yaban

kurtuluş savaşı sırasında cephede kolunu kaybetmiş bir subayla, askerliği yeni bitmiş bir askerin köyünde geçen olayları anlatan yakup kadri karaosmanoğlu romanı.

--- alıntı ---

birinci dünya savaşı nda bir kolunu kaybeden yedeksubay ahmet celal işgal altındaki istanbul da yaşayamayacağını anlayınca emireri mehmet ali nin çağrısına uyar haymana ovasında porsuk çayı kenarındaki mehmet ali nin evine gider . köylülerle dost olmak istediği zaman köylülerin ona yabancı gözüyle baktığını anlar . köylüler ona yaban adını takmışlardır. mehmet ali yeniden askere alınır. köy yunan işgaline uğrar , ahmet celal köyde geçen günlerini yazdığı defterini mehmet ali nin yengesi emine ye teslim ederek oradan ayrılır. bu defter daha sonra kenarları yanmış bir biçimde yıkıntılar arasında bulunur. defterdeki yaban romanıdır.

--- yaban ---
kanal d de yayınlanan haneler adlı programda yayınlanan, programın bile önüne geçen skeç.

(bkz: amerikaya çok pis dalarım pınarr)

(bkz: çok pis tokatlarım, nuyandirim)
kurtuluş savaşı yıllarını tezli roman tekniğiyle anlatan yakup kadri karaosmanoğlu kitabıdır.bu eser yayınlandığında amacı konusunda bir tartışma ortaya çıkmıştır,iki görüş vardır.bunlar;
1.yakup kadri'nin de savunduğu ve yaygın olan, aydın ve halk arsında ki uçurumu anlatmak istediği için yazmış olması.
2.halkı kötülemek,atatürk devrimlerinin önünde köylüyü direnç olarak görüp onlardan intikam alma amacıyla yazılmış olması.(romanda emine dışında güzel hiç bir şey yoktur.) r

benim fikrimi sorarsanız birinci görüş daha yakın.
yakup kadri karaosmanoğlu'ndan okunması zaruri eser.
bu sabaha karşı bitirdiğim kurtuluş savaşı verilen dönemde geçen yakup kadri karaosmanoğlu romanı. ilk başlarda hatta uzun bir süre çok sıkıcı ve belli bir zümreyi aşağılayıcı gibi görünsede böyle olmasının sebebinin gene aydın geçinen insanların, devletin ve bilhare yönetici takımının umursamazlığından da bahseder.