yan hakem

biliyorum şimdi çoğunluk onun adı yan hakem değil, yardımcı hakem diyecektir ama aslında o yan hakemdir. eskiden de öyleydi şimdi de öyle. ancak arada dağlar kadar fark var.

şöyle ki eskiden yan hakem, orta hakem ayrımı yoktu, yani eskiden olsa cüneyt çakır veya fırat aydınus'u da pek tabii yan hakem olarak görebilirdik. aslında eskiden sistem şöyle işlerlerdi, yavaş yavaş parlayan hakemler, 4 büyüklerin maçlarında yan hakem olarak görevlendirilir hem ortama ısındırlırlar hem de tecrübeleri artardı. bu maçlarda başarılı olanlar orta hakem olarak maçlara atanırdı, ayrıca önemli kritik maçlarda yan hakemler de tecrübeli hakemlerden seçilridi.ben erman toroğlu veya sadık deda'nın yan hakem olark görev yaptığı maçları izlediğimi hatırlıyorum.

ancak sonra adı değişti yan hakem oldu yardımcı, sorumluluk verdiler yani hakeme daha çok yardım et denildi, ama unutulan şu oldu ki bu adamlar asla sahaya girmedi çizgnin dışında oldular hep ellerinde bayrakları ile , yani pozisyon süzmeleri , oyunun ruhunu bilmeleri eksik kaldı hep. orta hakemleri ateşe attılar ayrıca ironik olarak asla notları açıklanmamaya başladı.
zaten adamın orta hakem olayım, yani esas oğlan olayım derdi de kalmadı , elinde bayrağı kalakaldı.

sonuç dün trabzon'un buz gibi golünü veremeyen daha doğrusu göremeyen adı lazım değil yan hakem, burak'ın kendisini atmasını süzememesi gibi olayın nerede gerçekleştiinden bile haberder olamadı, ve maçın kaderiyle oynadı ama maç almaya devam etti. o maç sonrasında da akıllarda bülent yıldırım kaldı çünkü esas oğlan oydu, öbürü çizginin dışında kalmıştı.