yazarın eksi oyla tanıştığı an

kimi yazarların, tahammül sınırlarını aşarak eyyorlama eşiğine ulaştığı andır.
tahammülden ziyade yazarın allah ne verdiyse salladığı an.

siz eksiliyorsunuz ya, ben orda sallıyorum abi ne yalan söyliyim. akşam akşam yok yere evrenden kötü enerji alıyorsun yani..

ha tabi en doğal hakkındır, eksi gibi artı da bizim hayatın bir cilvesi.. lakin .. lakin'i de yok. eksilersen eksile abicim. gün olur inönü'de omuz omuza veririz. ben yine veririm sana omuzumu o ayrı da sen vicdan azabı çekersin....


*
güzel bi an aslında.bi silkelenme bi (i: noluo amk)* dediği andır.yakın zamanda yaşadım biliyorum.*
eğer entrilerinizi ölçüp biçip giriyor ve eksi alıyorsanız ciddi ciddi eyyorluyorsunuz klavye başında.emek var lan orada?! ama oylar önemli,eksi oy da doğru kullanıldığı zaman 10 artı gücündedir.
kimi yazarlarda etkisinin bir süre, hatta belki binlerce an daha devam edeceği görülen andır.

"beni öv, herşeyin üstünde tut eyvallah; ama yerersen, yerim." gibi bir anlayışa sahip yazarlarımızdan, hadi genelleştirelim, insanlardan bahsediyoruz. beğenmeyeni itelemek bizim "gen"imizde olduğundan, alıştık artık böyle şeylere.

gerek bu platformda, gerekse -eğer karşılaşırsak- yüz yüze yaptığımız şey her zaman duygu, düşünce, bilgi paylaşımı olduğuna göre, eleştiriye de açık olmak gerekiyor; zira herkes her şeyi beğenmiyor.

siz yine de vicdanınızı temiz, eksicilerden uzak tutun canlarım; tu kaka onlar.