir.bazense başka şehirlerde hatta ülkelerde yaşama durumu söz konusu olabilir.işte eğer o zaman sorun sadece aradaki yollarsa,aslında ortada ne mesafe vardır ne de uzaklar.asla uzak bir şehirde bir sevgilim olmadı ama hep bana fersah fersah uzak sevgililerim oldu o yüzden varsın uzakta olsun uzakları yakın yapmak değil midir aşk diyorum.ki özlemek tavan yapar sarılmalar,kavuşmalar daha da bir anlamlı olabilir gibi geliyor bana.
hakkında kitap yazabileceğim ilişki türüdür,bak şuan burada doğuş gibi küfür ediyorum hatta.
ama anlatmayacağım,sadece özet geçeceğim,

1.5 yılımı ayda bir kez sabiha gökçen havaalanı'nda sabahın sikindeki * uçağı beklemekle,bir kez de akşam 23'teki dönüş uçağından sonra hüzne boğulmakla geçirmeme neden olan ilişki türüdür.

işlerin ciddi hale gelmesinden sonra karşı tarafın ailesinin ta nerelerden kalkıp gelip beni ve ailemi tanıması daha sonra benim * goygoyum ve karşı tarafın hevesiyle içinde isimler yazılı yüzükler takılmasına neden olan ilişki türüdür.

her ay veya iki ayda bir gelecek bir hafta,on günü delicesine bekleyip o 10 güne 1 yıllık hatıra sığdırmaktır,onu hayatına entegre etmektir,mahallen,okulun,her zaman gittiğin yerler..hatta beşiktaş maçları evet.ve ne zaman birlikte beşiktaş maçı izlesek kazanamamamızın müsebbibiydi şakayla karışık.*

kendisi neredeyse her gece,sabaha karşı kabus görüp uyandığı için uykunuzun piç olmasıdır,o saatte telefonu açıp karşıdakini teskin etmektir.

sınav senenizi piç etmektir,aileyi kimi zaman karşınıza almaktır,istikbalinizi bir anlamda tehlikeye atmaktır.

ama amına koduğumun bir herifi yüzünden,kurnaz bir orospu çocuğunun arkadaş ayağına yaklaşmasına verdiğiniz tepki yüzünden ve ardından gelişenler sonucu ilişkinizin götünüze girmesidir.

karşınızdakinin sürekli geri dönmek istemesi fakat içinizdeki şüpheler yüzünden asla kendisini kabul edememenizdir.

aylaaar sonra,sizi arayıp yalvar yakar yeter ki hayatımda ol,yeter ki beni iste,bu sefer çok güzel olacak falan diye kafa siken eski sevgiliye sakin kalmaya çalışarak güzelce laf anlatmaya çalışmaktır.

edit: nefret ettiğiniz manchester united'ın şampiyonlar ligi finalinde barcelona tarafından kevgir edilişini rahat rahat izlemek yerine telefonda o orospu çocuğuyla yüzleşmektir.karşınızdakinin utanmadan 'sen modern değilsin,ah siz türkler' diye kafa sikmeye çalışmasına ağız dolusu küfürle karşılık vermeniz durumunda 'bu konuşmalar kayıt altında ve terör suçu olarak kabul edilir' diye göt korkusunu sizi tehdit ederek dışavuran ibnelerle muhatap olmaktır.
sinirden dizlerinizin titremesinin durmamasıdır,o amına koduğumun evladını öldüresiye dövüp ölüsünü kırk yıllık abazanlara siktirebilecekken çok uzaklarda dalyarak gibi kalmanızdır,elinizden bir şey gelmez.sikerler öyle ilişkiyi be
uzak mesafe ilişkisi zordur be,her türlü zordur.maddi manevi seni çökertir...maaşının yarısı otobüs uçak parası gel git masraflara gider.i..zin günün vardır sen o günde evinde yatıp dinlenmek yerine yollara düşersin, 12 saat gidersin sabah varmışsındır o günü sevdiğinin yanında geçirirsin * bütün gün hiç uyumadan dinlenmeden hatta eve dahi girmeden dışarda dolaşarak geçirirsin mutlusundur sevdiğin yanındadır sonra akşam olur artık ayrılık vakti gelmiştir binersin otobüse gözünde yaşlarla..ağlarsın bir süre.. 12 saatlik yolculuk tekrar başlar bu sırada içinden her türlü küfürü geçirirsin..sonra 12 saat biter istanbul a gelirsin..eve gitmek dinlenmek yok paşa paşa gidersin işe..bütün gün çalışırsın artık yatak yüzü görmek ister tüm vücud..mümkünse her hafta değilse 2 hafta da bir bugünü yaşarsın.öylelikle geçer gider günler..

ha zordur çok zordur.özlem vardır ayrılık vardır.bu yüzden de herkes altından kalkamaz bu zorluğun
küçük ilişkileri darmaduman edip, güçlü ilişkileri daha da güçlendirir. öyle ki özlemek bile güzel gelir insana. telefon, başının dibinden ayrılmaz. her telefonun titremesi ayrı heyecan yaratır.

güven verip, güvenmeyi bilen insanlar yaşayabilir böye ilişkileri. her babayiğidin harcı değildir.
kardeşimin yaşadığı ama telefon,otobüs bileti,kargo+hediye paralarının benden çıktığı ilişkidir.
  • /
  • 2